Truman Show- Bir Filmden Fazlası

 

Filmin Künyesi:

Yönetmen: Peter Weir

Yapım Yılı: 1998

Tür: Dram/Fantastik

Süresi: 1 saat 47 dakika

Truman Show IMDB Puanı: 8.1

Oyuncular:

  • Jim Carrey -Truman Burbank
  • Laura Linney- Meryl Burbank
  • Noah Emmerich-Marion
  • Natascha McElhone-Lauren /Sylvia
  • Ed Harris-Yönetmen Christof

Ödüller:

  • 1999-Altın Küre Drama Dalında En İyi Erkek Sinema Oyuncusu Ödülü
  • 1999-Altın Küre Sinema Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü
  • 1999-Altın Küre En Özgün Film Müziği Ödülü
  • 1999-En İyi Erkek Oyuncu Dalında MTV Film Ödülü
  • 1999-En İyi Fantastik Film Satürn Ödülü
  • 1998-Londra Film Eleştirmenleri Birliği En İyi Senaryo Ödülü
  • Oscar Ödülleri En İyi Yönetmen Adaylığı
  • Oscar Ödülleri En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Adaylığı
  • Oscar Ödüller En iyi Özgün Senrayo Adaylığı

Gişe:

  • ABD-125,618,201 $,
  • Uluslararası- 138,500,000 $ 

Film Özeti:

DİKKAT! Yoğun şekilde spoiler içeriyor. İstemiyorsanız doğrudan inceleme bölümüne geçebilirsiniz. 

Truman Show, modern tutsaklığın hikayesi olarak biliniyor. Bir şov yapımcısı “biri bizi gözetliyor” benzeri bir proje için Truman Burbank’ı evlat ediniyor ve onun yaşamı için özel bir -fanus ada- inşa ediliyor. Bu fanus, Çin Seddi ile beraber uzaydan görünen ikinci yapı oluyor.  Truman Show, programın şovun yapımcısı Christof’un seslenişi ile başlıyor ve yönetmen kendi kurgusundaki yaşantıların gerçeğinden farksız olduğunu söylüyor:

“Artık aktörleri izlerken o sahte duygu ve özel efektlerden yorulduk. Truman’ın kendisinde yapay bir şey yok, senaryo yok, içinde yaşadığı dünya her ne kadar sahte olsa da bu bir yaşam”

Truman’ın hayatındaki herkes şovun bir parçası ve buna uygun olarak yaşıyor. Küçüklüğünde başka yerler keşfetmeye meraklı olan Truman’ın bu hevesinin kırılması için babası sanal bir deniz felaketi ile öldürülüyor ve Truman’da deniz korkusu oluşturuluyor. Truman, bu korkusunu yenemediğinden keşif hayallerini erteliyor. 30 yaşına kadar Truman’ın korkuları, mutlulukları, aşkları, dostlukları ve komşulukları programcılar tarafından dizayn ediliyor.

Truman Show, halkın en büyük eğlencesi haline geliyor. Truman’ın hayatı, öldü sandığı babasının karşısına çıkması ile değişiyor. Radyo sinyalinin karışması sonucu şov programının yayınına denk gelen Truman, garipliği fark ediyor. Daha sonra işyerindeki asansörün içerisindeki yapım setini görüyor ve apar topar oradan uzaklaştırılıyor. Truman; herkesin rutin bir şekilde her gün aynı şeyleri yaptığını, beklenmedik bir hareket yaptığında ise diğer kişilerin şaşırıp panik yaptığını anlıyor. Bunun üzerine adeta çıldıran Truman, eşi Meryl ile birlikte adadan kaçmaya çalışırken yangın, santral sızıntısı gibi olmadık engellerle durduruluyor. Truman Show izleyicileri bu dramatik süreci izliyor ve Truman’ın başarıya ulaşmasını istiyor.

