<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> Her Şeye Rağmen Yazmak İyi Geliyor</title>
	<atom:link href="https://www.yasinalaca.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yasinalaca.com.tr</link>
	<description>Kitap- Film- Hukuk- Psikoloji ve Eğitim</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 Aug 2020 08:50:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.5.8</generator>

<image>
	<url>https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/cropped-images-32x32.png</url>
	<title> Her Şeye Rağmen Yazmak İyi Geliyor</title>
	<link>https://www.yasinalaca.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hukuk Fakültesi Öğrencisi Kendini Nasıl Geliştirebilir?</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/hukuk-fakultesi-ogrencisi-kendini-nasil-gelistirebilir/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/hukuk-fakultesi-ogrencisi-kendini-nasil-gelistirebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2020 10:50:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk fakültesi öğrencisi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk öğrencisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=354</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="566" height="324" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WERNER-RI.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WERNER-RI.jpg 566w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WERNER-RI-300x172.jpg 300w" sizes="(max-width: 566px) 100vw, 566px" /></div>Hukuk Fakültesi Öğrencisi Kendini Nasıl Geliştirilebilir? Hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir sorusu, öğrencilere yönelik bir açıklama içerse de bundan tüm hukukçuların istifade etmesi mümkündür. Ancak, ülkemizdeki hukukçuların büyük çoğunluğu zaten hukuk öğrencisi oldukları dönemde yaptıkları hatanın farkındadır ya da bilincinde olmasa da mesleki hayatında bunun eksikliklerini fazlasıyla hissediyordur… (ya da muhataplarına hissettiriyordur). Hukuk fakültesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="566" height="324" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WERNER-RI.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WERNER-RI.jpg 566w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WERNER-RI-300x172.jpg 300w" sizes="(max-width: 566px) 100vw, 566px" /></div><h1><strong>Hukuk Fakültesi Öğrencisi Kendini Nasıl Geliştirilebilir?</strong></h1>
<p><strong>Hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir </strong>sorusu, öğrencilere yönelik bir açıklama içerse de bundan tüm hukukçuların istifade etmesi mümkündür. Ancak, ülkemizdeki hukukçuların büyük çoğunluğu zaten <strong>hukuk öğrencisi </strong>oldukları dönemde yaptıkları hatanın farkındadır ya da bilincinde olmasa da mesleki hayatında bunun eksikliklerini fazlasıyla hissediyordur… (ya da muhataplarına hissettiriyordur). Hukuk fakültesi yıllarını bugün anlatacaklarımı bilmeden ve uygulamadan geçiren birisi olarak genç hukukçulara bir nebze olsun yol göstermek istiyorum.</p>
<p>Bir <strong>hukuk öğrencisi, </strong>kendisini geliştirmek istiyorsa öncelikle hukuk alanının özel bir alan olduğunu bilmelidir. Raif Necdet Kestelli “Adalet, toplumların nefes borularıdır” derken aslında hukuk sisteminin önemine değinmektedir. Elbette hukuk sistemlerinin yapısı önemlidir ancak sistemi oluşturan insan gücü de büyük bir bileşendir. Kusursuz bir sistem kötü uygulayıcıların elinde ziyan olurken iyi uygulayıcılar da kötü sistemlerin açığını kapatabilmektedir. Bu anlamda Türkiye &#8216;de <strong>hukuk öğrencisi </strong>olmayı seçenlerin sorumluluğu yüksektir. Çünkü kusurlarıyla meşhur bir sistem ancak kendisini geliştiren hukukçular ile istenilen düzeye ulaşacaktır. <strong>Hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir </strong>açıklamalarına geçmeden önce hukuk fakültesi seçiminizle ilgili birkaç kelam etmek istiyorum.</p>
<h2><strong>Hukuk Fakültesi Tercih Dönemi</strong></h2>
<p>Hukuk fakültesi her zaman en prestijli bölümler arasında yer alıyor. Bu bölümü kazanan da kazandıran da daima gurur duyuyor.  Ayrıca bu durum, okul ve dershaneler açısından da büyük reklam kaynağı oluşturuyor. Bu nedenle <strong>hukuk öğrencisi </strong>sayılarla ifade ediliyor ve asla kazanan kişilerin mesleki uygunluğu ölçülmüyor.</p>
<p>Evet, yanlış duymadınız, mesleki uygunluk ve olgunluktan bahsediyorum. Psikolojik danışmanlar ya da rehber öğretmenler tarafından uygulanması gereken bir dizi testten…Mesleki olgunluk, akademik benlik ya da kendini değerlendirme envanterlerinden…Hani psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümünde, “Mesleki Rehberlik” dersinde öğretilen kariyer gelişim kuramlarından… Biliyorum ki sizi <strong>hukuk öğrencisi </strong>olmaya iten süreçte bunların hiçbirisi uygulanmadı…</p>
<p><span style="color: #000000;">Üniversite sınavından aldığınız puana bakıldı ve yüksek puanda olduğunuz için hukuk, psikoloji, PDR gibi bölümlerin yanısıra iyi üniversitelerin İngilizce İİBF bölümlerini seçmeniz önerildi. Hiç kimse size “sen ne düşünüyorsun, hukuk eğitimine yatkın mısın, ezberin ya da muhakeme yeteneğin nasıl” diye sormadı, bunu ölçmedi…(Kim bilir ikinci lisansım olan PDR’den mezun olduktan sonra bir de iyi bir PDR’ci nasıl olmalı başlığı atarız..)</span></p>
<p>Artık siz <strong>hukuk öğrencisi </strong>olarak onları gururlandırıyorsunuz…Belki moda tasarımcı olmak istiyordunuz. Öğretmen olup Anadoluyu dolaşmak.. Bir parçayı söküp tamir etmek ya da resim çizmek&#8230;Sistemi eleştirdiğimiz yeter diyerek artık hukuk fakültesi öğrencisi olmayı kabullendiğinizi ve bu yolda başarılı olmak için elinizden geleni yapacağınızı düşünerek <strong>hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir</strong> yazıma geçiyorum..</p>
<h2><strong>Sorunlu Bir Hukuk Eğitimine Hoşgeldiniz</strong></h2>
<p>Nasıl yani, o kadar puan yaptınız ve oldukça sorunlu bir yere adım mı atıyoruz ?Maalesef ki öyle. Ülkemizde her bölümün kalitesi düştü ama hukuk fakültelerinin kalitesi yerle bir oldu. Yeni üniversiteler, yeni fakülteler ve artan kontenjanlar derken <strong>hukuk öğrencisi </strong>sayısı onlarca katına çıktı. Belli üniversitelerde yoğunlaşmış akademisyenler yeni açılan üniversitelere dağıldı. Anadolu’da açılan üniversiteler yetersiz akademisyenler ile mezun vermeye başladı. (Atatürk Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ilk öğrencileri, akademisyen olmaması nedeniyle Gazi Üniversitesi’nde eğitime başladı ve eğitim hayatını orada geçirdi. )</p>
<p><img loading="lazy" class="wp-image-391 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/giphy-1-1.gif" alt="" width="477" height="358" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eksikler halen devam ediyor ve <strong>hukuk öğrencisi </strong>kariyerini ne yazık ki kendisi çiziyor. Asıl konumuz olmaması nedeniyle bu konu üzerinde daha fazla durmayacağım. Ama güncel sorunların bilinmesi ve anlaşılması için Sevilay Göknar’a ait oldukça başarılı yazının <strong><span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.lawtudent.com/kariyer/turkiyede-hukuk-egitiminin-temel-sorunlari/" target="_blank" rel="noopener">linkini</a> </span></strong>bırakıyorum…</p>
<p>Galiba kaybolan yıllarımın da etkisiyle konudan biraz uzaklaştım. Asıl konumuza dönersek bir <strong>hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir?</strong></p>
<ol>
<li>
<h3><strong>Hukuk Fakültesini Sevin</strong></h3>
</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" class="wp-image-387 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/tenor-1.gif" alt="" width="377" height="377" /></p>
<p>İyi bir <strong>hukuk öğrencisi </strong>ve akabinde iyi bir hukukçu olmak istiyorsanız bölümünüzü sevin, sevmeye çalışın. Zaten ilginiz varsa bu daha kolay olacaktır. Hiçbir bilginiz yoksa da öncelikle <strong><span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.yasinalaca.com.tr/hukuk-fakultesi-mezunu-ne-is-yapar/">bölümünüzü tanıyın.</a> </span></strong>&#8220;Aklım başka yerde değil, ama nedense halen bölüme ısınamadım&#8221; diyorsanız da karamsar olmaya gerek yok. Bölümü zamanla sevecek, hukuk ağırbaşlılığını kazanacaksınız. Özgür Bolat’ın da<strong><span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="http://ozgurbolat.com.tr/sevdigin-isi-yapmak-mi-yaptigin-isi-sevmek-mi/" target="_blank" rel="noopener"> ifade ettiğine göre</a>,</span></strong> tutku çocukluktan gelen bir şey değil, sonradan da oluşabiliyor. Başka bir ifade ile insan, iyi yaptığı işe tutkuyla sarılıyor ve mutlu oluyor. Siz de haksızlığa uğramış insanların adalet yolculuğunda onların yanında olmayı istiyorsanız, mutlu bir <strong>hukuk öğrencisi </strong>olabilirsiniz<strong>.</strong></p>
<ol start="2">
<li>
<h3><strong>Kitap okuyun </strong></h3>
</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" class=" wp-image-388 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/X0ie.gif" alt="" width="477" height="219" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir </strong>diye bir soru alsam her şeyden önce okumak derdim. Thomas Carlyle&#8217;nin &#8220;<span style="color: #ff6600;">Bugünün gerçek üniversitesi, bir kitaplıktır</span>&#8221; sözüne sonuna kadar katılıyorum. Evet değerli <strong>hukuk öğrencisi</strong> arkadaşlar, bu bölüme geldiyseniz okumayı sevmeli ve hayatınızın bir parçası haline getirmelisiniz. Her gün düzenli bir şekilde (en azından yarım saatte) alan içi ve dışı okuma yapmalısınız.  Hukukçuların okuması gereken kitapların yanında roman, şiir gibi farklı türden eserleri de denemelisiniz. Böylelikle zekanızın geliştiğini, kelime dağarcığınızın çoğaldığını, muhakeme yeteneğinizin arttığını, mesleki yazma ve okumalarda kalitenizin arttığını fark edeceksiniz.</p>
<ol start="3">
<li>
<h3><strong>Film İzleyin</strong></h3>
</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" class="wp-image-389 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/movie.gif" alt="" width="453" height="292" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hukuk öğrencisi </strong>için kitap okumak kadar film izlemek de katkı veriyor. Özellikle hukuk bilincinin kazanılması bakımından filmler akılda kalıcı oluyor. “Şüpheden sanık yararlanır, hukuk önünde herkes eşittir, savunma hakkı kutsaldır” gibi temel hukuk öğretileri filmlerle birlikte daha da anlam kazanıyor. Kalitesi ile dünyanın takdirini kazanmış filmler, <strong>hukuk öğrencisi </strong>için sürekli hatırlayacağı yaşantılar sunuyor. Meslek hayatınız boyunca zaten gerçekleri ile karşılaşacaksınız ama ondan önce bu hissi filmlerde yaşayabilirsiniz. Örneğin <strong><a href="https://www.lawtudent.com/makale/bir-idam-hikayesi-george-stinney/" target="_blank" rel="noopener"><span style="color: #ff0000;">George Stinney’in hayatını</span></a></strong> izleyerek somut delilin ne kadar önemli olduğunu, atlanılan hukuk ilkelerinin insanların hayatını nasıl mahvettiğini görebilirsiniz.</p>
<ol start="4">
<li>
<h3><strong>Dersleri Takip Edin</strong></h3>
</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" class="size-full wp-image-390 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/giphy.gif" alt="" width="500" height="281" /></p>
<p>Bu konuda sorumluluk alacağınızı ve derslerinizi aksatmayacağınızı umuyorum. Yine de içinizde dersleri ikinci plana atmak isteyenler olursa diye bu maddeyi de ekliyorum. Değerli hukukçular, asla ama asla derslerinize ara vermemelisiniz. <strong><span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="http://adudspace.adu.edu.tr:8080/jspui/bitstream/11607/720/1/10008150.pdf" target="_blank" rel="noopener">Araştırmalar</a>,</span></strong> etkin dinleme eğitimi verilen ve bunu uygulayan öğrencilerin başarılarında belirgin bir artış görülmektedir. <strong>Hukuk öğrencisi </strong>için devamsızlık sorunu olmasa da tüm derslere gitmeli, akademisyenleri pür dikkat dinlemeli, aklınıza takılan soruları çekinmeden sormalısınız. Kanunların, Yüksek mahkeme kararlarının ve içtihatların sistematiğini ancak böyle anlayabilirsiniz.</p>
<blockquote><p><span style="color: #ff0000;">Örnek vermek gerekirse “seni döverim demenin dövmekten daha fazla ceza içerdiği&#8221; gibi tuhaf detayları ancak böyle anlayabilirsiniz. Bir <strong>hukuk öğrencisi </strong>arkadaşım “zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin farkını son sene anladığını&#8221; söylemişti. Muhakeme yeteneğinden emin olduğum bu arkadaşım birçok derse gitmediği, gittiği dersleri de dinlemediği için bu duruma düşmüştü.</span></p></blockquote>
<ol start="5">
<li>
<h3><strong>Yabancı Dil Öğrenin </strong></h3>
</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" class=" wp-image-392 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/tumblr_mn7t0rEOHn1ssppvlo1_500.gif" alt="" width="561" height="239" /></p>
<p>4 yıllık eğitiminiz boyunca mutlaka İngilizce öğrenin. C-1 seviyesinde bir İngilizcenin yanında İspanyolca, Almanca ya da Fransızcadan birini eklemeye çalışın. Elbette içinizden <em>&#8220;yabancı dil benim ne işimi yarayacak&#8221;</em> diyenler olacaktır. <strong>Hukuk öğrencisi </strong>kanunlardaki ve kaynaklardaki yabancı kelimeleri öğrenmek varken, yabancı dille mi uğraşacak? Evet, uğraşacaksınız, uğraşmalısınız, her şeyden önce kendiniz için  bunu yapmalısınız&#8230;Böylelikle<strong><span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://huseyindemirtas.net/ingilizce-hukuk-siteleri-ogrenciler-icin-faydali-kaynaklar/" target="_blank" rel="noopener"> yabancı kaynakları</a> </span></strong>araştırabilir, evrensel kararları inceleyebilir uluslararası firmaların hukuk departmanlarında çalışabilir ya da uluslararası uyuşmazlıklarda görev alabilirsiniz.</p>
<ol start="6">
<li>
<h3><strong>Yüksek Lisans Yapın</strong></h3>
</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" class="wp-image-393 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/giphy-3-min.gif" alt="" width="453" height="302" /></p>
<p>Lisans eğitimi bittikten sonra mutlaka ilgili olduğunuz alanda bir yüksek lisans programına kaydolun. Örneğin Cumhuriyet savcısı olmak ya da daha çok ceza avukatlığı yapmak istiyorsanız, kamu hukuku alanında yüksek lisans yapabilir, sevdiğiniz bir konu hakkında derinlemesine inceleme yaparak tez hazırlayabilirsiniz. Emin olun <strong>hukuk öğrencisi </strong>olduğunuzu en çok bu süreçte anlayacaksınız. Hem de  bir hukuki konuda uzman düzeyinde bilgiye sahip olacak, bu konudaki uyuşmazlıklarda güvenilir bir kaynak olacaksınız.</p>
<ol start="7">
<li>
<h3><strong>Akademik Makaleler Okuyun </strong></h3>
</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" class=" wp-image-394 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Read-on-and-on-and-on.gif" alt="" width="406" height="325" /></p>
<p><strong>Hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir </strong>sorusu üzerine verebileceğim cevaplardan birisi de makale okumaktır. Makale okumayı ayrı bir başlık altında ele almak istedim çünkü ülkemizde makale okuma alışkanlığı oldukça düşük seviyelerde. Öğrencilerin büyük çoğunluğu basit bir makale inceleme değerlendirme ödevinde dahi zorlanıyor. Makale okumayı, analiz etmeyi ve üzerine değerlendirme yapabilmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Anlamadığı konuda makale okuyan <strong>hukuk öğrencisi, </strong>hem derslerinde hem de mesleki hayatında farkını gösterecektir. Makaleler sayesinde açığınızı kapatabilir, üstünkörü öğrendiğiniz bir konunun en ince detaylarına vakıf olabilirsiniz. Örneğin ben, hukuk eğitimi ile ilgili bilgi sahibi olmama rağmen bu yazımı hazırlamadan önce Şahin Akıncı&#8217;nın <strong><a href="https://dergipark.org.tr/tr/pub/suhfd/issue/26627/280671" target="_blank" rel="noopener"><span style="color: #ff0000;">Hukuk Eğitimi Üzerine Düşünceler</span></a> </strong>makalesini okumayı ihmal etmedim.</p>
<ol start="8">
<li>
<h3><strong>Yurt Dışına Gidin </strong></h3>
</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" class="wp-image-395 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/tenor-2-min.gif" alt="" width="424" height="318" /></p>
<p><strong>Hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir </strong>konusunda sıralanan maddelerden ülkemizde en az uygulananı yurt dışı deneyimidir. Elimde net bir veri olmamakla birlikte hukuk öğrencilerinin en fazla %1’lik kısmı Erasmus programından yararlanıyor ya da okul bitiminde yüksek lisans için yurt dışına gidiyor. Bu nedenle maddi gücünüzün el verdiği müddetçe Erasmus ile yurt dışına gidin. Üniversitenizin anlaşmalı olduğu ülkelerin niteliğine bakmayın, <strong>hukuk öğrencisi</strong> kabul eden ülkelerin  mutlaka bir katkısı olacaktır. Zira ülkemiz ne yazık ki Hukukun Üstünlüğü Endeksi&#8217;nde İran, Nikaragua, Myanmar, Nijerya gibi ülkelerin gerisindedir.</p>
<p><strong>Hukuk öğrencisi </strong>için en büyük imkanlardan birisi de Avrupa Genç Hukukçular Derneği’dir.  Bu dernek, üyelerine Avrupa ülkelerinde hukuk stajı fırsatı sunmaktadır. Yazlık ve kışlık olmak üzere iki dönemde yapılan ve birkaç aydan oluşan eğitimler, <strong>hukuk öğrencisi </strong>için oldukça verimli olmaktadır. Son yıllarda ülkemizden çokça öğrenci kabul eden derneğin eğitimlerine katılabilir, ufkunuzu genişletebilirsiniz.</p>
<p><strong>Hukuk öğrencisi </strong>için yurt dışı deneyiminin bir yolu da yüksek lisanstır. Okul ve dil puanınız ile üniversitelerin yüksek lisans bölümlerine başvurabilir, çeşitli burs imkanlarından yararlanabilirsiniz. Bu sizin hukuk gelişiminizi inanılmaz derecede etkileyecek, aynı zamanda yabancı dilinizi gelişecektir. Uluslararası hukuk yüksek lisans bölümlerini<strong><span style="color: #ff0000;"> <a style="color: #ff0000;" href="https://www.hotcourses-turkey.com/study/training-degrees/international/postgraduate/international-law-courses/slevel/3/cgory/j2-3/sin/ct/programs.html?refreshFlag=Y" target="_blank" rel="noopener">şuradan</a> </span></strong>ulaşabilirsiniz.</p>
<ol start="9">
<li>
<h3><strong>Kendinizi Fazla Yormayın </strong></h3>
</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" class=" wp-image-396 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/giphy-4-min.gif" alt="" width="487" height="274" /></p>
<p>Kendini geliştirme sevdalısı bazı <strong>hukuk öğrencisi</strong> arkadaşlarım, birinci sınıftan itibaren yaz stajlarına başlıyor. Açıkçası yaz aylarını avukat bürolarında geçirmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. En azından 1-2 ve 3. sınıf düzeyinde bunun mantıklı olmadığını görüyorum. <strong>Hukuk fakültesi öğrencisi kendini nasıl geliştirebilir </strong>şeklinde hazırlanan birçok yazıda da bunun önerildiğini görüyor ve üzülüyorum. Yapmayın değerli arkadaşlarım, güzel yıllarınızı heba etmeyin. Size bir şey öğretmeyen, icra dairelerinde koşturacak beleş stajyer arayan bürolardan uzak durun. Sene içerisinde derslerinize güzel çalıştı iseniz, yazın dinlenmek sizin de hakkınız. Sadece eğer gerçekten sizinle ilgilenen cefakar avukat arkadaşlarımıza denk gelirseniz, belirli aralıklarla ziyaret edin ve tecrübelerinden yararlanın. Bunun yanında arada duruşmalara katılın ve sistemi uzaktan inceleyin.</p>
<ol start="10">
<li><strong>Yan Bir Uğraş Edinin </strong></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" class="wp-image-397 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/0_Mi4SFSMKU_12OL-O.gif" alt="" width="407" height="312" /></p>
<p>Hep hukuktan konuşmak olmaz. <strong>Hukuk öğrencisi </strong>olmak önemli ise de beşer olmak hepsinden daha önemlidir. Hayat ne getirirse getirsin nihayetinde insan olduğunuzu asla unutmamalısınız. Fiziki ve psikolojik ihtiyaçlarınızın farkında olmalı, kendinizi ihmal etmemelisiniz. Neye ilgi duyuyorsanız onunla ilgili yan bir uğraş edinmelisiniz. Müzik, spor, sinema, tiyatro, gezi, kampçılık, ebru gibi etkinliklere katılmalı, <strong>hukuk öğrencisi </strong>olmanın verdiği stresi atmalısınız. Ayrıca her şeyi kısa zamana sığdırmak için uğraşmamalı, hedeflerinizi sistemli bir şekilde zamana yaymalısınız…</p>
<p>Yazımızın sonuna geldik…</p>
<p>Bunların hepsini ya da çoğunluğunu yaptığınızda çok para kazanıp güzel yerlere geleceğinizin garantisini vermek isterdim. Ancak ülkemizin şartlarını düşündüğümüzde 2+2 her zaman 4 etmiyor. Ancak size iyi bir hukukçu olacağınızın ve çevrenizde hukukçuluğunuz ile takdir kazanacağınızdan eminim.</p>
