Gerrymandering Uygulaması Nedir?

Ülkemizde hiç bitmeyen siyasi tartışmalar ekseninde Amerika’dan tüm dünyaya yayılan Gerrymandering uygulamasını anlatmak istedim, faydalı olması dileğiyle…

Gerrymandering Uygulaması
Amerika’da Gerrymandering

Geryymandering Uygulaması Nedir? Gerrymandering Örnekleri Nelerdir?

Demokrasinin en temel özelliği, vatandaşların oyunun yönetimde karşılık bulabilmesidir. Belediye meclisi, il genel meclisi ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinde oy kullanan her birey, kendi temsilcisini meclise göndermek istemektedir. Çünkü onların politikalarının daha doğru olacağını düşünmektedir. Bu nedenle kullanılan her oyun meclislerde eşit bir şekilde temsil edilmesi, demokrasinin ana amaçlarındandır.

Seçim sistemleri, demokrasinin amacını gerçekleştirmesine yönelik birer araçtır. Seçim sistemlerine ve seçim çevrelerine de yine yöneticiler karar vermektedir. Gücü elinde bulunduran yöneticiler için seçim sistemlerini değiştirmek çok kolay olmasa bile seçim bölgeleri üzerinde idari değişiklik yapmak mümkündür ve bu durumda siyasi literatürde Gerrymandering olarak bilinen seçim hilesi riski ortaya çıkarmaktadır.

Seçim çevreleri genellikle heterojen bir yapıdadır. Bir il ya da ilçede birden fazla partinin hatırı sayılır derecede seçmeni bulunmaktadır. Demokrasi adına çok seslilik arzu edilen bir durum olsa da seçim çevresi temelli sistemlerde bazı yöneticiler bundan rahatsızlık duymaktadır. Rakip siyasi partilerin ya da adayların aldığı oyları boşa çıkaracak idari düzenlemeler ile kendi lehlerine bir durum yaratmaktadırlar ve bu durum gerrymandering olarak terimleşmiştir.

Gerrymandering Nedir?

Gerrymandering, bir siyasi partinin seçimlerde rakiplerine karşı avantaj sağlamak amacıyla, kendi seçmenlerinin yoğunluğunu göz önünde bulundurarak seçim çevreleri üzerinde değişiklik yapmasıdır. Bu değişiklikler yapılırken kamu yararı ve seçimlerin adil olması gibi hususlar göz ardı edilmektedir. Değişikliği yapan siyasi otorite, seçmen dağılımını analiz ederek seçim çevrelerini birleştirebilmekte ya da yeni seçim çevreleri oluşturabilmektedir. Ya da bir seçim çevresinin idari sınırlarını yeniden düzenlemektedir.

Gerrymandering kavramı Amerikan siyasi hayatında ortaya çıkmış ve tüm dünyaya yayılmış bir uygulamadır. İlk kez 1812 yılında uygulanan bu hile, halen zaman zaman Amerika’da ve dünyanın çeşitli ülkelerinde tekrarlanmaktadır. 1812 yılında Massachusetts valisi olarak görev yapan Elbridge Gerry, eyalet seçimleri yaklaşırken oldukça ilgi çeken bir değişikliğe imza atmıştır. Kendi seçmeninin yoğun olduğu yerlerde daha fazla temsilci seçmek ve rakiplerinin temsilci sayısını azaltmak amacıyla eyalet seçim çevresini salamander hayvanına benzeyecek şekilde yeniden çizmiştir. Oluşan yeni idari düzen sonrasında Vali Geryy’nin mensubu olduğu Demokratik Cumhuriyet Partisi tüm seçim çevresinde öncü parti konumuna gelmiştir.

 

Gerry ismi ile oluşan salamander şeklinin birleşmesinden doğan gerrymandering kavramı, böylelikle Amerikan diline has siyasi bir kavram haline gelmiştir. Gerrymandering; seçim hilesi yapmak, stratejik taksimat, saptırmak ve dolap çevirmek anlamlarında kullanılmaktadır.