Eşi Meryl ’ye dert yanarken onun umursamaz bir şekilde reklam konuşması yapmasına sinirlenen Truman, artık hayatındaki gerçeklerin farkına varıyor. Truman, bir gün Truman Show programcılarını atlatıyor ve korkusunu yenerek denize açılıyor. Teknenin bir duvara çarpması ile yaşadığı adanın gökyüzü görünümlü bir duvarla kaplı olduğunu anlıyor ve hayatını alt üst eden yapımcı ile karşılaşıyor.

Truman Show ve Gerçek Dünya

Truman Show için “bir filmden fazlası” başlığı vermem, filmin içerisindeki inanılmaz detaylara dayanıyor. Jim Carrey’in parmak ısırtan oyunculuğu ile süslenen film; sosyolojik, felsefik, psikolojik ve ekonomik birçok çözümleme içeriyor. Birey hayatının ya da toplum düzeninin nelerden oluştuğunu ortaya koyarken yaşadığımız dünyanın kimler tarafından nasıl kurgulanabileceğini de gösteriyor. Hayatındaki önemli hiçbir kararda iradesini gösteremeyen (ve tabiri caizse iradesi sakatlanan) Truman’ın psikolojik tutsaklığı trajikomik şekilde yansıtılıyor.

İnsanların sosyolojik yanını ele alan Truman Show; (kimilerine göre bu kötülük ya da paranoya olsa da) gerçek olduğundan hiçbir zaman şüphe duymadığımız hayatımızı sorgulamaya itiyor. Truman Show, dünyaya bakış açımızı ve gerçeklik algımızı alt üst ederken “sunulan gerçeklik” üzerine de düşünmemizi sağlıyor. Filmde insanların gerçekle değil kendilerine sunulanla yetindikleri belirtiliyor. Çünkü başrol oyuncusunun yanında Truman Show figüranları ve izleyicileri de var olanla yetinip dışına çıkmıyor. Truman Show, “gerçek hayatta da bundan fazlasını bulamazsın” sözleriyle iç dünyamızı derinden etkiliyor. Filmi izlerken zihnimizde birçok soru oluşuyor:

“Gerçekten seviliyor muyum? Yaptıklarımda özgür müyüm? Ölüm var mı? Dokunabildiğim nesneler gerçek mi? Kime güvenmeliyim? Hayattaki amacım nedir? Ben kimim? Bildiğim dünyanın dışında bir dünya var mı?

En iyi dostumuz bildiğimiz kişiler öyle mi? Bir anlığına annenizin, babanızın, eşinizin, iş arkadaşlarınızın yalandan ibaret olduğunu düşünsenize.

Truman Show ve Azimli Olmak

Truman Show, bu sorgulamalarla birlikte çıkış yolunu da gösteriyor. Hayatımızı kökten değiştirecek ve bizi gerçek özgürlüğe ulaştıracak şey, bize gösterilen sinyalleri doğru yorumlamaktan geçiyor. Kıvılcımları tutabildiğimizde, hayatımızın eskisi gibi olmayacağını görecek ve irademizle birlikte zorlukların üstesinden geleceğiz. Tüm evren kendisine karşı set oluşturmuşken başarıya ulaşan Truman, bunun mümkün olduğunu bize hatırlatıyor.

Truman Show ve Sosyal Uyum

Truman Show izlerken bir hayale de düşmemek mümkün değil. Hayatta istediğimiz her şeyin olduğu, hiç kimsenin bizimle çatışmadığı bir dünyada yaşamış olsa idik acaba mutlu olur muyduk? Dünyanın küçük bir parçası olmamıza rağmen çoğu zaman bencillik yapıyor ve istediklerimiz olmadığında mutsuz-umutsuz bir kişiliğe bürünüyoruz. İnsanları önemsemeden kalabalıklar içerisinde kayboluyor, histrionik tavırlar sergiliyoruz. Truman Show, bize bunun doğru olmadığını anlatıyor. Bütünden kopmamayı ama tamamen bütüne bağlı olmamayı öğütlüyor. Kolektif bilincin etkisini fark ederken iradenin gücünün de yadsınamayacağını anlıyoruz. Çünkü çevresi ile uyumlu olan Truman mutsuzken, bir sürü çatışma içerisinde huzura ulaşıyor.