<p>Sevgilerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/hukuk-fakultesi-ogrencisi-kendini-nasil-gelistirebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dar Bölge Seçim Sistemi Gelirse Ne Olur?</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/dar-bolge-secim-sistemi-gelirse-ne-olur/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/dar-bolge-secim-sistemi-gelirse-ne-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2020 10:44:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[dar bölge seçim sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=346</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="750" height="505" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Secim3.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Dar Bölge Seçim Sistemi" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Secim3.jpg 750w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Secim3-300x202.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></div>Dar Bölge Seçim Sistemi Neleri Değiştirir? Dar bölge seçim sistemi başta olmak üzere seçim sistemlerine yönelik tartışmalar devam etmektedir. Muhalefet partileri seçim barajının düşürülmesi ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesini talep ederken iktidar partisi ve ortakları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ısrar etmektedir. Bunun yanında çeşitli dönemlerde iktidar çevrelerinde dar bölge seçim sisteminin mutlaka gelmesi gerektiği yönündeki düşünceler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="750" height="505" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Secim3.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Dar Bölge Seçim Sistemi" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Secim3.jpg 750w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Secim3-300x202.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></div><h1><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-348 alignleft" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Secim3-300x202.jpg" alt="Dar Bölge Seçim Sistemi" width="300" height="202" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Secim3-300x202.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Secim3.jpg 750w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></h1>
<h1><strong>Dar Bölge Seçim Sistemi Neleri Değiştirir?</strong></h1>
<p>Dar bölge seçim sistemi başta olmak üzere seçim sistemlerine yönelik tartışmalar devam etmektedir. Muhalefet partileri seçim barajının düşürülmesi ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesini talep ederken iktidar partisi ve ortakları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ısrar etmektedir. Bunun yanında çeşitli dönemlerde iktidar çevrelerinde dar bölge seçim sisteminin mutlaka gelmesi gerektiği yönündeki düşünceler dile getirilmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Anayasal kriterlerde herhangi bir düzenleme olmaksızın dar bölge seçim sistemi gelirse ne gibi riskler oluşacağı üzerinde düşünmek gereklidir. Bu noktada gördüğüm bazı çekinceleri paylaşmak istedim.</p>
<h2><strong>Dar Bölge Seçim Sistemi Nedir?</strong></h2>
<p>Dar bölge seçim sisteminde, milletvekili sayısı kadar seçim çevresi oluşturulmakta ve her seçim çevresinden sadece bir aday meclise gönderilmektedir. Ülkemizde şu an 600 milletvekili görev yaptığı için 600 ayrı dar seçim çevresi oluşturulacaktır. Burada yapılan seçimler sonrasında en çok oyu alan aday milletvekili seçilecektir. Nitelikli çoğunluğun arandığı dar bölge seçim sisteminde ise ilk turda %50+1 alan seçilirken, bu orana ulaşılmaması durumunda ikinci tura kalmakta ve en çok oyu alan seçilmektedir.</p>
<h2><strong>Dar Bölge Seçim Sistemi Neler Getirir?</strong></h2>
<p>Dar bölge seçim sistemi, çoğunlukla istikrarın sağlanmasını önemseyenler tarafından istenilmektedir. Özellikle parlamenter sistemlerde hükümet meclis içerisinden çıktığı için mecliste çoğunluğun sağlanması adına önemlidir. Ancak yeni Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemimizde Cumhurbaşkanlığı seçimi ayrıdır ve Cumhurbaşkanı meclisten bağımsız seçilip yetkilerini almaktadır. Bu nedenle yönetimde iktidarın sağlanması bakımından dar bölge seçim sistemi zorunlu değildir. Mevcut sisteme dar bölge uygulamasına geçilmesinin seçimlerin demokratikliğine ve temsilde adalet duygusuna zarar vereceği ortadadır. Bununla birlikte avantajlarının olduğunu da söylenebilir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<ol>
<li>Öncelikle Cumhurbaşkanı ve meclisteki temsilcileri gücü elinde bulundurdukları için seçim çevresinde gerrymandering benzeri uygulamalar gerçekleştirerek yeni seçimler öncesi rakiplerine karşı büyük avantaj sağlayabilir. (Gerrymandering uygulaması için <a href="https://www.yasinalaca.com.tr/gerrymandering-uygulamasi-nedir/"><span style="color: #ff0000;">buraya</span> </a>tıklayabilirsiniz) Oy çoğunluğu olan ve az olay seçim çevreleri arasında sınır değişikliği yapılarak daha fazla vekil kazanma olasılığı artabilir. Bununla birlikte seçmenler tek vekili kaptırmamak için Cumhurbaşkanı seçilme şansı yüksek olan partinin adayına yığılacaktır. İttifaklar da düşünüldüğünde bu yığılma bazı seçim çevrelerinde temsili etkileyecektir. Baskıcı bir çoğunlukla birlikte işlevsel olmayan bir muhalefet görülecektir.</li>
<li></li>
<li>Dar bölge seçim sisteminde en çok oy alan seçildiği için, o seçim çevresinde adayları seçilmeyen seçmenlerin temsil hakkı ciddi oranda zedelenmektedir. Örneğin %25 oy olarak çoğunluğu elde eden bir aday milletvekili seçilmesine rağmen %75’lik bir seçmen kitlesi kendisinin mecliste temsilcisinin olmadığını düşünecektir.  2011 yılında bu sistem olmuş olsa idi oyların %49,5 unu alan AK Parti, meclisteki sandalyelerin %75’ine sahip olacağı, MHP’nin ise %13 oy almasına rağmen sadece %=0.54 ile temsil edileceği belirtilmektedir. Bu örnekten anlaşılacağı üzere dar bölge sistemi antidemokratik bir temsilin önünü açmaktadır.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> Bu bakımdan temsilde adaletsizlik doğacaktır. Ayrıca günümüzdeki seçimler dikkate alındığında bölgesel yığılmalar olacak, bazı partilerin bir bölgede hiç milletvekili çıkaramamasına sebep olacaktır. Bu partilerin söz konusu bölgeler ile bağ kopacaktır. (Örneğin Doğu Bölgesi)</li>
<li>Dar bölge seçim sisteminde, seçim çevresi idari sınırlar bakımından küçük olduğu için seçmenler arasındaki ilişkiler daha sıcaktır. Çoğunluk birbirini tanıdığı için adaylar daha ön plandadır.  Hem adaylar arasında hem de seçmenler arasında ikili ilişkiler yüksektir. Seçmenler kısa araştırmalar neticesinde adaylara ulaşabildikleri gibi doğrudan tanımaları da muhtemeldir.. Oy tercihini, kişisel deneyimler etkilemektedir. Yani adayın niteliği, partisinden daha önemlidir. Örneğin CB seçiminde iktidar partisinin CB adayına oy verirken, kendi seçim çevresinde bağımsız bir adaya ya da başarılı olduğunu düşündüğü muhalefet adayına oy verebilir. Bu bakımdan daha demokratik olacağı söylenebilir.</li>
<li>Seçmenlerin tercih yapabilme imkanına rağmen dar bölge seçim sisteminde yerel seçim riskleri oldukça fazladır. Bir seçim çevresinde yönetme ve yasama odaklı aday yerine cemaat bağlılığı, aşiret kararı, mezhepçilik, ağalık gibi uygulamalar nedeniyle belirli özellikler ön plana çıkabilir. Bunun yanında bölgede nüfusu olan, öreğin zengin bir iş adamı, seçimlerde aday olarak oy isteyip halk üzerinde maddi manevi baskı kurabilir. Rakiplerden oy satın alma davranışları artabilir. Bu da seçimlerin demokratikliğine balta vuracaktır.</li>
</ol>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a>  Göksel, T. &amp; Çınar, Y. (2017); “<span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.tepav.org.tr/upload/files/1493966830-1.Yeni_Anayasal_Sistemde_Secim_Sistemleri_Simulasyonlari.pdf" target="_blank" rel="noopener"><em>Yeni Anayasal Sistemde Seçim Sistemleri Simülasyonları</em>”</a></span>, TEPAV yayını, Cilt 17, Sayı 14, ss.1-15.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/dar-bolge-secim-sistemi-gelirse-ne-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerrymandering Uygulaması Nedir?</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/gerrymandering-uygulamasi-nedir/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/gerrymandering-uygulamasi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2020 10:03:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gerrymandering]]></category>
		<category><![CDATA[geryymandering uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de gerrymandering]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=338</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="2000" height="1125" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="gerrymandering" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg.jpg 2000w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg-300x169.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg-1024x576.jpg 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg-768x432.jpg 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 2000px) 100vw, 2000px" /></div>Ülkemizde hiç bitmeyen siyasi tartışmalar ekseninde Amerika&#8217;dan tüm dünyaya yayılan Gerrymandering uygulamasını anlatmak istedim, faydalı olması dileğiyle&#8230; Geryymandering Uygulaması Nedir? Gerrymandering Örnekleri Nelerdir? Demokrasinin en temel özelliği, vatandaşların oyunun yönetimde karşılık bulabilmesidir. Belediye meclisi, il genel meclisi ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinde oy kullanan her birey, kendi temsilcisini meclise göndermek istemektedir. Çünkü onların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="2000" height="1125" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="gerrymandering" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg.jpg 2000w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg-300x169.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg-1024x576.jpg 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg-768x432.jpg 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Gerrymanderingg-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 2000px) 100vw, 2000px" /></div><p>Ülkemizde hiç bitmeyen siyasi tartışmalar ekseninde Amerika&#8217;dan tüm dünyaya yayılan Gerrymandering uygulamasını anlatmak istedim, faydalı olması dileğiyle&#8230;</p>
<figure id="attachment_339" aria-describedby="caption-attachment-339" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-339" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/gerrymandering-uygulamasi-300x224.jpg" alt="Gerrymandering Uygulaması" width="300" height="224" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/gerrymandering-uygulamasi-300x224.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/gerrymandering-uygulamasi-1024x764.jpg 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/gerrymandering-uygulamasi-768x573.jpg 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/gerrymandering-uygulamasi-86x64.jpg 86w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/gerrymandering-uygulamasi.jpg 1072w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><figcaption id="caption-attachment-339" class="wp-caption-text">Amerika&#8217;da Gerrymandering</figcaption></figure>
<h2><strong>Geryymandering Uygulaması Nedir? Gerrymandering Örnekleri Nelerdir?</strong></h2>
<p>Demokrasinin en temel özelliği, vatandaşların oyunun yönetimde karşılık bulabilmesidir. Belediye meclisi, il genel meclisi ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinde oy kullanan her birey, kendi temsilcisini meclise göndermek istemektedir. Çünkü onların politikalarının daha doğru olacağını düşünmektedir. Bu nedenle kullanılan her oyun meclislerde eşit bir şekilde temsil edilmesi, demokrasinin ana amaçlarındandır.</p>
<p><a href="https://www.yasinalaca.com.tr/dar-bolge-secim-sistemi-gelirse-ne-olur/">Seçim sistemleri,</a> demokrasinin amacını gerçekleştirmesine yönelik birer araçtır. Seçim sistemlerine ve seçim çevrelerine de yine yöneticiler karar vermektedir. Gücü elinde bulunduran yöneticiler için seçim sistemlerini değiştirmek çok kolay olmasa bile seçim bölgeleri üzerinde idari değişiklik yapmak mümkündür ve bu durumda siyasi literatürde Gerrymandering olarak bilinen seçim hilesi riski ortaya çıkarmaktadır.</p>
<p>Seçim çevreleri genellikle heterojen bir yapıdadır. Bir il ya da ilçede birden fazla partinin hatırı sayılır derecede seçmeni bulunmaktadır. Demokrasi adına çok seslilik arzu edilen bir durum olsa da seçim çevresi temelli sistemlerde bazı yöneticiler bundan rahatsızlık duymaktadır. Rakip siyasi partilerin ya da adayların aldığı oyları boşa çıkaracak idari düzenlemeler ile kendi lehlerine bir durum yaratmaktadırlar ve bu durum gerrymandering olarak terimleşmiştir.</p>
<h2><strong>Gerrymandering Nedir?</strong></h2>
<p>Gerrymandering, bir siyasi partinin seçimlerde rakiplerine karşı avantaj sağlamak amacıyla, kendi seçmenlerinin yoğunluğunu göz önünde bulundurarak seçim çevreleri üzerinde değişiklik yapmasıdır. Bu değişiklikler yapılırken kamu yararı ve seçimlerin adil olması gibi hususlar göz ardı edilmektedir. Değişikliği yapan siyasi otorite, seçmen dağılımını analiz ederek seçim çevrelerini birleştirebilmekte ya da yeni seçim çevreleri oluşturabilmektedir. Ya da bir seçim çevresinin idari sınırlarını yeniden düzenlemektedir.</p>
<p>Gerrymandering kavramı Amerikan siyasi hayatında ortaya çıkmış ve tüm dünyaya yayılmış bir uygulamadır. İlk kez 1812 yılında uygulanan bu hile, halen zaman zaman Amerika’da ve dünyanın çeşitli ülkelerinde tekrarlanmaktadır. 1812 yılında Massachusetts valisi olarak görev yapan Elbridge Gerry, eyalet seçimleri yaklaşırken oldukça ilgi çeken bir değişikliğe imza atmıştır. Kendi seçmeninin yoğun olduğu yerlerde daha fazla temsilci seçmek ve rakiplerinin temsilci sayısını azaltmak amacıyla eyalet seçim çevresini salamander hayvanına benzeyecek şekilde yeniden çizmiştir. Oluşan yeni idari düzen sonrasında Vali Geryy’nin mensubu olduğu Demokratik Cumhuriyet Partisi tüm seçim çevresinde öncü parti konumuna gelmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-340 alignleft" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/salamender-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/salamender-300x200.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/salamender.jpg 634w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Gerry ismi ile oluşan salamander şeklinin birleşmesinden doğan gerrymandering kavramı, böylelikle Amerikan diline has siyasi bir kavram haline gelmiştir. Gerrymandering; seçim hilesi yapmak, stratejik taksimat, saptırmak ve dolap çevirmek anlamlarında kullanılmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gerrymandering, demokrasiye hizmet etmesi amacıyla da kullanılabilmektedir. Özellikle din, dil ya da ırk bakımından azınlık olan grupların da mecliste temsil edilebilmesi amacıyla seçim çevreleri değiştirilebilmektedir. Mecliste her kesimin temsilini amaçlayan ve çok sesliliği vurgulayan bu tarz bir düzenleme demokrasi için pozitiftir. Seçim güvenliğine aykırı olduğu değerlendirilen gerrymandering uygulamaları ise kamu yararının gözetilmediği ve belli siyasi partinin yararının düşünüldüğü işlemlerdir ki bunlar siyasi partizanlık ya da partizan gerrymandering olarak bilinmektedir.</p>
<p>Seçim çevresinde yapılan değişikliğin gerrymandering kapsamında olup olmadığının belirlenmesi güçtür. Özellikle ülkemizdeki değişken seçmen davranışları düşünüldüğünde bunu saptamak bazen imkânsız hale gelmektedir. Birkaç seçim geçtikten sonra değerlendirilmesi ve sonuca varılması mantıklıdır. Ancak yine de bazı gerrymandering uygulamaları bariz bir şekilde sezilmektedir.</p>
<h2><strong>Gerrymandering Uygulamasına Karşı Hukuk Yolu</strong></h2>
<p>Gerrymandering, seçimlerin adil bir şekilde yürütülmesinin önündeki engellerden birisidir. Seçim çevresi düzenlemelerine tarafsız ve bilinçli şekilde yaklaşabilen her birey, bunun hileli bir davranış olduğunu kabul etmektedir. Çıkış yeri olarak Amerika’da zaman zaman gerrymandering uygulamaları görülmektedir ve halen sıkı tartışmalar sürmektedir. Buna rağmen gerrymandering uygulamalarına karşı etkili bir hukuk yolu oluşturulmamıştır.</p>
<p>Muhalefet partileri tarafından Amerikan Yüksek Mahkemesi’ne açılan gerrymandering davalarının büyük çoğunluğu, görevsizlik nedeniyle reddedilmiştir. Mahkeme sadece 2 davada görevli olduğunu kabul ederek yargılamaya devam etmiş ise de jürinin çoğunluğu bu uyuşmazlığı hukuki bir sorun olarak görmemiştir. Amerikan hukukunda gerrymandering konusunda atılmış en somut adım Wisconsin eyaletinde 2011 yılında yapılan seçim çevresi değişikliğinin iptal edilmesidir. Azınlıkların seçim hakkının zedelenmesinin söz konusu olduğu hallerde mahkeme, kendini görevli görmekte ve uyuşmazlığı hukuki olarak değerlendirmektedir.</p>
<p>Gerrymandering, siyasilerin elinden çıkan bir uygulamadır ve mahkeme sürecine taşınması da siyasi tartışmaları bitirmemektedir. Zira, açılan davalara bakan hakimlerin siyasallaşması ya da bu iddia ile karşılaşması söz konusudur. Gerrymandering uygulaması iddiasını kabul eden mahkeme muhalefet yanlısı görülürken açılan davayı reddeden mahkemeler iktidarın güdümünde olmakla suçlanmaktadır. Gerrymandering uygulamasının demokraside açtığı yaralar şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>Gerrymandering uygulaması özellikle büyük partilere avantaj sağlamaktadır. Küçük partilerin oyları, seçim çevresi mühendisliği ile etkisiz hale gelmektedir. Bu da seçimde rekabetin ortadan kalkmasına yol açmaktadır.</li>
<li>Gerrymandering, toplumsal barışı zedelemektedir. Seçimlerden umduğunu alamayan kişilerin devlete olan bağlılığı azalmakta ve bu kişilerde toplumsal ödevlere karşı duyarsızlık meydana gelmektedir. Bu durum toplumsal kutuplaşmanın önünü açmaktadır.</li>
<li>Gerrymandering, muhalif çevrelerde öğrenilmiş çaresizlik oluşturmaktadır. Seçimlerden sonra mutlak surette kaybedeceğini düşünen muhalif kitleler zamanla seçimlere olan güvenini kaybederek oy kullanmaya gitmemektedir.</li>
<li>Muhalif seçmende oluşan öğrenilmiş çaresizlik hali muhalif partilere de yansımaktadır. Büyük bir motivasyon ve odaklanma gerekmesine rağmen bu partiler seçimlerde istedikleri tempoya ulaşamamaktadır.</li>
<li>Gerrymandering, sanal (gerçekçi olmayan) toplumsal hareketliliği de doğurmaktadır. Seçim çevresinin analizleri doğrultusunda bazı seçmenler gerekçesiz ikametgâh değişikliklerine gitmektedir. Nitekim ülkemizde de bazı partilerin bu yola başvurduğu dile getirilmektedir.</li>
<li>Seçimler bir demokrasi bayramı, şöleni olarak görülmektedir. Ancak gerrymandering, seçimlerde toplumsal düzeyde oluşan heyecanı da yok etmektedir. Çünkü özel bir şekilde projelendirilen seçim çevreleri, sonucun zaten belli olduğu düşüncesini geliştirmektedir.</li>
<li>Gerrymandering, yöneticilerin denetlenmesinin de engelidir. Zira görev yaptığı dönemde başarısız görülen ya da bazı şaibelere karışan yöneticiler, kendileri hakkında yürütülecek olumsuz sonuçlardan kurtulmak için gerrymanderinge başvurmakta ve başarılı olurlarsa sorumluluktan kurtulmaktadır.</li>
</ul>
<h2><strong>Türk Siyasi Tarihinde Gerrymandering Uygulamaları</strong></h2>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-341 alignleft" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Kirsehirin-Il-Olmasina-Dair-300x165.jpg" alt="Türkiye'de Gerrymandering" width="300" height="165" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Kirsehirin-Il-Olmasina-Dair-300x165.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Kirsehirin-Il-Olmasina-Dair.jpg 605w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Gerrymandering uygulamasının daha iyi anlaşılabilmesi için ülkemizden de örnekler vermek gerekecektir. Siyasi tarihimizde partizanca yapılan uygulamalar bulunmaktadır. Bunların ilki yeni kurulan Millet Partisi’nin yüksek oy aldığı Kırşehir’in seçimlerden sonra ilçe statüsüne düşürülerek Nevşehir’e bağlanmasıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkemizdeki gerrymandering uygulamasının ikincisi ise muhalefet partilerinin yüksek oy aldığı Malatya’nın ikiye bölünmesi ve Malatya’nın ilçesi konumundaki Adıyaman’ın statüsünün il yapılmasıdır. Aslında bu iki olay doğrudan gerrymandering uygulamasından ziyade, muhalif partilerin cezalandırılması olarak görülmektedir. Ancak yine de idari sınırlarda bir değişiklik olduğundan gerrymandering kapsamında değerlendirilmektedir.</p>
<p>Yakın siyasi tarihimizde yapılan bazı uygulamalar da gerrymandering kapsamında görülebilir. Bunun ilki 6360 sayılı Kanun’dur. Bu kanun ile büyük şehirlerde yaşayan tüm vatandaşların büyükşehir belediye başkanlıkları için oy kullanabilmesi kararlaştırılmıştır. Muhalefet tarafından bu yasanın seçim hilesi olduğu vurgulanmıştır. Nitekim seçimlerden sonra Balıkesir, Ordu ve Antalya belediye başkanlıkları el değiştirmiştir. Ancak Adana, Mersin gibi kentlerde gerrymandering sonucu görülmemiştir.</p>
<p>Belediyeler yasasında yapılan değişiklik ile İstanbul ilinde yeni ilçelerin kurulması ve bazı ilçelerin birleştirilmesi Amerika’daki gerrymandering uygulamasına benzer bir nitelik taşımaktadır. Özellikle muhalefetin oy deposu olarak görülen Kadıköy gibi ilçeler bölünmüş ve yeni ilçeler ortaya çıkarılmıştır. Muhalefet yeni ilçelerin iktidar partisinin oy çoğunluğuna göre belirlendiğini ve büyük ilçelerin bölünerek kendi oylarının parçalandığını iddia etmiştir.</p>
