Truman Show ve Sosyal Psikoloji

Truman Show ve Sosyal Psikoloji

Truman Show filmi bize yaşadığımız dünyanın çoğunlukla sahtelik barındırdığını anlatıyor. Kullandığımız ilaçlar, yiyecekler, içecekler, giyecekler, sevgiler… Aslında hepimiz birer Truman’ız. Truman Show programındaki kurmaca ve yalanlarla biz de her gün karşılaşıyoruz. Bazen görmezden geliyor, bazen de içimize atıyoruz. Bilinçaltımıza verilen mesajlar ile korkular ediniyoruz, bazı çekincelere sahip oluyoruz. Hatta bazı beğenilerimizde bile çevremizden etkileniyoruz. Sürekli izleniyoruz, mücadele ediyoruz, ama istediğimiz mutluluğa ulaşamıyoruz.

Truman Show’u ikinci izleyişimde Truman’laşan bir hayata sahip olduğumuzu daha fazla düşünmeye başladım. Evet, hepimiz Truman Burbank’ın kopyasıyız. Her tarafımızı saran kameralarla yaşıyoruz. Başkalarının istedikleri gibi yaşıyor, onlar hoşlansın diye hareket ediyoruz. Kazanmak için çok çaba sarf ediyor, ancak kazandığımız cüzi maaşları kapitalist düzene geri gönderiyoruz. Hatta çoğu zaman kazandıklarımızla geçinemiyor, birçok şeyden de feda ediyoruz. (Geleceğimizden de…). Truman Show adasında değiliz belki ama dünyada da ondan farklı bir yaşam bulamıyoruz.

Truman Show ve Sosyal Baskı 

Truman’ın hayallerine karşı verilen olumsuz tepkilerde gerçek hayatta yaşadığımız sosyal baskıyı görüyoruz. Truman, sorunsuz bir hayat sürmesine rağmen hayatında eksik kalan yanlar olduğunu düşünüyor ve bunlar zaman zaman açığa çıkarak Truman’ı huzursuz ediyor. Fuji adalarına gitmek, çocuk yapmak gibi hayaller, sosyal çevresi tarafından kontrol ediliyor. Her şeyini paylaştığı arkadaşı, eşi, öğretmenleri ve iş arkadaşları tarafından bunların imkansızlığı üzerine öğütler veriliyor.

Bunun üzerine Truman’ın genellikle geri adım atması (filmde yer almayan 30 yıllık yaşantıyı da düşünürsek) “sosyal beğenilirlik” ilkesi ile açıklanıyor. Zira Truman, çevresi tarafından onay verilmeyen davranışları yapmaktan çekiniyor. Ve bunun sonucu olarak uyma davranışı gerçekleşiyor. Onların dışlayacağı davranışlardan uzak duruyor ya da o davranışlar gizleniyor)

Truman Show ve Uyma Davranışı 

Truman Show, uyma davranışının sonuçlarına da değiniyor. Uyma davranış göstermek ve uyumlu bir kişilik sergilemek sorunsuzdur. İstenilmeyen ya da onaylanmayan bir davranışı göstermek ise katlanılmaz acılar verebiliyor. Hayatını sorgulamayan Truman’ın sosyal hayatta hiçbir sorunu bulunmuyor. Her şey “tıkırında” gidiyor, seviliyor ve saygı görüyor. Ancak istenilmeyen davranışlar sergilemeye başladığında dayak yiyor, suni dalgalara maruz bırakılıyor, eşi tarafından terk ediliyor ya da çeşitli engeller ile karşılaşıyor.

Truman Show ve Aykırı Düşünceler 

Truman Show, Burbank’ın tek aşkı Slyvia karakteri üzerinden önemli bir sosyal psikoloji mesajı veriliyor. Hiç kimse Truman’a gerçeği söyleme gereği duymazken bunu ilk dile getiren Slyvia, derhal yapımcılar tarafından kaçırılıyor ve “akıl hastası” muamelesi yapılıyor. Truman da Slyvia’nın dedikleri üzerinde düşünmüyor ve hayatına devam ediyor. Truman Show, burada toplumun genelinin inandığının dışında bir şey söyleyen kişilerin durumunu resmediyor. Gerçekten de mantıklı bulmadığımız ya da aşırı uç gelen düşünceler üzerinde çok durmuyoruz. Hatta menfaatlerimiz doğrultusunda bazen bunu dile getirenlere acımasıza davranıyoruz. Çıkıntılık yapanları sevmiyoruz, Truman’da olduğu gibi bize pusula olacak o ayrıntıları da kaçırabiliyoruz.