 

 

Gerrymandering, demokrasiye hizmet etmesi amacıyla da kullanılabilmektedir. Özellikle din, dil ya da ırk bakımından azınlık olan grupların da mecliste temsil edilebilmesi amacıyla seçim çevreleri değiştirilebilmektedir. Mecliste her kesimin temsilini amaçlayan ve çok sesliliği vurgulayan bu tarz bir düzenleme demokrasi için pozitiftir. Seçim güvenliğine aykırı olduğu değerlendirilen gerrymandering uygulamaları ise kamu yararının gözetilmediği ve belli siyasi partinin yararının düşünüldüğü işlemlerdir ki bunlar siyasi partizanlık ya da partizan gerrymandering olarak bilinmektedir.

Seçim çevresinde yapılan değişikliğin gerrymandering kapsamında olup olmadığının belirlenmesi güçtür. Özellikle ülkemizdeki değişken seçmen davranışları düşünüldüğünde bunu saptamak bazen imkânsız hale gelmektedir. Birkaç seçim geçtikten sonra değerlendirilmesi ve sonuca varılması mantıklıdır. Ancak yine de bazı gerrymandering uygulamaları bariz bir şekilde sezilmektedir.

Gerrymandering Uygulamasına Karşı Hukuk Yolu

Gerrymandering, seçimlerin adil bir şekilde yürütülmesinin önündeki engellerden birisidir. Seçim çevresi düzenlemelerine tarafsız ve bilinçli şekilde yaklaşabilen her birey, bunun hileli bir davranış olduğunu kabul etmektedir. Çıkış yeri olarak Amerika’da zaman zaman gerrymandering uygulamaları görülmektedir ve halen sıkı tartışmalar sürmektedir. Buna rağmen gerrymandering uygulamalarına karşı etkili bir hukuk yolu oluşturulmamıştır.

Muhalefet partileri tarafından Amerikan Yüksek Mahkemesi’ne açılan gerrymandering davalarının büyük çoğunluğu, görevsizlik nedeniyle reddedilmiştir. Mahkeme sadece 2 davada görevli olduğunu kabul ederek yargılamaya devam etmiş ise de jürinin çoğunluğu bu uyuşmazlığı hukuki bir sorun olarak görmemiştir. Amerikan hukukunda gerrymandering konusunda atılmış en somut adım Wisconsin eyaletinde 2011 yılında yapılan seçim çevresi değişikliğinin iptal edilmesidir. Azınlıkların seçim hakkının zedelenmesinin söz konusu olduğu hallerde mahkeme, kendini görevli görmekte ve uyuşmazlığı hukuki olarak değerlendirmektedir.

Gerrymandering, siyasilerin elinden çıkan bir uygulamadır ve mahkeme sürecine taşınması da siyasi tartışmaları bitirmemektedir. Zira, açılan davalara bakan hakimlerin siyasallaşması ya da bu iddia ile karşılaşması söz konusudur. Gerrymandering uygulaması iddiasını kabul eden mahkeme muhalefet yanlısı görülürken açılan davayı reddeden mahkemeler iktidarın güdümünde olmakla suçlanmaktadır. Gerrymandering uygulamasının demokraside açtığı yaralar şöyle sıralanabilir:

  • Gerrymandering uygulaması özellikle büyük partilere avantaj sağlamaktadır. Küçük partilerin oyları, seçim çevresi mühendisliği ile etkisiz hale gelmektedir. Bu da seçimde rekabetin ortadan kalkmasına yol açmaktadır.
  • Gerrymandering, toplumsal barışı zedelemektedir. Seçimlerden umduğunu alamayan kişilerin devlete olan bağlılığı azalmakta ve bu kişilerde toplumsal ödevlere karşı duyarsızlık meydana gelmektedir. Bu durum toplumsal kutuplaşmanın önünü açmaktadır.
  • Gerrymandering, muhalif çevrelerde öğrenilmiş çaresizlik oluşturmaktadır. Seçimlerden sonra mutlak surette kaybedeceğini düşünen muhalif kitleler zamanla seçimlere olan güvenini kaybederek oy kullanmaya gitmemektedir.
  • Muhalif seçmende oluşan öğrenilmiş çaresizlik hali muhalif partilere de yansımaktadır. Büyük bir motivasyon ve odaklanma gerekmesine rağmen bu partiler seçimlerde istedikleri tempoya ulaşamamaktadır.
  • Gerrymandering, sanal (gerçekçi olmayan) toplumsal hareketliliği de doğurmaktadır. Seçim çevresinin analizleri doğrultusunda bazı seçmenler gerekçesiz ikametgâh değişikliklerine gitmektedir. Nitekim ülkemizde de bazı partilerin bu yola başvurduğu dile getirilmektedir.
  • Seçimler bir demokrasi bayramı, şöleni olarak görülmektedir. Ancak gerrymandering, seçimlerde toplumsal düzeyde oluşan heyecanı da yok etmektedir. Çünkü özel bir şekilde projelendirilen seçim çevreleri, sonucun zaten belli olduğu düşüncesini geliştirmektedir.
  • Gerrymandering, yöneticilerin denetlenmesinin de engelidir. Zira görev yaptığı dönemde başarısız görülen ya da bazı şaibelere karışan yöneticiler, kendileri hakkında yürütülecek olumsuz sonuçlardan kurtulmak için gerrymanderinge başvurmakta ve başarılı olurlarsa sorumluluktan kurtulmaktadır.