<h2><strong><u>Gerrymandering Örnek Uygulaması:  Ardahan</u></strong></h2>
<p><strong>Seçim hilelerinin daha iyi anlaşılması ve uygulanması halinde demokrasi olgusunun nasıl zedeleneceğini göstermek amacıyla ülkemizden örnek bir model çıkartmaya çalışacağım. </strong></p>
<p>Gerrymandering uygulamasının daha anlaşılır bir şekilde açıklanması için 2 milletvekili çıkartan illerimizden Ardahan model alınmıştır. 2018 milletvekili seçimlerine AKP ve MHP Cumhur ittifakı olarak girmiştir. CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi ise Millet ittifakı olarak seçimlere katılmıştır. Seçimler neticesinde her iki ittifak da birer milletvekili çıkarmıştır. İttifak içerisinde CHP ve AKP üstün parti olması nedeniyle  milletvekillerinden birisi Ak Parti’den diğeri ise CHP’den çıkmıştır. İttifak içerisindeki dinamikler değişmeyeceğinden Gerrymandering modelimizde ittifaksız bir değerlendirme yapılmış ve oylar AKP-CHP ekseninde değerlendirilmiştir. Partilerin 2018 genel seçimlerinde aldıkları oy sayıları şöyledir.</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td width="151"></td>
<td width="151">
<h1><span style="color: #0000ff;"><strong>AKP</strong></span></h1>
</td>
<td width="151">
<h1><span style="color: #ff0000;"><strong>CHP</strong></span></h1>
</td>
<td width="151">
<h1><span style="color: #993366;"><strong>HDP</strong></span></h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>POSOF</strong></td>
<td width="151"><span style="color: #0000ff;">2764</span></td>
<td width="151"><span style="color: #ff0000;">906</span></td>
<td width="151"><span style="color: #800080;">425</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>DAMAL</strong></td>
<td width="151"><span style="color: #0000ff;">320</span></td>
<td width="151"><span style="color: #ff0000;">2536</span></td>
<td width="151"><span style="color: #800080;">1020</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>GÖLE</strong></td>
<td width="151"><span style="color: #0000ff;">6823</span></td>
<td width="151"><span style="color: #ff0000;">1833</span></td>
<td width="151"><span style="color: #800080;">4345</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>HANAK</strong></td>
<td width="151"><span style="color: #0000ff;">1681</span></td>
<td width="151"><span style="color: #ff0000;">2787</span></td>
<td width="151"><span style="color: #800080;">698</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>MERKEZ</strong></td>
<td width="151"><span style="color: #0000ff;">6858</span></td>
<td width="151"><span style="color: #ff0000;">4852</span></td>
<td width="151"><span style="color: #800080;">6916</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>ÇILDIR</strong></td>
<td width="151"><span style="color: #0000ff;">2350</span></td>
<td width="151"><span style="color: #ff0000;">1890</span></td>
<td width="151"><span style="color: #800080;">203</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ardahan ili Gerrymandering uygulaması kapsamında aşağıdaki şekilde ikiye bölünmüştür. AK Parti’nin güçlü olduğu Posof ilçesinin tamamı ile Göle ilçesinin %60’lık kısmı birinci bölgede bırakılmıştır. İkinci bölgede ise yine AK Parti’nin güçlü olduğu Çıldır ilçesinin tamamı ile Göle ilçesinin %20’lik kısmı kalmıştır. CHP’nin güçlü olduğu Damal ve Hanak ilçelerinin neredeyse tamamı ilk seçim çevresinde kalmıştır ancak bu ilçeler Göle ve Ardahan Merkezi’ne göre oldukça küçüktür. Ardahan il merkezinde de %60 ve %40’lık bir bölünmeye gidilmiştir. Buradaki oylar da eşit şekilde oransal olarak dağıtılmıştır. Sonuçlara etki etmediği düşünülerek Hanak ve Damal ilçelerinin oy sayılarının tamamı hesaplamaya dahil edilecektir.</p>
<p><img loading="lazy" class="alignnone wp-image-342" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Ardahan-Modeli-300x232.png" alt="Ardahan Bölünmüş Hali" width="410" height="317" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Ardahan-Modeli-300x232.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Ardahan-Modeli.png 660w" sizes="(max-width: 410px) 100vw, 410px" /></p>
<p>Bölünme sonrasında CHP ve AKP’nin ilçelerden aldıkları oylar şu şekildedir:</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td width="201"><span style="color: #993300;"><strong>BİRİNCİ BÖLGE</strong></span></td>
<td width="201">
<h1><span style="color: #0000ff;"><strong>AK PARTİ</strong></span></h1>
</td>
<td width="201">
<h1><span style="color: #ff0000;"><strong>CHP</strong></span></h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>POSOF</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">2764</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">906</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>DAMAL</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">320</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">2536</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>GÖLE (%60)</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">4090</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">1100</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>HANAK</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">1681</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">2787</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>MERKEZ (%60)</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">4115</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">2911</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>ÇILDIR</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">0</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">0</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;"><strong>TOPLAM</strong></span></td>
<td width="201">
<h1><span style="color: #0000ff;">12970</span></h1>
</td>
<td width="201">
<h1><span style="color: #ff0000;">10240</span></h1>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td width="201"><span style="color: #993300;"><strong>İKİNCİ BÖLGE</strong></span></td>
<td width="201">
<h1><span style="color: #0000ff;"><strong>AK PARTİ</strong></span></h1>
</td>
<td width="201">
<h1><span style="color: #ff0000;"><strong>CHP</strong></span></h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong><span style="color: #003300;">POSOF</span></strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">0</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">0</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>DAMAL</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">0</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">0</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>GÖLE (%40)</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">2729</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">733</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>HANAK</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">0</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">0</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>MERKEZ (%40)</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">1715</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">1940</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><strong>ÇILDIR</strong></td>
<td width="201"><span style="color: #0000ff;">2350</span></td>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;">1890</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="201"><span style="color: #ff0000;"><strong>TOPLAM </strong></span></td>
<td width="201">
<h1><span style="color: #000080;">6.794</span></h1>
</td>
<td width="201">
<h1><span style="color: #ff0000;">4563</span></h1>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yapılan seçim çevresi değişikliği sonrası oy dağılımları yukarıdaki gibi oluşmuştur. Her seçim çevresi bir milletvekili çıkardığından en yüksek oyu alan parti milletvekilliğini kazanacaktır. Buna göre ilk seçim çevresinde en fazla oyu alan AKP bir milletvekilini alacaktır. İkinci seçim çevresinde de 6.794 oy alarak rakiplerini geçen AKP, milletvekilliğini kazanacaktır. Buna göre son seçimlerde birer milletvekili çıkarılmasına rağmen, böyle bir gerrymandering uygulaması ile bundan sonraki seçimlerde ARDAHAN ilinin tüm milletvekilleri AKP’den çıkacaktır. (Not, AKP’nin Posof ve Göle’den aldığı yüksek oylar nedeniyle HDP’nin yeni seçim çevresinde de şansı olmadığından hesaplamaya dahil edilmemiştir.)</p>
<p>Görüldüğü üzere gerrymandering oy sayıları değişmemesine rağmen seçim çevreleri üzerinde yapılan milimetrik hesaplamalarla avantaj elde edilmesidir. Tüm Türkiye’de bu ve benzeri uygulamalar yapıldığında meclis dağılımının değişeceği ve çoğulcu meclisten uzaklaşılacağı aşikardır. Ayrıca yine Ardahan genelinde oyların %37’sini alan bir partinin tüm milletvekillerini kazanması ve %63’lük kısmın temsil edilmemesi söz konusu olacaktır.</p>
<p>Kaynakça:</p>
<p>Kurşuncu Talip ve İsmail Safi (2019); <span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://dergipark.org.tr/tr/pub/iktisad/issue/40041/429002" target="_blank" rel="noopener">“Siyasal Partizanlığın Bir Göstergesi Olarak Seçim Hileleri Ve Türkiye&#8217;deki Bazı Uygulamaları</a>,”</span> <em>İktisadi İdari ve Siyasal Araştırmalar Dergisi</em>, Cilt 4, Sayı 86: 46-71</p>
<p>Tunç Hasan, Çıtlak, Erdoğan, Yurtlu ve Ölmez (2014); “Seçim Sistemleri ve Türkiye’de (Gerrymandering) Seçim Hilesi Uygulamaları,” Adalet Yayınevi, Ankara</p>
<p>Kırıt Emrah (2010),  <a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/885474" target="_blank" rel="noopener"><span style="color: #ff0000;">“Gerrymandering ve Demokratik Seçimler Üzerine,&#8221; </span></a>Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi,&#8221; Cilt 16, Sayı 12: 15-38</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/gerrymandering-uygulamasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Emile ya da Eğitim Üzerine 1762&#8221; Özet ve Değerlendirme</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/emile-ya-da-egitim-uzerine-ozet-degerlendirm/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/emile-ya-da-egitim-uzerine-ozet-degerlendirm/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2020 18:01:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Emile ya da Eğitim Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Emile ya da Eğitim Üzerine özet]]></category>
		<category><![CDATA[Emile yada Eğitim Üzerine pdf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=301</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="300" height="363" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283.jpeg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283.jpeg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283-248x300.jpeg 248w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283-180x217.jpeg 180w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283-267x322.jpeg 267w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>Kitabı Adı: Emile ya da Eğitim Üzerine Yazarı: Jean Jacques Rousseau Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları Baskı Yılı:2016 Sayfa Sayısı: 578 &#160; &#160; Emile- Ya da Eğitim Üzerine Özeti  Emile ya da Eğitim Üzerine- Birinci Bölüm: Doğuştan İlk Çocukluk Çağının Sonuna Kadar İnsan, dünyaya iyi olarak gelir. Ancak kendisi de dahil olmak üzere tüm canlıların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="300" height="363" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283.jpeg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283.jpeg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283-248x300.jpeg 248w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283-180x217.jpeg 180w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-e1597597977283-267x322.jpeg 267w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-302 alignleft" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/WhatsApp-Image-2020-08-16-at-19.42.30-248x300.jpeg" alt="" width="248" height="300" /></p>
<p><strong>Kitabı Adı:</strong> Emile ya da Eğitim Üzerine</p>
<p><strong>Yazarı:</strong> Jean Jacques Rousseau</p>
<p><strong>Yayınevi</strong>: İş Bankası Kültür Yayınları</p>
<p><strong>Baskı Yılı</strong>:2016</p>
<p><strong>Sayfa Sayısı</strong>: 578</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h1></h1>
<h1><strong>Emile- Ya da Eğitim Üzerine Özeti </strong></h1>
<h2><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine- Birinci Bölüm: Doğuştan İlk Çocukluk Çağının Sonuna Kadar</strong></h2>
<p>İnsan, dünyaya iyi olarak gelir. Ancak kendisi de dahil olmak üzere tüm canlıların ve cansız varlıkların temiz kalmasına izin vermez. Sıradanlıktan uzaklaşır. <span style="color: #ff0000;"><strong><em>“<u>her şey insanın elinde bozulur. İnsan bir toprağı başka bir toprağın ürünlerini beslemeye zorlar; bir ağacı başka: bir ağacın meyvelerini taşımaya zorlar.”</u></em> </strong></span>İnsan, kendini bilmeli ve kendi öz değerlerine göre yetişmelidir. Onun özündeki iyilik korunmalı ve bunun yıpranmasına engel olunmalıdır. Bu amaçla çocuk, toplumun ihtiyaçlarına göre değil, kendi ilgi ve yetenekleri dikkate alınarak büyütülmelidir. Çünkü insan dünyaya bazı yetenekleri ile birlikte gönderilir. Bunlara ek olarak çevremizin etkisiyle ve yaşadıklarımızın katkısı ile olgunlaşıyoruz.</p>
<p>Çocuktaki ilk eğitim en önemli olanıdır. İlk eğitim erkeklerin değil kadınların işidir. Tanrının sütü kadınlara vermesi bunun göstergesidir. Eğitiminizde Platon’un Devlet kitabından yararlanın. <em><u>“<strong><span style="color: #ff0000;">Bu kitap asla bir siyaset kitabı değildir. En güzel eğitim kitabıdır bu.”</span></strong></u> </em>Çocuk asker, hakim, savcı olmadan önce insan olmalıdır.</p>
<p>Doğuştan kendilerine verilen yeteneklerini geliştirmeleri ve değerlendirebilmeleri için onların kararlarına saygı duymalı ve özgürce hareket edebilmelerine izin vermeliyiz. Düzgün bir görünüme sahip olan çocuk, kundağa bağlanarak yapılmaz. Hayat nefesten ibaret değildir. <strong><span style="color: #ff0000;">“<em><u>Bir çocuğun uzuvlarını sıkan hareketsizlik, baskı kan dolaşımına zarar vermekten, bedendeki sıvı maddelere zarar vermekten başka bir işe yaramaz, çocuğun büyümesine, güçlenmesine engel olur ve beden yapısını bozar sadece.”</u></em></span> </strong>Yetenekleri kullanmak, alışkanlıkların farkında olmaktır. Alışkanlık, kişilik değildir. Çocuğu her şeyden sakınan anlayıştan uzak durmalıyız. Annelik hislerinde aşırılığı önlemeli, çocukları robot gibi düşünmemeliyiz. Çünkü ne kadar korumacı olursak olalım, çocuk istemediği acılarla tanışacaktır. Olumsuz olaylar onu güçlendirecektir.</p>
<p>Korumacı ailelerin daha çok fiziksel emarelere dikkat kesilirler. Ancak çocuklar için en tehlikeli olanı, psikolojik rahatsızlıklardır. Ailelerin çocuklara uygun olmayan seçimleri, ruhsal karmaşıklığın sebebidir. Çocuğu ümitsizliğe düşüren ve gelecek beklentisini yok eden odur. Doğa çocuklara oldukça iyi gelmektedir. İlk gelişimi zamanlarında temiz havanın katkısı büyüktür. Bu nedenle zaman oldukça onları temiz alanlara götürmeliyiz. Kalabalık yaşantının ruhlarında oluşturduğu enerji düşüklüğünü ancak öyle atlatabilirler. Bakınız,<a href="https://www.yasinalaca.com.tr/koro-filmi-bir-egitim-yapimi/">Koro</a> filminin ana karakteri Mathieu)</p>
<p>Eğitimde babanın da etkisi fazladır. Zenginlik, çocukların ihmal edilmesini gerektirmez, bahane de oluşturmaz. <strong><span style="color: #ff0000;"><em><u>Bir baba, dünyaya çocuklar getirdiğinde ve bunları beslediğinde görevinin sadece üçte birini yapmış olur. Türüne bireyler kazandırmak zorundadır, topluma toplumsal insanlar kazandırmak zorundadır, devlete yurttaşlar kazandırmak zorundadır. Bu üç borcunu da ödeyebilecek durumda olan ve ödemeyen her insan suçludur ve borcunun yansını ödeyen belki daha fazla suçludur. Babalık görevlerini yerine getirmeyenin baba olmaya hakkı yoktur kesinlikle.</u></em></span></strong></p>
<p>Anneler, çocuklarını her daim yanlarında tutma davranışından vazgeçmelidir. Hayatla tek başlarına da mücadele edebileceklerini bu şekilde öğrenirler. <span style="color: #ff0000;"><span style="color: #ff0000;"><b>“</b></span><em><u><span style="color: #ff0000;"><b>İnsanlar çocuklarını sadece korumayı düşünüyorlar; yeterli değildir bu: çocuklara yetişkin olduklarında kendilerini korumayı, kaderin darbelerine katlanmayı, sefalete de bolluk ve zenginliğe de meydan okumayı gerektiğinde İzlanda’nın buzları içinde ve Malta&#8217;nın yakıcı kayalarında yaşamayı öğretmek gerekir.”</b></span></u></em> </span>Ancak onlarla iletişimi de kesmemek gerekir. Onların konuşmaları, mimikleri, bakışları gibi her şeyi anneleri çözebilir. Bebeğin dişinin çıkması gibi fiziksel süreçler ile konuşma gibi bilişsel süreçlerde annenin rolü önemlidir. Çocuğun gelişimi sürecinden her şeyin zamanında yapılması, öğrenmelerin ve oyunların zamana yayılması yararlıdır. Çocuk gerçek anlamda bilgiyi kendisi yaşayarak öğrenir.</p>
<p>Çocuk, korktuğu nesnelerle yüzleşmelidir. Alışılagelmedik hayvan türlerine bile alışmalıdır. <em>“Çocuk küçükken ıstakoz görmeye alışırsa büyüdüğünde de her hayvana korkmadan bakabilecektir.”</em> Emile, silah sesine de alışmalıdır. O maskelerden korkmasın diye ona önce güzel maskeleri göstereceğim. Zamanla kötü maskelerle tanıştıracağım. <em><u>“<strong><span style="color: #ff0000;">Çocuğu yavaş yavaş o kadar hoş olmayan maskelere ve sonunda çok itici figürlere alıştıracağım”</span></strong></u></em></p>
<h2><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine-İkinci Bölüm: Konuşan Çocuk Çağı</strong></h2>
<p>Aileler çocuklara yaklaşırken soğukkanlı davranmalıdır. Çocuğun başına gelen olumsuz olaylarda panik yapmak, onun olaya bakış açısını daha da kötüleştirecektir. <span style="color: #ff0000;"><strong><em><u>“Düşerse, başında bir şişlik olursa, burnu kanarsa, parmağını keserse telaşla çevresinde dolaşacağıma hiç değilse bir an için sakin kalın. Yaralandığında ona sıkıntı veren, yaradan çok korkudur”.</u></em>  </strong></span>Unutulmamalıdır ki acılar, çocuk için gereklidir ve böyle gelişecektir. Çocuk hayatın gerçeklerini bilmeli, bu acıyı fark etmeli, ona hayallerden ibaret bir hayat gösterilmemelidir. Özgür bırakılan çocuklar kendini öldürmez, sakatlamaz.</p>
<p>Çocuk, orta mizaca sahip olmalıdır. Her şeye tamam diyen bir uysallık iyi değildir ancak her şeye karşı çıkan ve emredici kişiliğe sahip olmak da kötüdür. Her insan; birbirine ihtiyaç duyduğunu, beraber yaşamanın gerekli olduğunu ancak birinin emri altına girmenin yanlış olduğunu bilmelidir. Bu hem yetişkinler hem de çocuklar için böyledir.</p>
<p>Çocukların hareketlerine karışmak onun özgürlük alanını kısıtlar. Onu kendi halinde bırakmamız, büyüyüp gelişmesi için yeterlidir. Ayrıca çocuklar ağlayarak çeşitli şeyler ister. Ağlasa bile çocukların her isteğine olumsuz cevap verilmemelidir. Bu onların şımarmasına ve dolayısı ile hayatlarının mahvolmasına neden olur. <em><u><strong><span style="color: #ff0000;">“Ağladığı müddetçe yanına hiç sokulmam; susar susmaz yanma giderim. Ve kısa süre sonra beni çağırma biçimi susmak olur ya da olsa olsa tek bir çığlık olabilir.</span> </strong>“</u></em> Bu nedenle onların isteyip istemediğine değil, ihtiyacı olup olmadığına bakmalıyız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><em><u>“Çocuğunuzun isteğini istediği için değil ihtiyacı olduğu için yerine getirin. Böylece itaat etmek ve emretmek sözcükleri, ayrıca ödev ve zorunluluk sözcükleri de silinecektir sözlüğünden; ama güç, gereklilik, yetersizlik ve zorunluluk sözcükleri yerlerini korumalıdır bu sözlükte.” </u></em></strong></span>İsteklerinin ne ölçüde makul olduğu değerlendirilmeli, uygun olmayan istekler karşısında net bir tavır sergilenerek bunun olmayacağı bildirilmelidir. <strong><em><u><span style="color: #ff0000;">“Reddetme konusunda aşırıya kaçmayın ama, reddettiğinizde de kesinlikle geri dönmeyin.”</span> </u></em></strong>İstekler geçiştirilmemeli, karar ne ise ötelemeden uygulanmalıdır.</p>
<p>Henüz bu dönemde çocuğa analiz, muhakeme, mantık gibi becerileri yüklemeye çalışmayın, böyle bir yetenek de beklemeyin. Bununla bağlantılı olarak onları zararlı alışkanlıklardan korumanın yolu onlara açıklama yapmak, anlatmak, çözümleme yapmalarını beklemek değildir. Vakitlerini değerlendirebilecekleri, dikkatlerini çeken başka bir alana yönlendirmeliyiz.<strong><span style="color: #ff0000;"> <em><u>“Emile ’in ne özel bir yastığı ne sepet arabası ne korkuluğu ne de normal bir arabası olacaktır, Çocuk havasız bir odada pinekleyeceğine her gün açık havaya çıkarılmalıdır. “ </u></em></span></strong>Bu yaşlarda bilgiye yoğunlaşma büyük hatadır. Bu öğrencinin bıkmasına ve kendisini yeni öğrenmeler bakımından kapatmasına neden olur. Eğitimler yaşa uygun olmalıdır. <span style="color: #ff0000;"><strong><em><u>“Bütün çocuklara Lafontaine’in fablları öğretiliyor ama hiçbiri anlamıyor bunları; çünkü bu fabllardaki ahlak dersi yaşlarına göre o kadar karışık ve orantısızdır ki onları erdemden çok ahlaksızlığa götürür.”</u></em></strong></span></p>