Truman Show, sonunda çevremiz tarafından bize çizilen sınırlar oldukça güzel ifade ediliyor. Yelkenlisi ile açılan Truman en sonunda bir duvara çarpıyor ve incelediğinde denizin ortasının sahte bir gökyüzü görüntüsü ile kaplandığını fark ediyor. Yine de pes etmiyor ve çıkışı buluyor. Aslında Truman Show gerçek hayattan kopya çekiyor. Elalem ne der şeklindeki bir yaklaşım ile kendimize sınırlar çiziyoruz ve kim tarafından çizildiği belli olmayan sınırları kabul ediyoruz. İnançlar ya da toplumsal normlar bize bir düzeni getirse de içsel enerjimize göre hareket edersek daha fazla mutlu olacağımız gerçeğini unutmayalım. Tabi başkasının özgürlüklerini ihlal etmeden…

Truman Show ve Sosyal Korkular

Truman Show filminde gayet başarılı işlenen bir durum da bazı korku ve çekincelerin yapay oluşudur. İnsan sosyal bir varlıktır ve sosyal olarak birçok şeyi öğrenir. Babasını kaybeden Truman’ın denizden korkması ve zaman zaman bu korkunun ona hatırlatılması en önemli örnektir. Buna uçak yolculuğu yapmak isteyen Truman’a gösterilen afişler de dahildir. Bunlar hep zihnimizde yer ediniyor ve bizim düşüncelerimizi etkiliyor. Truman Show, yapay korkular ve sınırlar konusunda Watson’ın Küçük Albert deneyini hatırlatıyor. Sevebileceğimiz birçok şeyden kaçar duruma nasıl gelebileceğimizi,  hayatımızın toplumsal etkenlerle nasıl berbat edilebileceğini bir kez daha gösteriyor.

Konfüçyus; “Ne kelimeler ne de kanunlar; dünyayı yöneten, işaretler ve sembollerdir” diyor. Truman Show, inandığımız değerleri Konfüçyan bir bakış açısı ile sorgulatıyor. Filmin çeşitli noktalarına yerleştirilen semboller ve sözler ile mesajlar veriliyor:

Truman Show filminin bu karesinde çevresine ilgi duyan ve kayalıklara çıkan Truman, babası tarafından durduruluyor ve sınırları aştığı söyleniyor. Truman’ın girişimci ruhu zedeleniyor, özgüveni kırılıyor.

Truman’ın azmini kıran ve onu sınırlandıran bir başka Truman Show sahnesi ise  okulda geçiyor. Truman öğretmenine kaşif olmak istediğini söylüyor. Ancak öğretmeni derhal dünya haritasını gösteriyor ve “çok geç kaldın, keşfedilecek bir yer kalmadı” diyor. Küçük Truman’ın hayal kırıklığı gözlerinden okunuyor.

Seyahat acentasına giden Truman’a posterler aracılığıyla mesaj veriliyor. Bu Truman Show posterinde yolculuk esnasında terör saldırısı olabileceği, hastalık bulaşabileceği, vahşi hayvanların saldırabileceği ya da sokak serserilerinin saldırabileceği belirtiliyor. Dolayısı ile Truman’ın bilinçaltına yolculuk tehlikeli mesajı gönderiliyor.

Truman Show ve Yapay Korkular

Truman Show filmindeki bir başka posterde  ise Truman’ın göreceği bir şekilde uçak kazası vurgusu yapılıyor. Uçağa yıldırım düştüğüne dair görselin altında “sizin de başınıza gelebilir” yazıyor.

Bu karede ise Truman’a ekonomik korkuların verildiğini görüyoruz. Dünyayı gezme hayalini “sanal eşi” ile paylaşan Truman, ipotekli ödemeleri olduğu, sonrasında sorun yaşayacakları cevabını alıyor.

Truman Show, korkularımızla birlikte beğenilerimizin de sosyal çevre tarafından oluşturulabileceğini gösteriyor. Örneğin Fuji Adası’na gitme hayali kuran Burbank’a en iyi yerin Sheaven adası olduğu vurgulanıyor.

Çevremiz tarafından hatırlatılan ya da oluşturulan korkuları yenmek de mümkündür. İrade, her şeyin ilacıdır. Truman Show, zorlukların, baskıların, engellerin üstesinden gelinebileceği mesajı da verilmektedir. Nitekim Truman, iş için bile açılamadığı denize, Fuji’ye gitmek için açılmakta, yüksek dalgalara ve fırtınaya rağmen pes etmemektedir. Sosyal korkuların üzerine gidilmeli ve aşılacağının farkına varılmalıdır.

Filmin daha kapsamlı incelemesine buradan ulaşabilirsiniz.

Faydalı bazı kaynaklara da değinmek istiyorum. Eğer izlediğiniz felsefik filmlerle alakalı analizleri seviyorsanız mutlaka bakmanızı öneririm. Can Koçak köşesinde şov izleyicilerini başarılı bir şekilde inceliyor.  Ayrıca filmi tekrardan izlememi sağlayan video incelemesini de buraya koyuyorum. Vakit ayırdığınızda pişman olmayacağınızdan eminim..

Son söz niyetine; Truman Show filmini halen izlemediyseniz şimdi tam zamanı…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.