Türk Siyasi Tarihinde Gerrymandering Uygulamaları

Türkiye'de Gerrymandering

Gerrymandering uygulamasının daha iyi anlaşılabilmesi için ülkemizden de örnekler vermek gerekecektir. Siyasi tarihimizde partizanca yapılan uygulamalar bulunmaktadır. Bunların ilki yeni kurulan Millet Partisi’nin yüksek oy aldığı Kırşehir’in seçimlerden sonra ilçe statüsüne düşürülerek Nevşehir’e bağlanmasıdır.

 

Ülkemizdeki gerrymandering uygulamasının ikincisi ise muhalefet partilerinin yüksek oy aldığı Malatya’nın ikiye bölünmesi ve Malatya’nın ilçesi konumundaki Adıyaman’ın statüsünün il yapılmasıdır. Aslında bu iki olay doğrudan gerrymandering uygulamasından ziyade, muhalif partilerin cezalandırılması olarak görülmektedir. Ancak yine de idari sınırlarda bir değişiklik olduğundan gerrymandering kapsamında değerlendirilmektedir.

Yakın siyasi tarihimizde yapılan bazı uygulamalar da gerrymandering kapsamında görülebilir. Bunun ilki 6360 sayılı Kanun’dur. Bu kanun ile büyük şehirlerde yaşayan tüm vatandaşların büyükşehir belediye başkanlıkları için oy kullanabilmesi kararlaştırılmıştır. Muhalefet tarafından bu yasanın seçim hilesi olduğu vurgulanmıştır. Nitekim seçimlerden sonra Balıkesir, Ordu ve Antalya belediye başkanlıkları el değiştirmiştir. Ancak Adana, Mersin gibi kentlerde gerrymandering sonucu görülmemiştir.

Belediyeler yasasında yapılan değişiklik ile İstanbul ilinde yeni ilçelerin kurulması ve bazı ilçelerin birleştirilmesi Amerika’daki gerrymandering uygulamasına benzer bir nitelik taşımaktadır. Özellikle muhalefetin oy deposu olarak görülen Kadıköy gibi ilçeler bölünmüş ve yeni ilçeler ortaya çıkarılmıştır. Muhalefet yeni ilçelerin iktidar partisinin oy çoğunluğuna göre belirlendiğini ve büyük ilçelerin bölünerek kendi oylarının parçalandığını iddia etmiştir.

Gerrymandering Örnek Uygulaması:  Ardahan

Seçim hilelerinin daha iyi anlaşılması ve uygulanması halinde demokrasi olgusunun nasıl zedeleneceğini göstermek amacıyla ülkemizden örnek bir model çıkartmaya çalışacağım. 

Gerrymandering uygulamasının daha anlaşılır bir şekilde açıklanması için 2 milletvekili çıkartan illerimizden Ardahan model alınmıştır. 2018 milletvekili seçimlerine AKP ve MHP Cumhur ittifakı olarak girmiştir. CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi ise Millet ittifakı olarak seçimlere katılmıştır. Seçimler neticesinde her iki ittifak da birer milletvekili çıkarmıştır. İttifak içerisinde CHP ve AKP üstün parti olması nedeniyle  milletvekillerinden birisi Ak Parti’den diğeri ise CHP’den çıkmıştır. İttifak içerisindeki dinamikler değişmeyeceğinden Gerrymandering modelimizde ittifaksız bir değerlendirme yapılmış ve oylar AKP-CHP ekseninde değerlendirilmiştir. Partilerin 2018 genel seçimlerinde aldıkları oy sayıları şöyledir.