<p>Öğretmen öğrenci ilişkisi önemlidir. Öğretmen; sade, doğal, kendine güvenen, dersleri örneklerle zenginleştiren, tutamayacağı sözleri vermeyen, verdiği sözleri de yerine getiren bir kişi olmalıdır. <span style="color: #ff0000;"><strong><em><u>“Onlara kesinlikle hiçbir emir vermeyin, kesinlikle hiçbir konuda emir vermeyin. Hatta onların üstünde en küçük bir nüfuzunuz olduğunu bile hissettirmeyin. Sadece kendisinin zayıf, sizin güçlü olduğunuzu bilsin.”</u></em></strong></span></p>
<p>Çocukların oynamasına izin verilmeli, öğrenmeye karşı istekleri arttırılmalı, uyku sürelerine dikkat edilmeli ve her türlü deneyime açık olmaları sağlanmalıdır. Nitekim bu kurallara riayet edilerek yetiştirilen Emile; cömert, paylaşımcı, dirayetli, vicdanlı, mütevazi, soğukkanlı bir kişiliğe sahip olmuştur. <strong><span style="color: #ff0000;"><em><u>“Çocuğunuz dokunduğu her şeyi bozuyor ya da kırıyor: hiç kızmayın; bozabileceği ya da kırabileceği şeyleri uzak tutun ondan. Kullandığı mobilyaları kırıyor: yenilerini koymakta hiç acele etmeyin; mahrumiyetin acılarını ve sıkıntılarını çeksin. Odasının camlarını kırıyorsa gece gündüz rüzgar altında kalsın. Nezleye tutulacağından endişe etmeyin; deli olacağına nezle olsun daha iyi”</u></em></span></strong></p>
<h2><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine-Üçüncü Bölüm: İlk Gençlik Çağı</strong></h2>
<p>İnsanın zekası sınırlı olduğundan, diğer insanların becerilerini fark edemeyebilir. 13 yaşlarında olan çocuk; dış dünyaya karşı oldukça ilgilidir, meraklıdır, gözlemcidir. <strong><span style="color: #ff0000;"><em><u>“Havadan ve mevsimlerden çok az etkilenir ve doğuştan getirdiği sıcaklık giysi yerine geçer ve iştahı da çeşnilerin yerini tutar” </u></em></span></strong>Bu dönemdeki yaşantıları onların gelecekteki durumlarını etkiler. O yüzden yaşanacaklara karşı çocuklar uyarılmalı, zor bir durumla karşılaştığında nasıl davranması gerektiği yönünde rehberlik etmeliyiz.</p>
<p>Bu dönem hatalar olabilir, ebeveyn ve eğitimciler olarak hatalara karşı daha sakin kalmalı, sert tavırlar yerine kendi kendine yanlışın ne olduğunu anlaması için yeterli zaman verin. Eğer çocuk yaptığı hatayı kendisi fark etmez ve sizin eleştirinizle irkilir ise onun yanlış olduğunu asla özümseyemez. Çocuk neyi seviyor ve neye ilgi duyuyorsa onu yapsın, Bir konuda onları zorlamamalıyız. Çünkü zorlama çocuğu yorar ve dikkatini verimli kullanmasına engel olur.</p>
<p>Çocuğa öğretilecek şeylerin yaşına ve yeteneğine uygun olmasına özen gösterin. Onun bilginin gerçeğiyle tanıştırın. Güneşin doğduğunu, kutupları, basit fizik kurallarını görerek öğrensin. <strong><span style="color: #ff0000;">“<em><u>Çocuğa kesinlikle anlayamayacağı şeyler söylemeyin. Betimleme, belagat, mecaz, şiir kesinlikle gerekli değildir çocuğa.” “Şehirden ormana bakıp astronomi öğretmektense ormanın içine girip, kaybolup gölgelerden ormanın güneyindeki şehre ulaşmak daha öğreticidir.”</u></em></span></strong></p>
<p>Çocuklara fayda, toplumsal bağ, meslek grupları gibi konularda yeterince bilgilendirin. Zamanını iyi değerlendirmesi için uğraş verin. Artık fikirleri analiz edebilme ve karşılaştırabilme yeteneğine sahiptir. Bu gücünde yararlanarak bilişsel anlamda kendini geliştirmesini sağlayın. <span style="color: #ff0000;"><strong><em><u>“Çocuklardan, belli belirsiz bir biçimde kendi iyilikleri için olduğu söylenen şeyleri yapmalarını beklemek aptalca bir tavırdır, çünkü onlar bu iyiliğin ne olduğunu bilemezler.”</u></em></strong></span></p>
<h2><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine- Dördüncü Bölüm: Buluğ </strong></h2>
<p>Kişiliğin oluşma evresidir<strong>.</strong>  Çocukluk bitmek üzere olduğunda çeşitli krizler ve buhrana görülebilir. Bunlar anlık olarak değerlendirilse bile etkileri gelecek yıllarda sürer. Çocuğun mizacında belirgin değişimler görülür. Sinirlilik, taşkınlık, hassasiyet, sebepsiz üzgünlük, kendisini yalnız hissetme, değersiz görme gibi ruhsal değişimler yaşanır. <span style="color: #ff0000;"><strong> <em><u>“İçi sürekli kaynar ve neredeyse disiplin altına alınamaz. Kendisini yatıştırmak isteyen sesi duymaz: kükreyen bir aslan olur; rehberini tanımaz, yönetilmek istemez artık kısacası.”</u></em></strong></span></p>
<p>Fiziksel anlamda farklılaşma meydana gelir. <em><u>“<span style="color: #ff0000;"><strong>yanaklarında biten yumuşak ve seyrek tüyler esmerleşerek olgunlaşırlar. Sesi değişir”</strong></span></u></em> Eğitimcinin tam da bu krizlerin yaşandığı dönemlerde tetikte olması ve kontrolü elinde tutması gerekmektedir. <span style="color: #ff0000;"><strong><em><u>“Cevaplarınız her zaman ciddi, kesin, kısa ve duraksamalara meydan vermeyecek şekilde olmalıdır. Doğru olmaları gerektiğini söylemeye bile gerek duymuyorum.”</u></em></strong></span></p>
<p>Çocuk, çevresi ile iletişime geçtikçe kıskançlık, kin, hırs, aldatma, yalan, haşinlik gibi sıfatlar edinir. İnsanın doğuştan gelen iyilik halinin devam etmesi, ihtiyaçların az olması halinde devam eder. Ancak çocuklar sosyal çevrelerinden alışkanlıklar edinirler. Büyüklerinin yalan söylediğini gören çocuklar yalan söyleyebilir. Bu nedenle onların çevresindeki insanların buna uyup uymadıklarından emin olunmalıdır. <em><u>“<strong><span style="color: #ff0000;">Çocukların masumiyetlerinin korunması için tek yol vardır bence; çevresindekilerin onlara saygılı olmaları ve onları sevmeleri. Aksi taktirde bütün yapay tavırlar eninde sonunda kendilerini yalanlayacaktır”</span></strong></u></em></p>
<p>Çocuğa, karşı dürüst olunmalıdır. Bir bebeğin nasıl dünyaya geldiği yönündeki soruş en çok karşılaşılan sorulardandır. Çocuk merak etmektedir ve bilgiyi araştırmaktadır. Bir annenin “anneler çocuklarını işiyorlar” şeklinde sözü en azından çocuğun cevap ihtiyacını karşılamaktadır. İleride mutlaka öğrenecekleri bir şey için onları susturmak nafiledir.</p>
<p>Eğitimi ideal bir şekilde olmuş bir genç için dostluk, aşktan önce gelmelidir<em><u>. <span style="color: #ff0000;"><strong>“Erken dönemde yozlaşan, bozulan ve kadınlara ve sefahate teslim olan gençlerin insanlık duygularından uzak ve merhametsiz olduklarını her zaman gözlemlemişimdir…”</strong></span></u></em></p>
<p>Çocuk, çevresinden görerek bazı duyguları edinir. Çocuğun kendisininkilere benzer acılarla boğuşan insanların olduğunun bilmesi onun merhametli, sevgi dolu, vicdanlı olmasını sağlar<em><u>. <span style="color: #ff0000;"><strong>“İnsanın doğasında kendini kendisinden daha mutlu olanların yerine koyması diye bir şey yoktur, sadece kendilerinden daha fazla yakınanların yerine koyarlar.”</strong></span></u></em>  Ancak süreli benzer acıları çeken kişiler gösterilirse bu çocukta duyarsızlığa neden olur, bu yüzden ara sıra tanık olması daha iyidir. <span style="color: #ff0000;"><strong><em><u>“Dolayısıyla öğrenciniz insanın kaderini ve insanların sefaletlerini tanısın ve bilsin; ama çok sık tanık olmasın bunlara.” </u></em></strong></span>Bu yaşta çocuklara yaparak yaşayarak öğretin, nutuklardan uzak durun. Teorik bilgilerden kaçının. Onların yetişkinliğe vardığını unutmayın, çocukmuş gibi davranmayın. Eski yaşantılar ile yeni yaşantılar arasında köprü kurmayı, kötü alışkanlıkları terk edip iyi alışkanlıkları devam ettirmeyi öğretin.</p>
<h2><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine-Beşinci Bölüm: Genç Adam- Hayata Giriş</strong></h2>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><em><u>“</u></em><em><u>Şimdi gençlik çağının son dönemine girmiş bulunuyoruz. Ama henüz çözüm noktasına gelmedik. Erkeğin yalnız olması iyi değildir. Emile erkektir; ona bir eş bulacağımızı vaat ettik, bulmamız gerekir Bu eş Sophie’dir. “</u></em></span></strong></p>
<p>Erkek, yaşamın birkaç evresinde erkek olmakla yükümlüdür. Ancak kadın, gençlik dönemini geçirdikten sonra hep kadındır. Kadın güzel görünmek ister süslere meraklıdır. Bebeklerle oynar, kıyafetini değiştirir. Kadın sadakatli, mütevazi, saygılı, vicdanlı olmalı ve çevresinde de böyle bilinmelidir. Erkek kendi başına yaşayabilirken, kadının hayatına devam etmesi bir erkeğin bulunmasına bağlıdır. Kadınlar Spartalı kadınlar gibi kudretli bir kişiliğe sahip olmalıdır.</p>
<p>Kadınların ön planda tutulan özelliği uysallıklarıdır. Bu nedenle kadın her şeyden önce kendi yapısından dolayı uysallığı öğrenmelidir. Haksızlıklara karşı susmayı, katlanmayı, itaati önemlidir. Onların münasebetsiz sorularına karşı çok sert bir tepki verilmelidir. Kadınlar, kocalarının dinlerinden olmalıdır.  Kadın dış dayatmalara göre değil, kendi zevklerine göre giyinebilmelidir.  <span style="color: #ff0000;"><em><strong>“<u>Kızlar kendilerine tanınan özgürlüğü her zaman suiistimal ederler; her şeyde ifrata kaçtıklarından oyunlarda da erkek çocuklardan daha fazla taşkınlık gösterirler; bu da sözünü ettiğim sakıncalardan ikincisidir. Kızların bu taşkınlığının dengelenmesi gerekir çünkü kadınlara özgü birçok kusurun tek nedeni budur.” </u></strong></em></span></p>
<p>Kadınlarda kimsenin sonradan öğrenemeyeceği, onlara doğuştan verilen kandırma, hazırcevap, hızlı kavrama ve detaylı inceleme gibi özellikler mevcuttur. <span style="color: #ff0000;"><strong><em><u>“kadının o iki erkeği aldatma konusunda göstereceği beceriye hayran olursunuz … onları öyle bir hale getirir ki her biri ötekine güler. Bu kadın her birine aynı güveni verseydi ve her biriyle aynı şekilde samimi olsaydı, bunlar onun eğlenceleri olabilir miydi? Her ikisine de eşit davransaydı kendi üzerinde aynı haklara sahip olduklarını göstermiş olmaz mıydı?”</u></em> </strong></span>Kadınların ahlaklı olması, onların ahlakı öğrenmeleriyle değil, ahlaktan yarar sağlamaları ile mümkündür.</p>
<p>Emile ile babası, uygun bir gelin adayı için çıktıkları yolda, yağmurlu bir günde, Sophie ile karşılaşırlar. Sophie, kadında olması gereken tüm özellikleri barındırmaktadır. Sophie özenle büyütülmüştür, karakteri iyidir, hassastır, duyarlıdır, süslenmeyi sever, biçki ve dikişi erinde anlar, dine inanır, güzel değildir ama etkileyicidir. Emile, Sophie’ye aşık olur ve evlenirler. Bu mutluluklarının devam etmesi, evli iken aşklarını sürdürmeleridir.</p>
<p>Evlilik ebeveynlerin rehberliğinin de sona ermesi demektir. Çünkü artık rehberlik görevini eşler yürütecek ve birbirlerine destek olacaklardır. Erkek kadından üstün olmalıdır, evde ise hükümranlık sürmelidir. <em><u>“<span style="color: #ff0000;"><strong>Erkek kendinden aşağı bir kadınla evlenirse doğal düzen ve sivil düzen uyuşur ve her şey yolunda gider. Tersine kendinden yüksek biriyle evlenirse erkek kendi hakkı ve kadına karşı minnettarlığı arasında kalır, nankör olur ya da hor görülür.”</strong></span></u></em></p>
<p>Kitabın özeti ile ilgili Abdullah Köktürk&#8217;ün Academia&#8217;daki çalışmasını önemli buluyorum ve incelemek isteyenler için <a href="https://www.academia.edu/4658258/Emile_ya_da_E%C4%9Fitim_%C3%9Czerine_Kitaptan_%C3%BCzerini_%C3%A7izdiklerim_" target="_blank" rel="noopener">buraya</a> bırakıyorum.</p>
<h2><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine-Değerlendirme:</strong></h2>
<p><img loading="lazy" class="alignleft wp-image-304 size-medium" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Emile-Ya-Da-Egitim-Uzerine.-300x212.jpg" alt="Emile ya da Eğitim Üzerine" width="300" height="212" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Emile-Ya-Da-Egitim-Uzerine.-300x212.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Emile-Ya-Da-Egitim-Uzerine..jpg 640w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine, </strong>çocuk eğitimi üzerine ailelere temel prensipler vermeyi amaçlamaktadır. Çocuğu bir deney malzemesi gibi düşünerek tüm doğru ve yanlışları ailelere göstermeyi amaçlamaktadır. Bu bakımdan kitap belli düşünce kalıpları üzerine inşa edilmiştir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong> çocukluk döneminin özel oluşuna vurgu yapmaktadır. Çocukluk dönemi, kendi özellikleri olan ve kendi içerisinde yaşanılması gereken bir dönemdir. Aileler, çocukluk dönemini dizayn ederken çocuğun geleceği üzerinden hareket etmemeli, öncelikle onun çocukluğunu gerektiği gibi yaşamasını sağlamalıdır.</li>
<li>Aileler çocukluk döneminin ne kadar önemli olduğunu bilmeli ve ona göre davranmalıdır. Bu dönemin fiziksel, psikolojik ve sosyolojik olarak en önemli gelişim evresi olduğu unutulmamalı, çocuğun varoluş sürecine katkı sunulmalıdır.</li>
<li><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong>, ahlaki eğitime yaş sınırı çizmektedir. 12 yaşına kadar çocukta ahlak gelişimi başlamadığından bu yaşa kadar ahlak eğitimi verilmemelidir. Çünkü çocuk bu dönemde kendisine verilen bilgiyi doğrudan taklit edecek; anne, baba ya da öğretmenin ahlaki yargısını olduğu gibi kabul edecektir. Ne yazık ki bu durumda çocuğun bireysel ahlaki değerleri oluşmayacaktır.</li>
<li><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong>; yaparak ve yaşayarak öğrenme modelini baz almaktadır. Ona göre toplum ve olguların yanısıra doğa da en önemli öğreticilerden birisidir. Öğretmen, eğitimin önemli bir parçası olmasına rağmen komuta tamamen onda olmamalıdır. Rehberlik yapmalı, çocukların kendi kendine kavraması amaçlanmalıdır.</li>
<li><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong>, çocukluk dönemini kendi içerisinde dört döneme ayırmakta ve ön çocukluk, çocukluk, ön ergenlik ve ergenlik olarak sıralamaktadır. Her dönemin kendi nitelikleri vardır ve aileler buna uygun davranmalı ve teşvik edici olmalıdır.</li>
<li>Çocuğun içerisinde bulunduğu topluma aidiyet duygusu hissetmesi önemlidir. Sosyal ve toplumsal sorumluluklar almanın gerekliliğini bilmelidir. Ülkesinin değerlerini bilmeli, gerektiğinde uluslararası yolculuklar yaparak değerlerini kıyaslayabilmelidir.</li>
<li><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong> kitabının temel felsefelerinden birisi de din seçiminin çocuğa bırakılmasıdır. Çocuğa küçük yaştan itibaren din dayatılmamalı, din eğitimi verilmemeli, uygun yaşa geldiğinde önündeki seçeneklere göre kendisi karar verebilme özgürlüğüne sahip olmalıdır.</li>
</ol>
<p><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong> kitabının beni en fazla etkileyen bölümü ilk bölümü oldu. İlk çocukluk dönemini konu alan ve eğitimin başlangıcını içeren görüşler oldukça ilgi çekiciydi. Bunları şöyle sıralayabilirim:</p>
<p><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong> çalışmasının birinci bölümünde öncelikle her insanın kendisine has özelliklerinin olduğuna ve hayatı bunun üzerine inşa etmenin gerekliliğine vurgu yapılıyor.</p>
<blockquote><p><em><strong><span style="color: #ff0000;">Bir ağacın başka bir ağacın meyvesini taşıması metaforu ile vurgulanan bu hususla, çocukların ilgi ve yetenekleri dışındaki şeylere zorlanmasının onu bozduğu belirtiliyor.</span> </strong></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Burada bireysel farklılıkların önemine değindiğini düşünüyorum. Dünyamız, farklılıklarla birlikte güzel ve eğitim herkesin benzeşmesi üzerine değil farklılıkların zenginlik olduğunun fark edilmesi üzerine kurgulanmalıdır.</span></p></blockquote>
<p>Yazar anne ve baba rollerinin ilk çocukluk dönemindeki etkisi üzerinde duruyor. Hem annenin hem de babanın rollerinin nasıl olması gerektiğine ve çocukla kurulan bağın onun eğitim hayatını nasıl etkilediğini anımsatıyor. Bu kısmın John Bowlby’nin bağlanma kuramı ile ilgili olduğunu düşünüyorum. <strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong> kitabındaki <span style="color: #ff0000;"><strong><em>&#8220;çocuğun hangi şartlarda ebeveynlerine güvenebileceği ve sağlıklı iletişim geliştirileceğine&#8221;</em> </strong></span>dair açıklamaların önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü sağlıklı bir bağlanma yaşamayan bireyler; ilerleyen zamanda çevre duyarlılığı, ilgiyi keşfetme, bağımlı olma gibi konularda dezavantajlı olmaktadır.</p>
<p>İlk bölümün benim için önemli olan kısımlarından birisi de korumacı aile yapısıdır. Buradaki anlatımları mesleki gelişim kuramcılardan Ann Roe’nun aile yapıları ile ilişkilendirdim. Korumacı aile, çocukların meslek seçiminde kendi isteklerini ikinci plana atmasına, ödül odaklı mesleklere yönelmesine sebep olmaktadır. Bu da ne yazık ki onların iç dinamiklerinin yeterli şekilde kullanılmaması anlamına gelmektedir. Çünkü kendi ayakları üzerinde duramayan bağımlı gençler, ilk başarısızlıkta karamsarlığa bürüneceklerdir.</p>
<p><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine,</strong> ilk bölümde çocuklara verilen özgürlük konusu ile de dikkat çekiyor<strong>. </strong>Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramına paralel açıklamalar içeriyor. Çünkü anne ile bağ kuramayan çocuklarda güvensizlik oluşmaktadır. Yazarın da dediği gibi çocuklar kısıtlanmamalıdır. Bu onlarda suçluluk duygusunu doğurur ve yaratıcılıklarını etkiler. Yaptıkları ve sordukları karşısında utanç duymaları, onu yeni yaşantılar konusunda geri çeker. Çocuğun üretkenliğini etkileyen bu durumlara ısrarla vurgu yapılmasını değerli buluyorum.</p>
<p><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong>, çocuğun sosyal çevre içerisinde öğrenmesine vurgu yapıyor, korkular ve acılara karşı aşamalı duyarsızlaştığını belirtiyor. Birinci bölüm çocuk gelişimi ekseninde benim dikkatini çekmektedir. Gerçekten de ülkemizde böcekler, yılanlar, köpekler gibi canlı varlıklar, çocukları korkutmak için kullanılmakta ya da çocuklar onlardan uzak tutulmaktadır. Bu durum çocuğun doğa sevgisine zarar vermekte, bazen de onları fobi edinmelerine neden olmaktadır. Çocuklar kendi başlarına bir korku ile karşılaştıklarında ne yapacaklarını bilememektedir. Bu nedenle çocukları olağan varlıklara karşı duyarlı yetiştirme tavsiyesini mantıklı buluyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong> yazarı Jean Jacques Rousseau kendi düşüncelerini ortaya koymasına rağmen  birçok farklı yaklaşımdan etkilenmekte ve onlara katkı sunmaktadır. Özellikle birinci bölüm birçok akımdan izler taşımakta ve bir nevi derleme görevi üstlenmektedir. Bu nedenle Emile ya da Eğitim Üzerine kitabının birinci bölümünün en değerli kısım olduğunu düşünüyorum. Çünkü <strong>Emile ya da Eğitim Üzerine</strong> çalışmasının ilk bölümü, <span style="color: #ff0000;"> çocuklara yönelik davranışlar bakımından Adler’i, çocukluk yaşantılarının önemi bakımından Freud’u, yeteneklere vurgu yapması bakımından Daniel Golman’ı, yaparak yaşayarak öğrenme stratejisi bakımından modern eğitim sistemlerini, John Dewey temelli eğitim sistemini, doğa ile iç içe olma bakımından Köy Enstitülerini hatırlatmaktadır.  </span></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/emile-ya-da-egitim-uzerine-ozet-degerlendirm/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Truman Show ve Sosyal Psikoloji</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/truman-show-ve-sosyal-psikoloji/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/truman-show-ve-sosyal-psikoloji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2020 09:44:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal baskı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal beğeni]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Truman Show]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=290</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1687" height="1073" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor.png" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor.png 1687w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-300x191.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-1024x651.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-768x488.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-1536x977.png 1536w" sizes="(max-width: 1687px) 100vw, 1687px" /></div>Truman Show ve Sosyal Psikoloji Truman Show filmi bize yaşadığımız dünyanın çoğunlukla sahtelik barındırdığını anlatıyor. Kullandığımız ilaçlar, yiyecekler, içecekler, giyecekler, sevgiler… Aslında hepimiz birer Truman’ız. Truman Show programındaki kurmaca ve yalanlarla biz de her gün karşılaşıyoruz. Bazen görmezden geliyor, bazen de içimize atıyoruz. Bilinçaltımıza verilen mesajlar ile korkular ediniyoruz, bazı çekincelere sahip oluyoruz. Hatta bazı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="1687" height="1073" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor.png" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor.png 1687w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-300x191.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-1024x651.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-768x488.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-1536x977.png 1536w" sizes="(max-width: 1687px) 100vw, 1687px" /></div><p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-270 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-sosyal-uyum-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-sosyal-uyum-300x169.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-sosyal-uyum.jpg 512w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<h1><strong>Truman Show ve Sosyal Psikoloji</strong></h1>