Truman Show ve Televizyon Kültürü

Truman Show konusu çok geniş ve derin bir film olarak televizyon kültürümüze de olumsuz eleştiri getiriyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle kısmen gözden düşse de televizyon halen önemli bir medya aracı olarak varlığını devam ettiriyor. Spor müsabakaları, şov programları ya da diziler dünya üzerinde milyonlarca kişi tarafından anlık olarak takip ediliyor. İnsanlar hayatlarını programlara göre ayarlıyor. Dizisi olduğu gün misafir kabul etmiyor, derbi maçlarının olduğu gün sokaklar boşalıyor, Survivor benzeri yarışmalar sosyal medyanın en çok konuşulanları arasında yerini alıyor. Truman Show, bu konuda beynimizde şimşeklerin çakmasını sağlıyor. Gerçekten de televizyonda zamanımızı heba mı ediyoruz?

Truman Show ve İçerik Pazarlama

1998 yılında çekilmiş olmasına rağmen Truman Show, günümüzün dijital pazarlama ve reklam stratejilerine de öncülük ediyor. Tasarlanan şov programında hayatın akışı içerisinde tanıtımı yapılan ürünlerle şov programının giderleri karşılanıyor. Truman’ın doğallığıyla büyülenen seyirciler, şov programındaki reklamların etkisinde kalarak ürünlere yöneliyor.

Truman Show ve İçerik Pazarlama
Truman Show- Reklam Yerleştirme

Hatta ilginçtir ki Truman dahi “eşinin seyircilere hitaben yaptığı çim makinesi tanıtımı” sonunda kendisine yeni çim biçme makinesi satın alıyor. Günümüzde filmlerde, sosyal medyada ve video içeriklerinde kullanılan Influencer ve içerik pazarlama Truman Show filminde başarı ile yansıtılıyor.

(Yüz Numaralı Adam filminde Şaban karakterinin doğallığının doğurduğu reklam gücünü hatırladık mı?)

Truman Show ve Sosyal Psikoloji

Truman Show filmi bize yaşadığımız dünyanın çoğunlukla sahtelik barındırdığını anlatıyor. Kullandığımız ilaçlar, yiyecekler, içecekler, giyecekler, sevgiler… Aslında hepimiz birer Truman’ız. Programdaki kurmaca ve yalanlarla biz de her gün karşılaşıyoruz. Bazen görmezden geliyor, bazen de içimize atıyoruz. Bilinçaltımıza verilen mesajlar ile korkular ediniyoruz, bazı çekincelere sahip oluyoruz. Hatta bazı beğenilerimizde bile çevremizden etkileniyoruz. Sürekli izleniyoruz, mücadele ediyoruz, ama istediğimiz mutluluğa ulaşamıyoruz.

Truman Show’u ikinci izleyişimde Truman’laşan bir hayata sahip olduğumuzu daha fazla düşünmeye başladım. Evet, hepimiz Truman Burbank’ın kopyasıyız. Her tarafımızı saran kameralarla yaşıyoruz. Başkalarının istedikleri gibi yaşıyor, onlar hoşlansın diye hareket ediyoruz. Kazanmak için çok çaba sarf ediyor, ancak kazandığımız cüzi maaşları kapitalist düzene geri gönderiyoruz. Hatta çoğu zaman kazandıklarımızla geçinemiyor, birçok şeyden de feda ediyoruz. (Geleceğimizden de…). Truman Show adasında değiliz belki ama dünyada da ondan farklı bir yaşam bulamıyoruz.

Son söz niyetine; açıkçası bir ders kapsamında izlediğim bu film için çok geç kaldığımı düşünüyorum. En iyi film listelerinde sürekli kendisine yer bulan filmi izlemediyseniz şimdi tam zamanı…Hemen Truman Show izle yazarak arkanıza yaslanın ve zamanın keyfini çıkarın.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.