AKP

CHP

HDP

POSOF 2764 906 425
DAMAL 320 2536 1020
GÖLE 6823 1833 4345
HANAK 1681 2787 698
MERKEZ 6858 4852 6916
ÇILDIR 2350 1890 203

 

Ardahan ili Gerrymandering uygulaması kapsamında aşağıdaki şekilde ikiye bölünmüştür. AK Parti’nin güçlü olduğu Posof ilçesinin tamamı ile Göle ilçesinin %60’lık kısmı birinci bölgede bırakılmıştır. İkinci bölgede ise yine AK Parti’nin güçlü olduğu Çıldır ilçesinin tamamı ile Göle ilçesinin %20’lik kısmı kalmıştır. CHP’nin güçlü olduğu Damal ve Hanak ilçelerinin neredeyse tamamı ilk seçim çevresinde kalmıştır ancak bu ilçeler Göle ve Ardahan Merkezi’ne göre oldukça küçüktür. Ardahan il merkezinde de %60 ve %40’lık bir bölünmeye gidilmiştir. Buradaki oylar da eşit şekilde oransal olarak dağıtılmıştır. Sonuçlara etki etmediği düşünülerek Hanak ve Damal ilçelerinin oy sayılarının tamamı hesaplamaya dahil edilecektir.

Ardahan Bölünmüş Hali

Bölünme sonrasında CHP ve AKP’nin ilçelerden aldıkları oylar şu şekildedir:

BİRİNCİ BÖLGE

AK PARTİ

CHP

POSOF 2764 906
DAMAL 320 2536
GÖLE (%60) 4090 1100
HANAK 1681 2787
MERKEZ (%60) 4115 2911
ÇILDIR 0 0
TOPLAM

12970

10240

 

İKİNCİ BÖLGE

AK PARTİ

CHP

POSOF 0 0
DAMAL 0 0
GÖLE (%40) 2729 733
HANAK 0 0
MERKEZ (%40) 1715 1940
ÇILDIR 2350 1890
TOPLAM

6.794

4563

 

Yapılan seçim çevresi değişikliği sonrası oy dağılımları yukarıdaki gibi oluşmuştur. Her seçim çevresi bir milletvekili çıkardığından en yüksek oyu alan parti milletvekilliğini kazanacaktır. Buna göre ilk seçim çevresinde en fazla oyu alan AKP bir milletvekilini alacaktır. İkinci seçim çevresinde de 6.794 oy alarak rakiplerini geçen AKP, milletvekilliğini kazanacaktır. Buna göre son seçimlerde birer milletvekili çıkarılmasına rağmen, böyle bir gerrymandering uygulaması ile bundan sonraki seçimlerde ARDAHAN ilinin tüm milletvekilleri AKP’den çıkacaktır. (Not, AKP’nin Posof ve Göle’den aldığı yüksek oylar nedeniyle HDP’nin yeni seçim çevresinde de şansı olmadığından hesaplamaya dahil edilmemiştir.)

Görüldüğü üzere gerrymandering oy sayıları değişmemesine rağmen seçim çevreleri üzerinde yapılan milimetrik hesaplamalarla avantaj elde edilmesidir. Tüm Türkiye’de bu ve benzeri uygulamalar yapıldığında meclis dağılımının değişeceği ve çoğulcu meclisten uzaklaşılacağı aşikardır. Ayrıca yine Ardahan genelinde oyların %37’sini alan bir partinin tüm milletvekillerini kazanması ve %63’lük kısmın temsil edilmemesi söz konusu olacaktır.

Kaynakça:

Kurşuncu Talip ve İsmail Safi (2019); “Siyasal Partizanlığın Bir Göstergesi Olarak Seçim Hileleri Ve Türkiye’deki Bazı Uygulamaları,” İktisadi İdari ve Siyasal Araştırmalar Dergisi, Cilt 4, Sayı 86: 46-71

Tunç Hasan, Çıtlak, Erdoğan, Yurtlu ve Ölmez (2014); “Seçim Sistemleri ve Türkiye’de (Gerrymandering) Seçim Hilesi Uygulamaları,” Adalet Yayınevi, Ankara

Kırıt Emrah (2010),  “Gerrymandering ve Demokratik Seçimler Üzerine,” Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi,” Cilt 16, Sayı 12: 15-38

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.