<p><strong>Truman Show</strong> filmi bize yaşadığımız dünyanın çoğunlukla sahtelik barındırdığını anlatıyor. Kullandığımız ilaçlar, yiyecekler, içecekler, giyecekler, sevgiler… Aslında hepimiz birer Truman’ız. <strong>Truman Show</strong> programındaki kurmaca ve yalanlarla biz de her gün karşılaşıyoruz. Bazen görmezden geliyor, bazen de içimize atıyoruz. Bilinçaltımıza verilen mesajlar ile korkular ediniyoruz, bazı çekincelere sahip oluyoruz. Hatta bazı beğenilerimizde bile çevremizden etkileniyoruz. Sürekli izleniyoruz, mücadele ediyoruz, ama istediğimiz mutluluğa ulaşamıyoruz.</p>
<p><strong>Truman Show’u </strong>ikinci izleyişimde Truman’laşan bir hayata sahip olduğumuzu daha fazla düşünmeye başladım. Evet, hepimiz Truman Burbank’ın kopyasıyız. Her tarafımızı saran kameralarla yaşıyoruz. Başkalarının istedikleri gibi yaşıyor, onlar hoşlansın diye hareket ediyoruz. Kazanmak için çok çaba sarf ediyor, ancak kazandığımız cüzi maaşları kapitalist düzene geri gönderiyoruz. Hatta çoğu zaman kazandıklarımızla geçinemiyor, birçok şeyden de feda ediyoruz. (Geleceğimizden de…). <strong>Truman Show</strong> adasında değiliz belki ama dünyada da ondan farklı bir yaşam bulamıyoruz.</p>
<h2><strong>Truman Show ve Sosyal Baskı </strong></h2>
<p>Truman’ın hayallerine karşı verilen olumsuz tepkilerde gerçek hayatta yaşadığımız sosyal baskıyı görüyoruz. Truman, sorunsuz bir hayat sürmesine rağmen hayatında eksik kalan yanlar olduğunu düşünüyor ve bunlar zaman zaman açığa çıkarak Truman’ı huzursuz ediyor. Fuji adalarına gitmek, çocuk yapmak gibi hayaller, sosyal çevresi tarafından kontrol ediliyor. Her şeyini paylaştığı arkadaşı, eşi, öğretmenleri ve iş arkadaşları tarafından bunların imkansızlığı üzerine öğütler veriliyor.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-273 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-300x208.png" alt="" width="300" height="208" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-300x208.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-1024x710.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-768x533.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-1536x1066.png 1536w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji.png 1551w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Bunun üzerine Truman’ın genellikle geri adım atması (filmde yer almayan 30 yıllık yaşantıyı da düşünürsek) “sosyal beğenilirlik” ilkesi ile açıklanıyor. Zira Truman, çevresi tarafından onay verilmeyen davranışları yapmaktan çekiniyor. Ve bunun sonucu olarak uyma davranışı gerçekleşiyor. Onların dışlayacağı davranışlardan uzak duruyor ya da o davranışlar gizleniyor)</p>
<h2><strong>Truman Show ve Uyma Davranışı </strong></h2>
<p><strong>Truman Show, </strong>uyma davranışının sonuçlarına da değiniyor. Uyma davranış göstermek ve uyumlu bir kişilik sergilemek sorunsuzdur. İstenilmeyen ya da onaylanmayan bir davranışı göstermek ise katlanılmaz acılar verebiliyor. Hayatını sorgulamayan Truman’ın sosyal hayatta hiçbir sorunu bulunmuyor. Her şey “tıkırında” gidiyor, seviliyor ve saygı görüyor. Ancak istenilmeyen davranışlar sergilemeye başladığında dayak yiyor, suni dalgalara maruz bırakılıyor, eşi tarafından terk ediliyor ya da çeşitli engeller ile karşılaşıyor.</p>
<h2><strong>Truman Show ve Aykırı Düşünceler </strong></h2>
<p><strong>Truman Show, </strong>Burbank’ın tek aşkı Slyvia karakteri üzerinden önemli bir sosyal psikoloji mesajı veriliyor. Hiç kimse Truman’a gerçeği söyleme gereği duymazken bunu ilk dile getiren Slyvia, derhal yapımcılar tarafından kaçırılıyor ve “akıl hastası” muamelesi yapılıyor. Truman da Slyvia’nın dedikleri üzerinde düşünmüyor ve hayatına devam ediyor. <strong>Truman Show, </strong>burada toplumun genelinin inandığının dışında bir şey söyleyen kişilerin durumunu resmediyor. Gerçekten de mantıklı bulmadığımız ya da aşırı uç gelen düşünceler üzerinde çok durmuyoruz. Hatta menfaatlerimiz doğrultusunda bazen bunu dile getirenlere acımasıza davranıyoruz. Çıkıntılık yapanları sevmiyoruz, Truman’da olduğu gibi bize pusula olacak o ayrıntıları da kaçırabiliyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-293 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Herkes-Rol-Yapıyor-300x220.png" alt="" width="300" height="220" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Herkes-Rol-Yapıyor-300x220.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Herkes-Rol-Yapıyor-1024x751.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Herkes-Rol-Yapıyor-768x563.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Herkes-Rol-Yapıyor-86x64.png 86w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Herkes-Rol-Yapıyor.png 1456w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>Truman Show,</strong> sonunda çevremiz tarafından bize çizilen sınırlar oldukça güzel ifade ediliyor. Yelkenlisi ile açılan Truman en sonunda bir duvara çarpıyor ve incelediğinde denizin ortasının sahte bir gökyüzü görüntüsü ile kaplandığını fark ediyor. Yine de pes etmiyor ve çıkışı buluyor. Aslında <strong>Truman Show</strong> gerçek hayattan kopya çekiyor. Elalem ne der şeklindeki bir yaklaşım ile kendimize sınırlar çiziyoruz ve kim tarafından çizildiği belli olmayan sınırları kabul ediyoruz. İnançlar ya da toplumsal normlar bize bir düzeni getirse de içsel enerjimize göre hareket edersek daha fazla mutlu olacağımız gerçeğini unutmayalım. Tabi başkasının özgürlüklerini ihlal etmeden…</p>
<h2><strong>Truman Show ve Sosyal Korkular</strong></h2>
<p><strong>Truman Show </strong>filminde gayet başarılı işlenen bir durum da bazı korku ve çekincelerin yapay oluşudur. İnsan sosyal bir varlıktır ve sosyal olarak birçok şeyi öğrenir. Babasını kaybeden Truman’ın denizden korkması ve zaman zaman bu korkunun ona hatırlatılması en önemli örnektir. Buna uçak yolculuğu yapmak isteyen Truman’a gösterilen afişler de dahildir. Bunlar hep zihnimizde yer ediniyor ve bizim düşüncelerimizi etkiliyor. <strong>Truman Show</strong>, yapay korkular ve sınırlar konusunda <span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://biacaip.com/bilim-tarihinin-en-korkunc-deneylerinden-biri-kucuk-albert-deneyi/" target="_blank" rel="noopener">Watson&#8217;ın Küçük Albert deneyini</a> </span>hatırlatıyor. Sevebileceğimiz birçok şeyden kaçar duruma nasıl gelebileceğimizi,  hayatımızın toplumsal etkenlerle nasıl berbat edilebileceğini bir kez daha gösteriyor.</p>
<p>Konfüçyus; “Ne kelimeler ne de kanunlar; dünyayı yöneten, işaretler ve sembollerdir” diyor. <strong>Truman Show, </strong>inandığımız değerleri Konfüçyan bir bakış açısı ile sorgulatıyor. Filmin çeşitli noktalarına yerleştirilen semboller ve sözler ile mesajlar veriliyor:</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-291 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sınırlarını-Bilmelisin-300x155.png" alt="" width="300" height="155" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sınırlarını-Bilmelisin-300x155.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sınırlarını-Bilmelisin-1024x529.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sınırlarını-Bilmelisin-768x397.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sınırlarını-Bilmelisin-1536x794.png 1536w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sınırlarını-Bilmelisin-1130x580.png 1130w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sınırlarını-Bilmelisin.png 1540w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>Truman Show</strong> filminin bu karesinde çevresine ilgi duyan ve kayalıklara çıkan Truman, babası tarafından durduruluyor ve sınırları aştığı söyleniyor. Truman&#8217;ın girişimci ruhu zedeleniyor, özgüveni kırılıyor.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-292 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Kaşif-Olmak-İstiyorum-300x189.png" alt="" width="300" height="189" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Kaşif-Olmak-İstiyorum-300x189.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Kaşif-Olmak-İstiyorum-1024x645.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Kaşif-Olmak-İstiyorum-768x484.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Kaşif-Olmak-İstiyorum-1536x968.png 1536w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Kaşif-Olmak-İstiyorum.png 1708w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Truman&#8217;ın azmini kıran ve onu sınırlandıran bir başka <strong>Truman Show</strong> sahnesi ise  okulda geçiyor. Truman öğretmenine kaşif olmak istediğini söylüyor. Ancak öğretmeni derhal dünya haritasını gösteriyor ve &#8220;çok geç kaldın, keşfedilecek bir yer kalmadı&#8221; diyor. Küçük Truman&#8217;ın hayal kırıklığı gözlerinden okunuyor.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-294 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Yolculuk-Tehlikeleri-300x225.png" alt="" width="300" height="225" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Yolculuk-Tehlikeleri-300x225.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Yolculuk-Tehlikeleri-1024x767.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Yolculuk-Tehlikeleri-768x575.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Yolculuk-Tehlikeleri-86x64.png 86w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Yolculuk-Tehlikeleri.png 1426w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Seyahat acentasına giden Truman&#8217;a posterler aracılığıyla mesaj veriliyor. Bu <strong>Truman Show</strong> posterinde yolculuk esnasında terör saldırısı olabileceği, hastalık bulaşabileceği, vahşi hayvanların saldırabileceği ya da sokak serserilerinin saldırabileceği belirtiliyor. Dolayısı ile Truman&#8217;ın bilinçaltına yolculuk tehlikeli mesajı gönderiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" class="wp-image-295 size-medium aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-300x191.png" alt="Truman Show ve Yapay Korkular" width="300" height="191" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-300x191.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-1024x651.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-768x488.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor-1536x977.png 1536w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Uçağa-Yıldırım-Çarpıyor.png 1687w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>Truman Show</strong> filmindeki bir başka posterde  ise Truman&#8217;ın göreceği bir şekilde uçak kazası vurgusu yapılıyor. Uçağa yıldırım düştüğüne dair görselin altında &#8220;sizin de başınıza gelebilir&#8221; yazıyor.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-296 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Karısı-300x217.png" alt="" width="300" height="217" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Karısı-300x217.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Karısı-1024x742.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Karısı-768x556.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Karısı.png 1480w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Bu karede ise Truman&#8217;a ekonomik korkuların verildiğini görüyoruz. Dünyayı gezme hayalini &#8220;sanal eşi&#8221; ile paylaşan Truman, ipotekli ödemeleri olduğu, sonrasında sorun yaşayacakları cevabını alıyor.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-274 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-300x136.png" alt="" width="300" height="136" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-300x136.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-1024x465.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-768x349.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-1536x697.png 1536w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku.png 1710w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>Truman Show, </strong>korkularımızla birlikte beğenilerimizin de sosyal çevre tarafından oluşturulabileceğini gösteriyor. Örneğin Fuji Adası’na gitme hayali kuran Burbank’a en iyi yerin Sheaven adası olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Çevremiz tarafından hatırlatılan ya da oluşturulan korkuları yenmek de mümkündür. İrade, her şeyin ilacıdır. <strong>Truman Show</strong>, zorlukların, baskıların, engellerin üstesinden gelinebileceği mesajı da verilmektedir. Nitekim Truman, iş için bile açılamadığı denize, Fuji’ye gitmek için açılmakta, yüksek dalgalara ve fırtınaya rağmen pes etmemektedir. Sosyal korkuların üzerine gidilmeli ve aşılacağının farkına varılmalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-267 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-filmloverss-300x167.jpg" alt="" width="300" height="167" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-filmloverss-300x167.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-filmloverss.jpg 720w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Filmin daha kapsamlı incelemesine<span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.yasinalaca.com.tr/truman-show-bir-filmden-fazlasi/"> buradan</a> </span>ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Faydalı bazı kaynaklara da değinmek istiyorum. Eğer izlediğiniz felsefik filmlerle alakalı analizleri seviyorsanız mutlaka bakmanızı öneririm. Can Koçak <span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://vesaire.org/gerceklik-ve-seyircinin-konumu-truman-show/" target="_blank" rel="noopener">köşesinde</a> <span style="color: #000000;">şov</span></span> izleyicilerini başarılı bir şekilde inceliyor.  Ayrıca filmi tekrardan izlememi sağlayan video incelemesini de<span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.youtube.com/watch?v=nz6NbOTZiFU" target="_blank" rel="noopener"> buraya</a> </span>koyuyorum. Vakit ayırdığınızda pişman olmayacağınızdan eminim..</p>
<p><em><strong>Son söz niyetine; Truman Show filmini halen izlemediyseniz şimdi tam zamanı…</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/truman-show-ve-sosyal-psikoloji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşletmelerde Büyüme Stratejileri</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/isletmelerde-buyume-stratejileri/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/isletmelerde-buyume-stratejileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2020 08:47:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[dikey birleşme]]></category>
		<category><![CDATA[dikey büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[işletmelerde büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[işletmelerde büyüme çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[işletmelerde büyüme stratejileri]]></category>
		<category><![CDATA[yatay birleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yatay büyüme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=287</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="725" height="403" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/İşletmelerde-Büyüme.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/İşletmelerde-Büyüme.jpg 725w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/İşletmelerde-Büyüme-300x167.jpg 300w" sizes="(max-width: 725px) 100vw, 725px" /></div>İşletmelerde Büyüme Nedir? Büyüme Stratejileri Nelerdir? İşletmeler faaliyetlerini çoğaltmak ve daha yüksek karlar elde etmek amacıyla büyüme yoluna gider. İşletmelerde büyüme, daha fazla rekabet edebilme gücünü de ulaştırır. Faaliyet koluna, rekabet durumuna ve finans kaynaklarına göre işletmelerde büyüme stratejileri farklılaşmaktadır. İlgimi çektiği için bu konuyu araştırma ve paylaşma gereği duydum. Bu yazımda işletmelerde büyüme çeşitleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="725" height="403" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/İşletmelerde-Büyüme.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/İşletmelerde-Büyüme.jpg 725w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/İşletmelerde-Büyüme-300x167.jpg 300w" sizes="(max-width: 725px) 100vw, 725px" /></div><h1><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-288 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/İşletmelerde-Büyüme-300x167.jpg" alt="" width="300" height="167" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/İşletmelerde-Büyüme-300x167.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/İşletmelerde-Büyüme.jpg 725w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></h1>
<h1><strong>İşletmelerde Büyüme Nedir? Büyüme Stratejileri Nelerdir?</strong></h1>
<p>İşletmeler faaliyetlerini çoğaltmak ve daha yüksek karlar elde etmek amacıyla büyüme yoluna gider. <strong>İşletmelerde büyüme, </strong>daha fazla rekabet edebilme gücünü de ulaştırır. Faaliyet koluna, rekabet durumuna ve finans kaynaklarına göre <strong>işletmelerde büyüme stratejileri </strong>farklılaşmaktadır. İlgimi çektiği için bu konuyu araştırma ve paylaşma gereği duydum. Bu yazımda <strong>işletmelerde büyüme çeşitleri </strong>ile ilgili temel bilgileri verip günümüzden örneklerle desteklemeye çalışacağım.</p>
<h2><strong>1.    </strong><strong>İşletmelerde İç Büyüme</strong></h2>
<p>İşletme içi büyüme, işletmenin yatırım yaparak kendi faaliyetlerini arttırmasıdır. İşletmenin ekonomik kaynaklarına yenilerinin eklenmesi ya da mevcut kaynakların daha verimli şekilde kullanılması, iç büyümenin finansmanı için zorunludur. Yeni finans kaynakları yaratılması; borçlanma(kredi), oto finansman (verimli kaynak kullanımı) ve yeni sermaye (hisse satışı) ile mümkündür.  <u>İşletmelerde iç büyümenin iki şekli bulunmaktadır. </u></p>
<ol>
<li><strong>Yatay Büyüme:</strong></li>
</ol>
<p><strong>İşletmelerde büyüme </strong>hamleleri arasında en çok tercih edileni olarak bilinmektedir. İşletmenin kendi faaliyet alanı ile ilgili daha fazla performans göstermesi, üretim ya da hizmet kapasitesini arttırmasıdır. Ankara’da günde 1000 çuval üretim yapan bir un fabrikasının tesis sayısını 2’ye çıkararak ya da teknolojisini geliştirerek üretimini 2.000 çuvala çıkarması yatay büyümedir. <strong>İşletmelerde büyüme </strong>için yatay büyüme tercih edilecekse bu iki yöntemle mümkündür.</p>
<h4><strong>                                  i.    </strong><strong>Ürün Farklılaştırma:</strong></h4>
<p>Daha nitelikli bir ürün ya da hizmet sunumuna geçilerek kurumsal imajın yükseltilmesi ve kendi alanında güvenilen, sevilen bir marka olmanın amaçlanmasıdır. Ürünün ikincil derecedeki özellikleri de geliştirilir.</p>
<blockquote><p><span style="color: #ff0000;">Örneğin, un fabrikası, düşük bütçeye hitap eden katkılı ekmeklik un yerine, saf buğdaydan katkısız şekilde üretilen, böreklik un üretimine geçer. Un çuvalı daha kaliteli seçilir ve logo baskısından lojistiğe kadar geliştirme yapılır.</span></p></blockquote>
<h4><strong>                                 ii.    </strong><strong>Pazar Farklılaştırma: </strong></h4>
<p><strong>İşletmelerde büyüme </strong>hamlesi yapılacağı zaman dikkate alınacak unsurların başında Pazar şartları gelmektedir. Pazarların arz düzeyi bellidir ve yıllar içinde olağanüstü değişim göstermez. Büyüme hedefleyen işletmeler yeni pazarlar keşfetmelidir.</p>
<blockquote><p><span style="color: #ff0000;">Zonguldak ve Bartın&#8217;a satış yapan un fabrikasının yeni satış elemanları alarak Karabük&#8217;e de satış yapması buna örnektir. Koton markasının Türkiye’den sonra Almanya’da mağaza açması pazar farklılaştırmadır.</span></p></blockquote>
<h3><strong>b.    </strong><strong>Dikey Büyüme</strong><strong>:</strong></h3>
<p><strong> </strong>Dikey büyüme, bir işletmenin üretim ve pazarlama sürecinde kullandığı girdilerle ilgili de faaliyete geçmesi demektir. <u>Bu bakımdan dikey büyüme kendi içerisinde ikiye ayrılmaktadır.</u></p>
<ol>
<li><strong>Geriye </strong><strong>Doğru Dikey Büyüme: </strong></li>
</ol>
<p><strong>İşletmelerde büyüme </strong>için firmaların hem girdilerini hem de çıktılarını gözden geçirmeleri gerekir. Özellikle üretim girdileri işletmelerin önündeki en büyük engellerden birisidir. İşletme, kendi faaliyet alanı ile ilgili olan malları da kendi bünyesinde imal etmeye başlarsa geriye doğru dikey büyüme gerçekleşir. Bu yöntemle dışa bağımlılık azalır ve üretimde kontrol kolaylaşır. Bilgi birikimi, yeterli kaynak, daha düşük maliyet, zamanında üretim ve pazarlama dikey <strong>işletmelerde büyüme stratejileri </strong>için önemli ilkelerdir.</p>
<p><img loading="lazy" class="wp-image-311 size-medium aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/isletmelerde-buyume-stratejileri-1-300x169.jpg" alt="İşletmelerde Büyüme Stratejileri" width="300" height="169" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/isletmelerde-buyume-stratejileri-1-300x169.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/isletmelerde-buyume-stratejileri-1-1024x576.jpg 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/isletmelerde-buyume-stratejileri-1-768x432.jpg 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/isletmelerde-buyume-stratejileri-1-1536x864.jpg 1536w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/isletmelerde-buyume-stratejileri-1.jpg 1920w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<blockquote><p><span style="color: #ff0000;">Un fabrikasının buğday üretimine geçmesi, Torku’nun kendi bisküvi üretimi için Konya’da un fabrikası kurması, Kastamonu Entegre firmasının Slovenya&#8217;daki mdf fabrikası için endüstriyel orman açması buna örnektir.</span></p></blockquote>
<ol>
<li><strong>İleriye Doğru Dikey Büyüme:</strong></li>
</ol>
<p>Ürünün ya da hizmetin tüketicilere işletme tarafından ulaştırılmasıdır. <strong>İşletmelerde büyüme </strong>için ileriye doğru dikey strateji tercih edilecekse firmanın sahip olması gereken nitelikler vardır. Faaliyetlerini genişletmek isteyen işletme; lojistik teknolojileri, doğrudan pazarlama, personel eğitimi, gider yönetimi, pazar analizi, müşteri memnuniyeti ve satış sonrası ilişkiler bakımından yeterli olmalıdır.</p>
<blockquote><p><span style="color: #ff0000;">Un fabrikasının kendi bayisini açması, Mavi mağazasının yerel caddelerle mağaza açması, Ülker’in kendi mallarını satmak amacıyla Bizim Toptan markasını yaratması, Efes Holding’in alkol satışını arttırmak amacıyla Eko Mini marketlerini kurması örnektir.  </span></p></blockquote>
<h2><strong>2.    </strong><strong>İşletmelerde Dış Büyüme: </strong></h2>
<p><strong>İşletmelerde büyüme çeşitlerinin </strong>ikincisi olan dış büyüme, yeterli iç sermayeye sahip olmayan işletmelerin birlikteliğinden doğan ve daha güçlü bir işletme doğurmayı amaçlayan çok yönlü bir işlemdir. 2 veya daha çok yerel ya da global işletme, bir araya gelerek sektörde hedef büyütmektedir. Hatta tekelleşme amacı güdülmektedir. Dış büyüme stratejisi ile <strong>işletmelerde büyüme </strong>gerçekleşmişse bu firmalara birçok avantaj getirecektir:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="color: #ff0000;">*</span><span style="color: #339966;">İç kaynaklarının yetersizliği ya da deneyim eksikliği nedeniyle yapılamayan bazı faaliyetler daha kolay öğrenilerek yapılır.</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="color: #ff0000;">*</span><span style="color: #339966;">Teknolojik gelişmeler daha yakından takip edilir ve ekonomik dalgalanmalara karşı daha güçlü bir duruş sergilenir.</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="color: #339966;"><span style="color: #ff0000;">*</span>Büyük işletmenin borçlanma ya da sermeye arttırma gibi kaynak arttırma işletmeleri daha kolay gerçekleşir.</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="color: #339966;"><span style="color: #ff0000;">*</span>Sektörün öncü firmaları arasında yerini alan büyük işletmeler, acımasız rekabet koşullarına ayak uydurabilir ve yeni pazarlar daha rahat açılabilir</span>.</p>
<p>İşletmelerde dış büyüme dikey birleşme ve yatay birleşme olmak üzere <u>iki farklı yöntemle</u> gerçekleşir.</p>
<ol>
<li><strong>Dikey Birleşme:</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong>İşletmenin üretim, pazarlama ve yönetim aşamalarında daha profesyonel şekilde faaliyet göstermek amacıyla, ileriye dönük gerçekleştirdiği bir birleşme türdür ve özellikle büyük hedefi olan firmaların <strong>işletmelerde büyüme </strong>stratejileri arasındadır. İşletmenin üretim kapasitesi gelişir, süreci kontrol etme becerisi artar, motivasyonu yükselir, yeni pazarlama stratejileri edinir. Satış potansiyeli artan işletmenin üretim maliyetlerinde ise azalma görülür. <u>İki tür dikey birleşme vardır. </u></p>
<ol>
<li><strong>Geriye Dönük Dikey Birleşme:</strong></li>
</ol>
<p>Firmalardan birisinin ürettiği mal, diğer işletmenin girdisi(hammadde) olarak kullanılır. Halı fabrikasının iplik fabrikası ile birleşmesi, ayakkabı fabrikasının deri fabrikasını satın alması buna örnektir.</p>
<blockquote><p><span style="color: #ff0000;">Ülker Grubu faaliyetlerinde yoğun şekilde şeker kullanmakta ve bunun çoğunluğunu şeker kooperatiflerinden sağlamaktadır. Bu nedenle <strong>işletmelerde büyüme stratejileri </strong>kapsamında 2013 yılında Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifine bağlı olan Şeker Fabrikasını satın almıştır.</span></p></blockquote>
<ol>
<li><strong>İleriye Dönük Birleşme:</strong></li>
</ol>
<p>Bir işletme ile onun ürünlerini tüketicilere ulaştıran işletmenin birleşmesi ve böylelikle tüm süreçlerin tek elde toplanmasıdır. Franchising uygulamaları ileriye dönük dikey birleşmedir.</p>
<blockquote><p><span style="color: #ff0000;">Şok Marketler ’in Ülker bünyesine geçmesi, Canon’un Türkiye bayisi Mas-Deha’yı alması, dünyaca ünlü Kraft ve Heinz hazır gıda markalarının güçlerini birleştirmesi, ileriye dönük birleşme suretiyle <strong>işletmelerde büyüme </strong>örneğidir.</span></p></blockquote>
<h3><strong>b.    </strong><strong>Yatay Birleşme</strong></h3>
<p>Aynı faaliyet kolunda üretim, dağıtım ya da hizmet faaliyeti yürüten iki işletmenin birleşmesidir. Mevcut müşteri kitlesini tek elde toplamak, potansiyel müşteri sayısını arttırmak, daha fazla mağaza ile daha büyük alana yayılmak ve ürünlere çeşitlilik sağlamak amacıyla yapılır. Tekelleşme ve sektörü ele geçirme amacında olan firmalarına <strong>işletmelerde büyüme stratejisi </strong>olarak bilinmektedir. Yatay birleşme bazen tekelleşmeye sebep olabilir ve Rekabet Kurumu buna izin vermeyebilir.</p>
<blockquote><p><span style="color: #ff0000;">Metro Turizm’in Varan Turizm’i satın alması, CarefourSa’nın Kiler marketleri bünyesine katması, DiaSa marketlerin Şok marketler bünyesine katılması ve dünyaca ünlü Uber’in dev rakibi olan Careem’i satın alması yatay birleşmedir.</span></p></blockquote>
<p>Alternatif bir kaynak için <span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.perakendeokulum.com/buyume-stratejileri/" target="_blank" rel="noopener">buraya</a> </span>bakabilirsiniz.</p>
<p>İşletmelerin verimliliğini arttırması bakımından bilgi teknolojilerinin kullanımını anlattığım <span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.yasinalaca.com.tr/bilgi-teknolojilerinin-isletmeler-icin-onemi/">yazımı</a> </span>inceleyebilirsiniz:</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/isletmelerde-buyume-stratejileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2023 Eğitim Vizyon Belgesinin Felsefi Temelleri</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/2023-egitim-vizyon-belgesinin-felsefesi/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/2023-egitim-vizyon-belgesinin-felsefesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2020 07:50:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[2023 Eğitim Vizyon Belgesi]]></category>
		<category><![CDATA[2023 Eğitim Vizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[daimicilik]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[esasicilik]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon belgesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden kurmacılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=283</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="650" height="344" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Eğitim-Vizyonu-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Eğitim-Vizyonu-1.jpg 650w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Eğitim-Vizyonu-1-300x159.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></div>2023 Eğitim Vizyon Belgesinin Felsefi Temelleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilan edilen 2023 Eğitim Vizyon Belgesi, uzun yıllar Esasicilik etkisinde kalmış eğitim sistemimizi, pragmatizme dayalı İlermecilik ve Yeniden Kurmacılık felsefeleri eksenine taşımaktadır. Ancak Daimicilik ve Esasicilik felsefelerinin Türk toplumu için gerekli olan yönleriyle de bağ kurulmaya devam edilmektedir. Başka bir ifade ile 2023 Eğitim Vizyon [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="650" height="344" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Eğitim-Vizyonu-1.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Eğitim-Vizyonu-1.jpg 650w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Eğitim-Vizyonu-1-300x159.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></div><h1><strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesinin Felsefi Temelleri </strong></h1>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilan edilen <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong>, uzun yıllar Esasicilik etkisinde kalmış eğitim sistemimizi, pragmatizme dayalı İlermecilik ve Yeniden Kurmacılık felsefeleri eksenine taşımaktadır. Ancak Daimicilik ve Esasicilik felsefelerinin Türk toplumu için gerekli olan yönleriyle de bağ kurulmaya devam edilmektedir. Başka bir ifade ile <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong>, bireyi ontolojik ve epistemolojik boyutlarıyla birlikte ele almakta ve manevi değerlerden uzaklaşmamaktadır.</p>
<p>Belge, 21. Yüzyıl Talim ve Terbiye Modeli şeklindeki çift kanatlı bir okumayı ön görmektedir. Bu durum şu sözlerle ifade edilmektedir: <strong><em>“Bilgiyi yalnızca uygulanabilirliği ve işe yaradığı ölçüde doğru kabul eden pragmatizm, varlığın birliğini parçalayarak sadece ontolojiden uzaklaşmakla kalmamakta aynı zamanda epistemolojiyi de kısırlaştırmaktadır. Türk toplumunun bilgiyle olan pragmatik ilişkisini yeniden düşünmesi ve varlık-bilgi dengesini yeniden yapılandırması önemlidir. Aksi hâlde varoluşu, sadece maddi varlık dünyasını tecrübe yoluyla anlatmak, tek kanatla uçmaya ve yükselmeye benzeyen nafile bir çabadır.”</em></strong> Bu kapsamda <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> ana felsefe olarak çağdaş felsefi akımları benimsese de insanın iç dünyası asla arka plana itilmemektedir.</p>
<figure id="attachment_314" aria-describedby="caption-attachment-314" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-314" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Egitim-Vizyon-Belgesi-300x154.jpg" alt="2023 Eğitim Vizyon Belgesi" width="300" height="154" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Egitim-Vizyon-Belgesi-300x154.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Egitim-Vizyon-Belgesi.jpg 648w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><figcaption id="caption-attachment-314" class="wp-caption-text">2023 Eğitim Vizyon Belgesi</figcaption></figure>
<p>İki yönlü bakış açısı ile <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong>; çağdaş eğitim felsefeleri ile Türk kültürünün sentezi şeklindedir. 22. Sayfadaki, “<strong><em>her kültür kendi eğitim sistemini üretir. Her toplumda eğitim; o toplumun kültüründe var olan bilgi, deneyim ve değerlere göre şekillenir.” </em></strong><em>İfadesi çeşitli eğitim felsefelerinden izler taşıyan belgenin bu yönüne vurgu yapmaktadır. </em>8. sayfadaki “<strong><em>Millî Eğitim Bakanlığının yeni dönemde oynayacağı rol, talim ve terbiyeyi, Türk milletinin toplumsal bütünleşmesinin ve ortak ülküye dayalı, şimdi ve gelecek tasavvurunun inşasına öncülük etmektir.”</em></strong> İfadesi de bu kapsamdadır.</p>
<h2><strong>İlerlemecilik ve Yeniden Kurmacılık </strong></h2>
<p><strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong>, Türk Eğitim Sistemini kuşatan ve birçok yönüyle eleştirilen Esasicilik felsefesinin terk edileceğini çoğu bölümde yinelemektedir. Nitekim 9. Sayfada sınav baskısına, geniş müfredatın verimsizliğine, beceri merkezli eğitime geçilmesi ve öğretmenlerin bu doğrultuda eğitilmesi gerektiğine dair ifadeler bunu göstermektedir. <strong><em>“İyi yetişmiş öğretmenlerin olduğu bir sistemde “çerçeve müfredat” yeterlidir”</em></strong> denilerek uygulamaya önem verileceğinin söylenmesi, çağdaş eğitim felsefelerine geçileceğini göstermektedir.</p>
<p><strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> yedinci sayfada belgenin temel hedefini şu sözlerle açıklamaktadır: “<strong><em>2023 Eğitim Vizyonunun temel amacı; çağın ve geleceğin becerileriyle donanmış ve bu donanımı insanlık hayrına sarf edebilen, bilime sevdalı, kültüre meraklı ve duyarlı, nitelikli, ahlaklı bireyler yetiştirmektir.” </em></strong>Burada belge toplumsal duyarlı bireylerden ve onların bu amaç doğrultusunda geliştirilmesinden bahsetmedir. Bu ifadeler Yeniden Kurmacılık anlayışının bir göstergesidir.</p>
<p>Belgenin eğitim işlevlerini tanımlayan bölümünde çağdaş eğitim felsefelerinin benimsendiği açıkça sezilmektedir. Bireylerin birlikteliği, çevre ile iletişimi ve <span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.yasinalaca.com.tr/koro-filmi-bir-egitim-yapimi/">yaparak yaşayarak öğrenmesi</a> </span>amaçlanmaktadır. Bireyi pasif konuma getiren Daimicilik ve Esasicilik yaklaşımlarda bu mümkün değildir.</p>
<p><u>Öğretmenin rolü bakımından çağdaş öğrenme felsefeleri ön plana çıkmaktadır</u><strong>. “<em>Birlikte yapılan bu yolculukta öğretmen ana aktördür. Çocukların hazır bulunuşluklarını tespit ederek müfredatı, öğrenme ortamını ve materyallerini bu farklılıklara uygun olarak düzenler”</em> </strong>şeklindeki ifadeler geleneksel eğitim felsefeleri olan Esasicilik ve Daimicilik felsefelerini hatırlatsa da devam eden sayfalarda öğretmenin rehber olduğu açıkça dile getirilmektedir. <strong><em>“Öğretmen ve diğer yetişkinler, bilgi transferi yerine hissetme, düşünme ve yapmayı tetikleyen yöntemlerle rehberlik ettiği sürece doğal öğrenme ekosistemi korunur.</em></strong>” benzeri cümleler oldukça fazladır.  Ayrıca öğretmenlerin de kendilerini değerlendirmesinin istenilmesi, ilermecilik felsefesinin bir ürünüdür.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-315 alignleft" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Ogretmen-Ogrenci-ILetisimi-300x170.jpg" alt="" width="300" height="170" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Ogretmen-Ogrenci-ILetisimi-300x170.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Ogretmen-Ogrenci-ILetisimi-768x436.jpg 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Ogretmen-Ogrenci-ILetisimi.jpg 1021w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>20203 Eğitim Vizyon Belgesi</strong>, öğretime ilişkin hedeflerinde ilermecilik ve yeniden Kurmacılık felsefelerini ön plana çıkarmaktadır. Ders saatlerinin azalması, bilginin özümsenmesi ve pratiğe aktarılması için zaman tanınması, esnek müfredatın belirlenmesi, bilginin öğrenilmesinden değil de üretmenin öneminden bahsedilmesi (sayfa 25) ilermecilik anlayışının bir parçasıdır. Zira, Vizyon Belgesi’nin en dikkat çeken projelerinden birisi uygulamaya odaklanan <strong><em>Tasarım Beceri Atölyeleri</em></strong> projeleridir.</p>
<p><strong><em>Eğitsel Veri Ambarı, Öğrenme Analitiği Platformu, Veri Denetimi Birimi, Coğrafi Bilgi Sistemi, E-Portfolyo, Yeterlik Temelli Değerlendirme Sistemi </em></strong>gibi yenilikler; her bireyin özel olduğu, onun ihtiyaçları gözetilerek hazırlanan bir eğitim programı sonrasında potansiyelini kullanabileceği inancına dayanmaktadır ve İlerlemecilik felsefesi kapsamındadır. Yine bu kapsamda 85. Sayfada öğrencilerin gelişimsel özelliklerinin dikkate alınması düzenlenmektedir.</p>
<figure id="attachment_316" aria-describedby="caption-attachment-316" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" class="wp-image-316 size-medium" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Egitim-Vizyon-Belgesi-Sinavlar-300x175.jpg" alt="2023 Eğitim Vizyon Belgesi" width="300" height="175" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Egitim-Vizyon-Belgesi-Sinavlar-300x175.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Egitim-Vizyon-Belgesi-Sinavlar-357x210.jpg 357w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/2023-Egitim-Vizyon-Belgesi-Sinavlar.jpg 502w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><figcaption id="caption-attachment-316" class="wp-caption-text">2023 Eğitim Vizyon Belgesi ve Sınavlar</figcaption></figure>
<p>Ülkemiz eğitim sisteminin en büyük sorunları arasında lise ve üniversiteye girişi etkileyen ulusal sınavlar yer almaktadır. Yine bu süreci etkileyen okul içi puanları da önemlidir. <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> 34. sayfasında <strong><em>“Okul ve öğrenme ekosistemindeki iyileşmeler doğrultusunda sınavla öğrenci alan okullar kademeli olarak azaltılacaktır.” </em></strong>denilerek bu sürecin zamanla değişmesi hedeflenmektedir. Ezberi ve tek düzeliği doğuran bu sınavların terk edilip yetenek ve becerilerin ölçülmesi hedefi İlerlemecilik ve yeniden Kurmacılık felsefelerinden etkilenildiğini göstermektedir.</p>
<p>İlermecilik felsefesinin temelinde eşitlik duygusu yatmaktadır. 35. Sayfada açıklanan <strong><em>Öğrenci Başarı İzleme Araştırması çalışmasının yapılması, okul ve bölgeler arasındaki farkın azaltılması, yetersiz okulların imkanlarının genişletilmesi (38. Sayfa), kırsal kesimdeki öğrenciler için esnek zamanlı eğitim, ailelere maddi destek, yaz okulları (Sayfa 80</em></strong>) hedefleri İlerlemecilik felsefesinin eşitlik anlayışını yansıtmaktadır. Ayrıca bu olgular Anayasamızın sosyal devlet ve fırsat eşitli prensipleriyle de bağdaşmaktadır.</p>
<p>Öğrenciler arası eşitliğin sağlanması ve tüm ülkede nitelikli eğitim verilmesini bir yönü de elbette öğretmenlerdir. Bu farkı azaltmak için öğretmenlerin de buna göre eğitilmesi gerekmektedir ve buna ilişkin hedefler <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> 45. Sayfada sıralanmaktadır. Uygulama ağırlıklı öğretmen yetiştirme, yurt dışında eğitim, öğretmenlik mesleği uzmanlık programı adı altında yüksek lisans eğitimi, yan dal edinmeleri, ücretlerinin iyileştirilmesi gibi hedefler de çağdaş öğrenme kuramlarının bir parçasıdır.</p>
<p>Ülkemiz öğrencilerinin kariyer planlamasında meslek hayali ve buna uygun meslek seçimi genellikle ikinci planda kalmaktadır. Toplumsal baskılar ve meslekler hakkındaki bilinçsizlik; öğrencileri istedikleri bölüme değil gidebildikleri en yüksek bölüme yönlendirmektedir. 2023 Eğitim Vizyon Belgesi ile öğrencilerin kendilerini ve meslekleri tanımaları ve yeteneklerine uygun meslek seçmeleri amaçlanmaktadır. <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> 45. sayfada ayrıntıları açıklanan <strong>Kariyer Rehberliği Sistemi </strong>yetenekleri ana hedef belirleyen İlerlemecilik ve yeniden Kurmacılık felsefelerinin sonucudur.</p>
<p>İlermecilik ve yeniden Kurmacılık felsefelerinin öğrenciler arasında eşitliği önemseyen yapısı Vizyon Belgesi’nin çeşitli sayfalarında karşımıza çıkmaktadır. <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> 54. Sayfada göçmen çocuklar, 57. Sayfada özel gereksinimli çocuklar ve 60. Sayfada özel yetenekli çocuklar; toplumsal düzenin bir parçası olarak görülmekte ve onlara uygun projeler geliştirilmesi hedeflenmektedir. Böylelikle kendi düzeylerine uygun bir müfredata kavuşan bu öğrenciler akranları ile eşit şartlarda eğitim alacaktır. <strong><em>Mobil eğitim platformları, Bilim Sanat Merkezleri, Eğitim Bilim ve Değerlendirme Kurulu, farklı beceri türlerine göre ayrı programların hazırlanması </em></strong>projeleri çağdaş eğitim felsefelerinin gereklerinin yerine getirilmesine yönelik projelerdir.</p>
<p>Yabancı dil öğrenme konusunda ülkemizin başarı durumu oldukça kötüdür. Esasicilik eksenli öğretim politikaları ile istenilen seviyeye gelinmesi imkansızdır. Pragmatizmi benimseyen <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong>, <strong><em>yabancı dil öğrenme konusunda okullara ve öğrencilerin seviyelerine göre farklı programlar </em>geliştirilmesini (sayfa 66)</strong> öngörmektedir. Kişiye ve kuruma özel düzenlemeler getiren bu hedef İlerlemecilik felsefesinin bireyci özelliğinin yansımasıdır.</p>
<p>İlermecilik ve yeniden Kurmacılık felsefeleri, İmam Hatip okullarında da etkisi göstermektedir. Manevi değerleri merkeze alan ve Daimicilik ve Esasicilik felsefesine uygun eğitim veren bu okullarda yeni nesil eğitime geçilmesi hedeflenmektedir. “<strong><em>Sağlıklı bir din perspektifi sunmak için imam hatip okullarında eğitim görmekte olan çocukların her yönden gelişmesi şarttır. Bu suretle evrensel karakteri güçlendirilecek İmam Hatip Okullarının millî bir model olarak başka ülkelere örnek olma potansiyeli artacaktır” </em></strong>sözleri ile bu okullarda okuyan öğrencilerin temel bilimler, tabi bilimler ve beşeri bilimler konusunda yetkin olmaları hedeflenmektedir.</p>
<p>İslam’a yönelik şiddetle bağdaştırma alışkanlığının ancak bu okullarda okuyan öğrencilerin çok yönlü gelişmeleri ile mümkün olacağı söylenmektedir. Bu kapsamda <strong><em>program azaltılması, daha işlevsel uygulamalı dersler getirilmesi, İngilizce eğitiminin arttırılması, etkileşimli kaynak kullanımı (2023 Eğitim Vizyon Belgesi sayfa 103) </em></strong>gibi hedefler ilermecilik kuramından esinlenmektedir. Ayrıca buradaki öğrencilerin toplumsal sorunlara duyarlı olmaları, gönüllü çalışmaları ve gerektiğinde sorumluluk almaları yeniden Kurmacılık felsefesinin etkisidir.</p>
<p>İlermecilik ve yeniden Kurmacılık felsefesinin eğitim anlayışının en fazla hissedildiği bölümlerden birisi de mesleki ve teknik liselerdir. Bu okulların <strong><em>döner sermayelerinden yapılan kesintinin azaltılması, protokollerle öğrencilerin uygulamaya yönlendirilmesi, meslek kuruluşları ile iş birliği yapılması, projelerin kredilerle desteklenmesi </em></strong>gibi olgular ilermecilik felsefesinin kabul edildiğini göstermektedir.</p>
<p><strong><em>“Türkiye’nin rekabet gücü yüksek millî savunma sanayi sektörüne ara eleman yetiştirilecektir. Türkiye’nin dış ticaretinde ihtiyaç duyulan nitelikli ara eleman ihtiyacını karşılamak üzere yurt dışında mesleki ve teknik eğitim imkânları oluşturulacaktır.”</em></strong> şeklinde belirlenen amaçlar ise beceri ve yeteneklerin toplumsal sorunlar ve hedefler uğruna kullanılmasını amaçlayan Yeniden Kurmacılık felsefesinin vizyon belgesine taşınmasıdır.</p>
<h2><strong>Daimicilik </strong></h2>
<p>Vizyon Belgesi’nin çeşitli kısımlarında insani özelliklere, vicdanlı bireylere ve evrensel değerlere atıf yapılması bu yönü ile belgenin Daimicilik felsefesini de içerdiğini göstermektedir. Cumhurbaşkanı sunuş kısmında <strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> hedefi hakkında <strong><em>“Eğitim öğretim sisteminin hedefi, aklıselim, kalbi selim, zevkiselim sahibi bireyler yetiştirmek olmalıdır.”</em></strong> denmektedir. Yine Milli Eğitim Bakanı; “<strong><em>Bizim tekilliğimiz, insan ve makinenin birlikteliğinden ziyade akıl ve kalbin birlikteliğidir.” </em></strong>Sözleri ile manevi değerleri vurgulamaktadır.</p>
<p><strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> ,insanı somato-psikospiritüel bir varlık olarak tanımlamaktadır. İnsanın bütünlüğü içerisinde ruhunun önemli bir işlevi vardır. Bu nedenle insanın sadece gözlenen bedensel yanının dikkate alınması yanlıştır. Yine insanın manevi yönü ile ilgili 17. Sayfada “<strong><em>İnsan odaklı eğitim anlayışının ve felsefesinin zirve yaptığı nokta, ontoloji ile epistemoloji birlikteliğini bir ahlak telakkisiyle taçlandırmaktır. Sadece beceri kazandırmak hayatı göğüslemeye yetmemektedir. Gerekli olan insana ait evrensel, yerel, maddi, manevi, mesleki, ahlaki ve millî tüm değerleri kapsayan ve kuşatan bir olgunlaşma, gelişme, ilerleme, değişim ve ahlak güzelliğidir</em></strong> “denmektedir. Bu bize belgenin tamamen pragmatizm ekseninde olmadığını, değerler bakımından Daimicilik, kültürel kodlar bakımından Esasicilik etkisinde olduğunu göstermektedir.<strong> </strong></p>
<h2><strong>Esasicilik Felsefesi</strong></h2>
<p><strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> hedefleri ve gelişim modellerini açıklarken Esasicilik felsefesine göndermeler içermektedir. 16. Sayfadaki “<strong><em>Eğitimde başarının yegâne ölçüsü ders notları, sınav sonuçları, zekâ testleri ve mezuniyet sonrası edinilen mesleklerin maaşlarından ibaret olamaz.” </em></strong>Esasicilik felsefesinin ezbere dayalı ve sınav notlarını baz öğretim sisteminden uzaklaşıldığını göstermektedir. Hatta 22. Sayfada “Ezberi aktarma devri sona ermiştir. Bilgi hazır ve ambalajlı bir ürün değildir, “can”lıdır” denilerek açıkça Esasicilik felsefesinin eğitim anlayışı reddedilmektedir.</p>
<p><strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> geleneklere bağlı bireylerin varlığını hedeflenmektedir. Yerlilik ve millilik vurgusunun yapıldığı bölümler belgenin Esasicilik felsefesini anımsatmaktadır. Zira <strong><em>kültürün özümsenmesi ve kuşaktan kuşağa aktarılması </em></strong><em>birçok kez tekrarlanmaktadır. Hatta </em>Tasarım<strong><em> Beceri Atölyeleri</em></strong>nin kültürel dokularla zenginleştirilmesi istenmektedir.</p>
<p><strong>2023 Eğitim Vizyon Belgesi</strong> Türk kültürünü önemsediğini şu paragrafta net bir şekilde ortaya koymaktadır:“<strong><em>Edip Cansever’in bir şiirinde de ifade ettiği gibi: İnsan yaşadığı yere benzer O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer Suyunda yüzen balığa Toprağını iten çiçeğe… Sonuç olarak bir topluma yapılabilecek en büyük kötülük, o toplumu kendi kültüründen mahrum etmektir. Daha büyük bir kötülük ise onu kendi kültürüne mahkûm etmektir.</em></strong> “Kültürel kodların öğrenilmesini ve bunların yeni kuşaklara aktarılmasını eğitimin işlevleri arasında gören Esasicilik burada ortaya çıkmaktadır. Ayrıca rehberlik hizmetlerinde kültürel değerlerimize uygun ölçme araçlarının geliştirilmesi hedefi de bu aynı gerekçelerle Esasicilik felsefesini içermektedir.</p>
<p>Buradaki bilgiler kendi düşüncelerim ve analizim. Katkı sunmak isteyen arkadaşlarımın bilgileri benim için çok değerlidir. 2023 Eğitim Vizyon Belgesini okumak isteyenleri için <a href="http://2023vizyonu.meb.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">linki</a> bırakıyorum. İyi okumalar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/2023-egitim-vizyon-belgesinin-felsefesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdari İşlemlerde Savunma Hakkı</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/idari-islemlerde-savunma-hakki/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/idari-islemlerde-savunma-hakki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2020 07:46:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[idari işlem]]></category>
		<category><![CDATA[idari işlemlerde savunma hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[savunma hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=279</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="625" height="325" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Savunma-Hakkı.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Savunma-Hakkı.jpg 625w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Savunma-Hakkı-300x156.jpg 300w" sizes="(max-width: 625px) 100vw, 625px" /></div>İdari İşlemin Şekil ve Usul Unsuru Bağlamında Savunma Hakkı İlkesi GİRİŞ Toplum düzeninin korunması için önemli bir işlev yerine getiren idare, çeşitli idari işlem ve eylemleri devreye sokmaktadır. Devlet gücünü kullanan ve geniş bir alanda tasarruf yapabilen idarenin yetki kullanımı sınırsız değildir. Çünkü idare, mevzuatta yer alan şekillere uymalı ve evrensel hukuk ilkelerini gözetmelidir. Bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="625" height="325" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Savunma-Hakkı.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Savunma-Hakkı.jpg 625w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Savunma-Hakkı-300x156.jpg 300w" sizes="(max-width: 625px) 100vw, 625px" /></div><h1><strong>İdari İşlemin Şekil ve Usul Unsuru Bağlamında Savunma Hakkı İlkesi</strong></h1>
<h1><strong>GİRİŞ</strong></h1>
<p>Toplum düzeninin korunması için önemli bir işlev yerine getiren idare, çeşitli idari işlem ve eylemleri devreye sokmaktadır. Devlet gücünü kullanan ve geniş bir alanda tasarruf yapabilen idarenin yetki kullanımı sınırsız değildir. Çünkü idare, mevzuatta yer alan şekillere uymalı ve evrensel hukuk ilkelerini gözetmelidir. Bu bağlamda idari işlemlerin yazılı, anlaşılır, adil, tarafsız olması ve muhatapların işleme katılımının sağlanması demokratik devletin de gereğidir. İdare bu ilkeler doğrultusunda hareket ederek keyfiliğin önüne geçebilmektedir. Özellikle ilgilinin dinlenilmesi ve savunma ilkesi, yargıya taşınmayan idari işlemlerde dahi önemli bir koruma sağlamaktadır.</p>
<p>Türk <span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.yasinalaca.com.tr/hukuk-fakultesi-mezunu-ne-is-yapar/">hukukunda</a></span> idari işlemler konusunda muhataplarına güvence sağlayan temel biz düzenleme olmamakla birlikte uluslararası kuruluşlar, Anayasa Mahkemesi kararları ve Danıştay içtihatları önemli bir norm oluşturmaktadır. Bu nedenle ülkemizde savunma ilkesine ilişkin kanuni düzenlemeler ve yargı kararlarını değerlendirmek gerekmektedir.</p>
<ol>
<li>
<h2><strong>İdari İşlem Kavramı</strong></h2>
</li>
</ol>
<p>Gücü elinde bulunduran idare, kamu hizmetlerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesi amacıyla idari işlem yetkisini kullanmakta ve birçok karara imza atmaktadır. İdarenin doğrudan veya dolaylı olarak kullandığı işlem yetkisi ile vatandaşlar üzerinde zorlayıcı kararlar alınıp uygulamaya konulmaktadır. Bu anlamda idari işlem; kamu hizmetlerinin doğru ve eksiksiz şekilde devam ettirilmesi amacıyla, idare tarafından tek yanlı bir irade beyanı ile, idare hukuku ilkeleri çerçevesinde, muhatabının hukuki durumunda değişiklik meydana getiren kararlardır (Kadıoğlu, 2010:3-6).</p>
<p>Zor kullanma yetkisinin yasal bir yolu olan idari yaptırımlar, nitelikleri gereği kişisel hakların kullanımına kısıtlama getirmektedir. İdare kanunen yetkili kılındığı ya da bir kanuni engelleme olmadığı durumlarda, yargı kararına ihtiyaç duyulmaksızın cezalar verilebilmektedir. Örneğin, bir kişiye haksız yapı nedeniyle ceza verilebilmesi ya da kopya çeken öğrencinin okuldan uzaklaştırılması için yargı kararına gerek yoktur (Aslan, 2009:179-180).</p>
<ol start="2">
<li>
<h2><strong>İdarenin İşlem Yetkisinin Kapsamı</strong></h2>
</li>
</ol>
<p>İdarenin idari işlem (ve dolayısı ile idari yaptırım) yetkisi sınırsız değildir ve idari işlem kararı alınırken kişisel güvenceler mutlaka dikkate alınmalıdır. Bir başka deyişle idari yaptırım gibi kısıtlayıcı işlem tesis edilmesi gerektiğinde kanundan ve doğal hukuktan gelen kurallara riayet edilmelidir (Kurt, 2014:136-137)</p>
<p>Ülkemizde uygulama alanı bulan idare hukuku ve idari yargılama hukuku normlarında bakıldığında bireylerin haklarını tek elde toplayan genel bir hukuk normu henüz oluşturulmamıştır. Ancak çeşitli kanunlardaki güvence maddeleri ile doktrinde kabul edilmiş temel ilkeler, idari yaptırımlar hakkında genel bir koruma sağlamaktadır. Bu ilkelere işlemin esasında olduğu kadar şekil bakımından da uyulmalıdır.</p>
<ol start="3">
<li>
<h2><strong>İdari İşlemde Şekil Şartı </strong></h2>
</li>
</ol>
<p>Özel hukuk işlemlerinde istisnalar hariç olmak üzere taraflar arasında kurulacak hukuki ilişki bakımından şekil serbestisi ilkesi kabul edilmektedir. Zira bireylerin kendi menfaatlerini birinci dereceden düşüneceği ve haklarını korumak adına tedbirli davranacakları düşünülmektedir. Oysa idare hukukunda şekil önemli bir yer tutmaktadır. Günday’a göre; idari işlemlerde idarenin karar almadaki irade ve kararlılığı o işlemin özüdür ve idari işlemde şekil, bu iradenin düş dünyaya aktarılmasıdır (Gözler, 2003: 829).</p>
<p>İdarenin işlemlerinin hukuken geçerli bir norm haline gelebilmesi, öncelikle idari işlemin şekil şartlarına uyulmasından geçmektedir. Nitekim kanuni düzenlemelerle ülkemizdeki birçok idari işlem sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Şekil şartının, idari işlemin vazgeçilmez bir unsuru olduğu ve şekilden ayrı bir hukuki işlemden bahsedilmeyeceği tartışılmaz bir gerçektir.</p>
<p>İdari işlemler; yazılı, açık, anlaşılır ve uygulanabilir olmalıdır. Karar; ilgilerine usulünce duyurulmalı ve kararda idari işleme karşı hangi hukuk yollarına başvurulabileceği gösterilmelidir. Bunun yanında idari işlemlerde olması gereken ve evrensel olarak kabul edilen nitelikler bulunmaktadır. Bunlar; idarenin araştırma yapabilmesi, yetki kurallarının değişmezliği, dolaysızlık, aleniyet, ölçülülük, bireysel sorumluluk, takdir yetkisinin adaletli kullanılması, katılımcılık, eşitlik, tarafsızlık, hukuki yardım, ilgiliyi dinleme ve ilgilinin savunma hakkı ilkeleridir. (Kadıoğlu, 2010:70-74)</p>
<p>Özel hukuk ve ceza hukukunda olduğu gibi idare hukukunda da işlemlerin geçerliliği idarenin kendisinden istenen kurallara bağlı kalmasından geçmektedir.   Kaldı ki temel ilkeler bakımından hukuk disiplinleri arasında benzerlikler bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse açıklık, savunma, suç ve cezaların şahsiliği, şüpheden sanık yararlanır, haber verme, geri yürütmeme, lehe olanı uygulama gibi ceza hukuku prensipleri idare hukukunda da geçerlidir. Bu nedenle idari işlem ve eylemlerden önce her türlü ihmal ve kastı gözden geçirilmeli ve eksikliğe fırsat verilmemelidir (Gözler, 2003: 73-74).</p>
<p>İdari işlemlerde şekil hem idare hem de yönetilenler bakımından karşılıklı hak ve sorumluluktur. Hakların güvence altına alınması, içerik olarak uygun olan bir idari işlemin şeklen de kabul edilebilir şekilde doğmasına bağlıdır. İdari işlemin şeklinde verilen bu önem, uluslararası bir nitelik taşımaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve son yıllarda verdiği kararlarda özellikle savunma ilkesini ön planda tutmakta ve olayın ağırlık derecesi ne olursa olsun atlanılmaması gerektiğini belirtmektedir.</p>
<p>Abdullah Öcalan’ın açtığı bir davada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sanık avukatının ceza dosyalarındaki bilgileri öğrenmesinin engellenmesini hak ihlali olarak kabul edilmiştir. Bunun en önemli sebebi birçok hukuk ilkesinin savunma hakkı ile bağlantılı olmasıdır. Dolaysızlık, aleniyet, ilgiliyi dinleme, katılımcılık, hukuki yardım ve bireysel sorumluluk gibi haklar savunma hakkından bağımsız olarak düşünülmemektedir. Bu bakımdan idari işlemlerde savunma ilkesi; göz ardı edilmeyecek kadar önemli ve değerlidir (Kurt, 2014:61-70)</p>
<ol start="4">
<li>
<h2><strong>İdari İşlemlerde Savunma Hakkı </strong></h2>
</li>
</ol>
<p>İdare hukuku kapsamında savunma ilkesi, bir idari yaptırım tesis edilmeden önce ilgilisinin takdir edilecek cezayı doğrudan etkileyecek her türlü delili sunabilme hakkıdır. Savunma ilkesi ile birey ceza almamasını gerektiren ya da daha hafif bir ceza ile geçiştirilmesini sağlayacak her türlü delili idareye sunabilmelidir. Zira; hakkında idari, cezai ya da hukuki bir işlem tesis edilen kişinin bu işlemin sebebini bilmesi ve bu konuda kendisini savunabilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Savunma ilkesi evrensel olarak kabul edilen ve hatta günlük ilişkilerde dahi geçerli olan bir haktır. Literatüre <em>“hiç kimse kendi davasının yargıcı olamaz”</em> şeklinde yerleşen bu ilke gereği kişiler öncelikle kendi haklarındaki bir tasarrufu öğrenmeli, sebebini ayrıntıları ile bilmeli ve bu konuda ilgili mercii önünde kendini savunabilmelidir.</p>
<p>Doktrinde savunma ilkesinin iki boyutlu bir hak olduğu ifade edilmektedir. Birey öncelikle işlem kapsamındaki tüm bilgilere ulaşmalı ve bunu değerlendirdikten sonra kendi görüşlerini idareye ulaştırabilmelidir. Fransız İdare Hukuku’na benzer bir şekilde ülkemizde de savunma ilkesi kanun maddeleri ile değil, mahkeme içtihatları ile desteklenmektedir (Akıllıoğlu, 1983:17)</p>
<p>Savunma ilkesinin hakkın özüne uygun verilip verilmediğinin tespiti bakımından ilgilisine yeterli olanakların tanınıp tanınmadığının tespiti gerekmektedir. Elverişli şartlar sunulmadan, başka bir ifadeyle savunma hakkının yeterli bir şekilde kullanılmasına imkanı verilmeden, savunmanın istenmesi de hakkın ihlalini doğurmaktadır. Bu kapsamda işlem muhatabına verilecek olan süre, araştırma yapmaya ve savunmaya hazırlamaya yetecek derecede olmalıdır. Savunma hakkının eksik verilmesi, örneğin sürenin az verilmesi ya da belgelerin kısmen gizlenmesi, idari işleme karşı açılan davalarda mahkemenin resen dikkate alacağı bir eksikliktir.</p>
<p>Savunma ilkesi, iki taraflı bir koruma sağlamaktadır. İdari işleme karar verilmeden önce muhataba kararın dayanaklarını açıklama ve onun bu konudaki bilgilerini sormak idare için de gereklidir. Çünkü idarenin iddiaları karşısında bireyin itirazları, düşünceleri ve ekleyeceği deliler; olayın tam anlamıyla aydınlatılmasını da sağlayacaktır. Özellikle idari soruşturmalar ve cezalarda en küçük olguların dahi değerlendirilmesi hukuk devletinin gereğidir. Savunma hakkını vermek, soruşturma yapılan dosyalarda hata yapılmasını azaltacaktır. Örneğin, rüşvet alma iddiasıyla görevden uzaklaştırma kararı verilecek olan personele savunma hakkının verilmesi sonucu rüşveti alanın o değil de başka bir personel olduğunu ortaya koyabilir.</p>
<p>Savunma ilkesi bireyin idari işleme katılımı ilkesini de sağlamaktadır. Bireyin öne sunduğu olguları değerlendiren idare, kararla ilgilenen herkesin anlayabileceği, tutarlı ve dayanaklı bir gerekçe yazma şansına da sahip olacaktır. Çünkü idare, bir yaptırım uygulamadan önce bazı hususları gözden kaçırmış olabilir. Örneğin olayla ilgili ismi geçen bir tanık dinlenilmemiş ya da bir belge incelenmemiştir. İlgilisinin savunma yapabilmesi bu anlamda önemlidir ve tüm delillerin incelenmesini sağlamaktadır. Danıştay, zorunlu taşımalı eğitim kapsamında kalan öğrencilerin öğrenim gördükleri okula ulaştırılmaları ile ilgili idari işlemin tesisi esnasında meslek okul, aile, belediye ve meslek örgütlerinin dinlenmesini istemiştir. <a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p>
<p>Savunma ilkesinin önemi idari yargıya açılacak olan davalarda da belirleyici olmaktadır. İdari işleme dayanak olan bilgi ve belgelerin gizlenmesi, tahrif edilmesi, kısmen yok edilmesi gibi durumlar bireylerin dava açmasının ya da istedikleri sonucu almasının önünde engel olabilmektedir. Zira her ne kadar idare işlemin gerekçesini açıklayamamış olsa bile, iptal davasını açan kişi de aksini ispat edememektedir. Ve bu durumda uygulamada idareye üstünlük tanındığı ve mağduriyetin oluştuğu durumlarla karşılaşılabilmektedir (Kayhan, 2006: 130-136).</p>
<p>Savunma ilkesi ile birlikte idarenin resen araştırma ilkesine de değinmek gerekecektir. İdare, yaptırım uygulamadan önce işlemi doğrudan ve dolaylı şekilde etkileyecek tüm unsurları araştırmalı, eksikleri gidermeli ve araştırılacak başka bir husus kalmadığında kararını vermelidir. Buna özen gösterilmemesi ve tüm araştırmaların yaptırım uygulanan tarafından yapılmasının beklenmesi adil değildir. Zira kişi ve kurumlar idarenin etkinliğine ve yetkilerine sahip değildir. Bilgi alma hakkı kapsamında istenebilecek bilgiler sınırlıdır ve bu durumda dahi bilgiye ulaşma zaman alacaktır. Tüm yükün idari yaptırım uygulanan kişi ya da kuruluşa bırakılması da savunma ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir. (Özdek, 2004: 208)</p>
<p>Bir idari işlemin ilgilisi bakımından nasıl bir sonuç doğuracağının belirsiz olduğu durumlar olabilmektedir. Öngörülmeyen bu durumlarda sanki olumsuz bir işlemmiş gibi düşünülerek ilgilisinin dinlenilmesi ve görüşlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir (Evren, 2010:140).</p>
<ol start="5">
<li>
<h2><strong>Savunma İlkesi İle İlgili Mevzuat </strong></h2>
</li>
</ol>
<p>Ülkemizin idare hukuku mevzuatı incelendiğinde savunma ilkesini içeren kapsayıcı bir yasa metni mevcut değildir.  Anayasa’nın 129. Maddesinde tanınan savunma hakkı tüm idari işlemleri kapsayabilecek bir düzeyde değildir. <a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Disiplin cezası ile ilgili olan bu madde, diğer idari işlemlerde uygulama alanı bulmamaktadır. Yine Anayasa’nın 36. Maddesindeki hak arama hürriyeti yeterli görülmemektedir. <a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p>
<p>Savunma ilkesi ile genel bir düzenleme olmamasının en önemli gerekçesi idari işlemlerin çeşitliliği ve karmaşıklığıdır. Kuruma, personelin konumuna ve faaliyete göre yüzlerce farklı idari işlemden bahsetmek mümkündür ve bunlarla ilgili genel bir düzenleme yapılması pratikte uygun değildir. Öte yandan bunu bir eksiklik olarak görmemek ve buna dayanarak idari işlemlerde savunma hakkını tanımamak yanlış bir tutumdur. Zira genel hukuk normları ve içtihatlar, kanuni bir metne dayanmaksızın kullanılabilmektedir. Bu nedenle bir idari işlemin şekil şartlarında savunma ilkesi ile ilgili bir düzenleme bulunmamasına rağmen, ilgilisine kendisini savunma imkanı tanınmalı, bunun için yeterli zaman verilmelidir (Evren, 2010:141-143).</p>
<p>İdari yaptırım kararları öncesinde savunma hakkının verilmesi uluslararası kaynaklarda da sıkça değinilen bir ilkedir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, savunma ilkesini idari işlemlere bireylerin hakkını güvence altına alan ilkeler arasında saymaktadır. Uluslararası Adalet Divanı kararlarında da savunma hakkı vurgulanmaktadır (Karabulut, 2008:28)</p>
<p>Ancak bazı özel kanunlarda savunma ilkesine ve şekline ilişkin ayrıntılı düzenlemeler de mevcuttur. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 105. Maddesinde ilgililerin savunma hakkının olduğuna dair iddiaların bildirilmesi, savunma süresi ve tebliğin şekline dair ayrıntılı bir düzenleme mevcuttur. <a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a> Sermaye Piyasası Kanunu’nun 47. Maddesinde de savunma hakkı görülmektedir <a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a>ve bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.<a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a>İnsan Hakları Mahkemesi savunma ilkesini adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirmektedir. Anayasa Mahkemesi de AİHM’ne paralel olarak savunma hakkının verilmemesini kişilerin hak arama özgürlüğünü zedelediğini belirtmektedir. Kurt, 2014:140-141)</p>
<p>Ülkemizdeki eksiklik Danıştay’ın birçok kararı ile giderilmiş ve uygulamada savunma ilkesinin geçerliliği kabul görmüştür. Danıştay, kendisine gelen uyuşmazlıklar kapsamında savunma hakkı ile ilgili içtihatlar geliştirmiştir. Sıkıyönetim Komutanlarının talebi ile görevlerinden el çektirilen kamu personeli hakkında getirilen <em>“kamu hizmetlerine tekrardan girmelerinin mümkün olmadığına</em>” dair düzenlemeyi iptal etmiştir. Yüksek Mahkeme bu kararında; ilgililer hakkında düzenlenen işlemlerin aleniyet, dinleme, savunma ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğunu uluslararası kaynaklara atıf yaparak açıklamıştır.<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a></p>
<p>Danıştay savunma ilkesi ile önemli bir diğer kararında ise personelin idari işlemin dayanağından haberdar olmasını ve kendisine adil bir savunma hakkının tanınmasını zorunlu saymıştır. Somut olayda, personel hakkında hazırlanan raporlar dikkate alınarak idari yaptırım kararı verilmiş ancak yaptırımın temelini oluşturan raporların içeriği hakkında ilgilisi aydınlatılmamıştır. İlgilisinin talebine rağmen raporlara ulaşamaması Danıştay tarafından savunma ilkesinin başı başına bir ihlali olarak görülmüştür. <a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a>Zira herkesin hakkında düzenlenen ve suçlama içeren bir belgeden haberi olma hakkı vardır. İdare bunu tebliğ etmekle kalmamalı, idari işlemin muhatabına suçlamalara cevap verebilecek bir süre vererek idari işlem öncesinde savunmasını değerlendirmelidir.</p>
<h1><strong>SONUÇ:</strong></h1>
<p>Savunma ilkesi; açıklık, alenilik, cezaların şahsiliği, silahların eşitliği, hukuki yardım ve adil yargılama ilkelerinin temelini oluşturmaktadır. İdare, kamu düzeni ve refahının sağlanması için elbette idari işlem yapmaya yetkilidir. Ama hem kanundan doğan şekil şartlarına uyulmalı ve kanunda yer almasa bile savunma hakkını unutmamalıdır. İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi, savunma hakkının ihlal edilmesini incelemekte ve idari işlem hakkında iptal kararları vermektedir. Dış denetleyici olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de savunma hakkını önemsemektedir.</p>
<p>Ülkemiz nezdinde savunma hakkının ihlaline ilişkin birçok karar mevcuttur. Hak ihlallerine sebep vermemek için idari işlemler yazılı yapılmalı, muhatabının anlayabileceği ölçüde açık olmalı ve muhataba tebliğ edilmelidir. İdari işlemden önce de ilgilisinin tüm süreçlerden bilgilendirilmesi, dayanakları çürütmesi için süre verilmesi ve istediği belgelere ulaşımının sağlaması önemlidir. Devlet vatandaşına tuzak kurmaz ilkesinin de bir gereği olarak idari işlemlerde şeffaf olunmalıdır.</p>
<h1><strong>KAYNAKÇA: </strong></h1>
<p>Kadıoğlu, Ali (2010); “<a href="http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/2739/279020.pdf?sequence=1&amp;isAllowed=y" target="_blank" rel="noopener"><em>İdari İşlemin Şekil Unsuru</em>,”</a> Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya.</p>
<p>Aslan, M. Yasin (2009); “İdari Yaptırımlar,” <em>Türkiye Barolar Birliği Dergisi</em>, Cilt 40. Sayı 85, s.179-180.</p>
<p>Kurt, Hayrettin (2014); “İdari Yaptırımlara Karşı Güvenceler,” <em>Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi</em>, Cilt 18, Sayı 1, s.130-140</p>
<p>Evren, Çınar Can (2010); <a href="http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2010-91-656" target="_blank" rel="noopener">“İdari Usul İlkelerinin Yönetim Hukukumuz Açısından Değeri,</a>” <em>Türkiye Barolar Birliği Dergisi,</em> Sayı 91, s.111-144.</p>
<p>Gözler, Kemal (2003); “<em>İdare Hukuku,”</em> Ekin Kitabevi Yayınları, Bursa,</p>
<p>Akıllıoğlu, Tekin (1983); “Yönetim Önünde Savunma Hakları,” TODAİE Yayınları, Ankara</p>
<p>Özdek, Yasemin (2004); “Avrupa İnsan Hakları Hukuku ve Türkiye,” TODAİE Yayınları, Ankara</p>
<p>Karabulut, Mustafa (2008); “İdari Yaptırımların Hukuki Rejimi,” Turhan Kitabevi, Ankara</p>
<p>Kayhan, Mehmet (2006); “<em>İdarî Yargıda Gerekçesiz Kararlar, Silahların Eşitliği İlkesi Ve Âdil Yargılanma Hakkı,” Türkiye Barolar Birliği Dergisi,</em> Sayı 65, s.129-141.<em> </em></p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Danıştay 8. Dairesi’nin 15.12.2009 tarihli, 2009/8738 Esas sayılı Kararı</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Anayasa 129/2: Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.</p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Anayasa 36: Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.</p>
<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Rekabetin Korunması Hakkında Kanun/43: Kurul, başlattığı soruşturmaları, soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara bildirir ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermelerini ister. Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin başlayabilmesi için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekir.</p>
<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Sermaye Piyasası Kanunu 105/1: İdari para cezalarının uygulanmasından önce ilgilinin savunması alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmemesi hâlinde, ilgilinin savunma hakkından feragat ettiği kabul edilir.</p>
<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Bankacılık Kanunu 149</p>
<p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> 7.12.1989 tarihli 1988/6 Esas, 1989/4 Karar Sayılı İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı</p>
<p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> Danıştay 5.Dairesi’nin 6.6.1991 tarihli 1990/4297 Esas, 1991/1099 Karar Sayılı Kararı</p>
<figure id="attachment_319" aria-describedby="caption-attachment-319" style="width: 300px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-319" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Idari-Islemlerde-Savunma-Hakki-300x149.jpg" alt="Savunma Hakkı" width="300" height="149" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Idari-Islemlerde-Savunma-Hakki-300x149.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Idari-Islemlerde-Savunma-Hakki.jpg 623w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><figcaption id="caption-attachment-319" class="wp-caption-text">İdari İşlemlerde Savunma Hakkı</figcaption></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/idari-islemlerde-savunma-hakki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Kadına Karşı Şİddet</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/turkiyede-kadina-karsi-siddet/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/turkiyede-kadina-karsi-siddet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2020 07:41:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kadına karşı şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de kadına şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=276</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="700" height="467" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01.jpg 700w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></div>Türkiye’de Kadına Şiddet Davranışının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi GİRİŞ Türkiye’de kadına yönelik şiddet eylemlerinin sayısı ve ağırlığı giderek yükselmektedir. Eş, nişanlı, sözlü, sevgili gibi duygusal birlikteliklerde kadınların şiddete uğrama oranı %40’lara dayanmaktadır. Fiziksel saldırıya uğrayan kadınların sayısı her yıl %36 oranında artmaktadır.  Kadına yönelik cinayetlerle birlikte cinsel ve ekonomik şiddetin de gözle görülebilir ölçüde artması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="700" height="467" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01.jpg" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" loading="lazy" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01.jpg 700w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></div><p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-277 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01-300x200.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01.jpg 700w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<h1><strong>Türkiye’de Kadına Şiddet Davranışının Bazı Değişkenlere Göre İncelenmesi</strong></h1>
<h2><strong>GİRİŞ</strong></h2>
<p>Türkiye’de kadına yönelik şiddet eylemlerinin sayısı ve ağırlığı giderek yükselmektedir. Eş, nişanlı, sözlü, sevgili gibi duygusal birlikteliklerde kadınların şiddete uğrama oranı %40’lara dayanmaktadır. Fiziksel saldırıya uğrayan kadınların sayısı her yıl %36 oranında artmaktadır.  Kadına yönelik cinayetlerle birlikte cinsel ve ekonomik şiddetin de gözle görülebilir ölçüde artması endişe vermektedir. (Tatlılıoğlu ve Küçükköse, 2015, s.195-200) Kadına şiddetin toplumun geneline yayılması ve her eğitim düzeyinden kişilerin şiddete başvurması, konuyu daha karmaşık ve karamsar bir hale getirmektedir. (Boyacıoğlu, 2016, s. 126-128)</p>
<p>Şiddet davranışlarına karşı toplumsal farkındalığın artması ile birlikte karar vericiler üzerinde baskı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Sosyal medyada yapılan etkinlikler bunda başı çekmektedir. Bunun yanında eğitim, sığınma, ekonomik destek gibi destekler için çalışan sivil toplum kuruluşlarına her gün yenisi eklenmektedir. (Yetim ve Şahin, 2019:48-52) Ancak dernekler, vakıflar ve devletin ilgili kurumları genellikle şiddetin sonuçlarına odaklandığından kalıcı bir çözüm elde edilememektedir.</p>
<p>Soruna yönelik etkili bir çözüm yolunun üretilmesi ancak sorunu oluşturan etmenlerin doğru bir şekilde analiz edilmesi ile mümkündür. Kadına şiddet eylemine sebep olan faktörlerin belirlenmesi, risk haritalarının çıkarılması ve buna göre planlı adımların atılması gerekmektedir. (Afşar, 2015, s.715) Bu nedenle çalışmamızda Türk toplumunda kadına yönelik şiddet eylemlerinin değişkenleri çıkarılacak ve onların şiddet eylemine dönüşme düzeyleri aktarılacaktır. Konunun daha iyi şekilde analiz edilmesi için alanda yapılan çalışmalar ve düzenlenen raporlar dikkate alınacaktır. (İpek ve Kızılgöl, 2019, s. 450)</p>
<ol>
<li>
<h3><strong>Kadına Şiddetin Evrensel Tanımı </strong></h3>
</li>
</ol>
<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından yapılan çalışmalar neticesinde kadınlara karşı şiddet eylemi “ister kamusal isterse özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik zarar veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayalı eylem, uygulama ya da bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükte yoksun bırakma” şeklinde ifade edilmiştir. (BİANET, 2020)</p>
<p>Tanıma göre Özel yaşamda meydana gelen eylemlerde bu kapsama alınmış ve psikolojik yıpratmalar şiddetin bir parçası olarak tanımlanmıştır. Bunun yanında sadece vuku bulmuş olan eylemler değil ileride kadına acı verme ihtimali bulunan davranışlar da şiddet içerisinde sayılmıştır. Çoğu toplumda halen suç görülmeyen ve bizim Ceza sistemimizde “şikayet bağlı bir suç” olarak tasnif edilen eşe yönelik cinsel eylemler de aynı kapsamında değerlendirilmiştir.  (KASASUM, 2013) Bu tanım, “dayak yiyen kadın” ifadesini “şiddete uğrayan kadın” olarak değiştirmiş ve niteleme sorunu da ortadan kaldırılmıştır. Böylelikle fiziksel davranışların yanında cinsel, ekonomik, psikolojik, sosyal ve sözel davranışlar da şiddet içerisine alınmıştır.</p>
<h3><strong>2.    </strong><strong>Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddetin Parametreleri ve Etkileri</strong></h3>
<p>Anayasada ve ilgili kanunlarda pozitif ayrımcılık düzenlemesi bulunmasına rağmen, ayrımcılığın ana temasını kadınlar oluşturmaktadır. Çalışma ve yönetim hayatına katılma düzeyler, kadınların içerisinde bulundukları durumu tarif etmektedir. Nitekim sıralamada büyük yükseliş göstermesine rağmen Türkiye, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde ancak 66. Sırada kendisine yer bulabilmiştir. (UNDH, 2019)<img loading="lazy" class="alignnone size-medium wp-image-277" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01-300x200.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/adobestock_rudall30_182729028_converted-01.jpg 700w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Alkol Bağımlılığı </strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Alkol kullanımı ile kadınlara şiddet uygulama arasındaki ilişki alkol kullanımının düzeyine göre değişmektedir. Kontrollü alkol kullanan erkekler ile kadına şiddet uygulama davranışında anlamlı bir ilişki yoktur. Ancak gün aşırı alkol tüketen ve çoğu kez düşük bilinçle gezen erkeklerin ise kadına şiddet eylemi gösterme eğiliminde oldukları saptanmıştır. Bu erkeklerin özellikle alkol etkisinde oldukları dönemde fiziksel ve cinsel şiddet başvurdukları bilinmektedir. (Boyacıoğlu, 2016, s. 126)</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Göç</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Türkiye’de kadınların uğradığı ayrımcılık göç ile birleştiğinde şiddetin zemini daha da artmaktadır. Geldiği yerde bir konumu bulunan kadın göç edilen yerde yalnızlaşmakta ve üretimden uzaklaşmaktadır. Yabancı bir kültür içerisinde kalan koca, içerisinde oluşan olumsuz enerjiyi dışarı vurarak kadına şiddete yönelmektedir. (Sili Kalem, 2017, s.274) Bu durum göç eden ailelerde hızla yozlaşma meydana gelmesi ve ailenin dışarı ile bağlantısının azalmasına da bağlanabilir. Dolayısı ile göç eden aileler ile kadına şiddet arasında pozitif bir korelasyon bulunmaktadır.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Erken Yaşta Evlilik</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Çocuk yaşta evliliklerin kendisi şiddeti oluşturmaktadır. Çünkü evlilik olgunluğuna erişmemiş kızların evliliklerinde ilk cinsel deneyimlerden evlilik rollerine kadar birçok aşamasa şiddet görülmektedir. Bu kızların eğitimleri ve sosyal gelişimleri de zarar görmektedir. Genel şiddet algısının yanında aile olmanın sorumluluğu altında kalan genç erkekler, rol model alarak daha hızlı bir şekilde şiddete yönelmektedir. (SABANCIVAKFI, 2019)</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Toplumsal Cinsiyet Algısı </strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Erkeklerin kadınlara yönelik şiddet eylemlerinin temelinde kendisini ondan üstün görme davranışı yatmaktadır. Toplumsal cinsiyet algısı gelişmemiş toplumlarda erkek kadından yukarıda konumlandırılmakta ve erkek kadının sahibi olarak görülmektedir. Ülkemizde batıdan doğuya ilerledikçe cinsiyet algısının istenmeyen düzeye geçtiği görülmektedir. Nitekim buna bağlı olarak kadına şiddet artmakta ve hatta normal görülmektedir. (Özbey, 2012, s.37)</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Medya</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Ülkemizde hazırlanan programlar ve haber dili, kadına yönelik şiddete zemin hazırlamaktadır. Zira erkeği güçlü, kadını ise savunmasız şekilde gösteren yayın dili, ülkemizdeki mevcut olumsuz tablonun devamını sağlamaktadır. Şiddete meyilli olan erkekler, televizyon karakterlerinde kendisi görmekte ve hareketin yanlış olduğunu fark edememektedir. Medyanın bu olumsuz iletişim dilinin düzelmesi kadına şiddet eylemlerine karşı alınan tedbirlerin sonuç vermesini hızlandıracaktır. (Ceyhan, 2014, s.28)</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Evlilik Süresi</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Evlilik süresi arttıkça kadına yönelik şiddet eylemleri azalmaktadır. Yeni evli çiftler ile ilk çocukları dünyaya kalmış ailelerde kadına şiddet daha fazla görülmektedir. Evlilik birliği içerisinde geçen süre uzadıkça kadına yönelik fiziksel şiddetin azaldığı ölçülmektedir. Ancak uzun süreli evliliklerde kadınların evliliği koruma güdüsü ile şiddeti gizledikleri unutulmamalıdır. (Öyekçin, Yetim ve Şahin, 2012, s.75)</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Evlilik Şekli</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Erkek ile kadın arasında hukuken geçerli bir evliliğin olmaması, kadına şiddeti tetiklemektedir. Çünkü erkeğin boşanma davası, tazminat, nafaka gibi bir hukuki sorumluğunun olmaması onun şiddete daha kolay başvurmasına sebep olmaktadır. Hukuki evlilik birlikteliği olan erkekler ise eşlerini gözden çıkarmakta o kadar rahat hareket edememektedir.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Eşlerin Tanışması Usulü</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Erkeklerin şiddet davranışını etkileyen unsurlardan birisi de ülkemizdeki görücü usulü evlenme geleneğidir. Eşi ile duygusal bir bağ kuramadan evlenen ve onu evin yardımcısı olarak gören erkekler, kindar davranış sergilemekte daha acelecidirler. Eşler arasında sevginin ve paylaşımın artması, erkeklerin saldırganlığını azaltmaktadır.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Yaş </strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Türkiye’deki kadına şiddet eylemleri incelendiğinde en az şiddete uğrayan yaş dilimi 20 yaşın altındaki ve 60 yaşın üstündeki kadınlardır. Orta yaşa ilerledikçe erkeklerin şiddet eylemleri artmaktadır. Özellikle 30-40 yaş aralığındaki kadınlar ise ülkemizde kadına şiddetin merkezindedir. (Ediz ve Altan, 2017, s.399)</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Eğitim Seviyesi </strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Eğitim seviyesi ne olursa olsun kadınların şiddete uğrama riski bulunmaktadır. Nitekim ülkemizdeki vakalar arasında her eğitim düzeyinden kadınlar bulunmaktadır. Fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların eğitim seviyeleri incelendiğinde bunların %45’inin ilkokul ve altı düzeyde eğitim aldıkları belirlenmiştir.  En az şiddete uğrayan kadınlar ise üniversite ve üstü eğitime sahip olanlardır. Bu nedenle ülkemizde eğitim düzeyi arttıkça şiddet eyleminin azaldığı söylenebilir. (Ediz ve Altan, 20017, s. 405)</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Medeni Durum</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Kadına şiddet ile evlilik arasında yüksek düzeyde bir korelasyon bulunmaktadır. Öyle ki şiddete uğrayan kadınların %60’lık kısmı bu şiddeti kocalarından görmektedir. Bu listede bekar kadınların oranı ise %9’dur. Bu verilere göre erkeklerin eşlerine yönelik her davranışı makul gördükleri sonucuna varılabilir. Dolayısı ile evliliğin şiddet için önemli bir parametre olduğunu söylemek gerekmektedir. (Boyacıoğlu, 2016, s.130)</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Yanlış İnanış</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Kadına yönelik şiddetin yaygınlaşmasının sebeplerinden birincisi, aile içinde fiziksel şiddet davranışlarının normal görülmesidir. “Kızını dövmeyen dizini döver” atasözünde olduğu gibi bazı şiddet davranışları ailenin korunmasının gerekliliği olarak görülmüştür.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Ekonomik Güç</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Ekonomik bağımsızlığı elde eden kadınla kocaya bağlı bir yaşam süren kadın arasında şiddete uğrama bakımından anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Nitekim şiddete uğrayan kadınların %80’i ekonomik gücü olmayan, işsiz ve bağımlı kadınlardır. Kendi ayakları üzerinde durabilen kadınlarda ise şiddet daha az seyretmektedir. Bu nedenle kadınların ekonomik gücü arttıkça şiddetin azaldığı sonucu çıkarılabilir.  (İpek ve Kızılgöl, 2019, s. 469)</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Çocukluk Çağındaki İstismar</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Freudyan bir yaklaşımla çocukluk ve ilk gençlik yıllarındaki yaşantılarının ileriki yaşlarda şiddet saplantısına yol açtığı belirtilmektedir. Ailesi tarafından sürekli darp edilen, hor görülen, cinsel zorbalığa maruz kalan erkekler ileriki yaşlarda bunları kadınlara yansıtmaktadır. Yine çocukluğunda mağdur konumda olan kadınlar aynı davranışları kendi kız çocuklarına karşı göstermektedir.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Mağdurun Suçlanması </strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Kadınlar, şiddet gösterme eğiliminde olmayan erkeği sinirlendirecek davranışlar göstermekte ve şiddeti tetiklemektedir. Ancak tarafsız araştırmalar ve alan gözlemleri bunun tersini ortaya çıkarmaktadır. Kadınlar, tam aksine şiddet görmemek ve eşlerini mutlu etmek için onların suyuna gitmektedir. Nitekim eşinden dolayı kıyafetini değiştiren, örneğin tesettüre giren, kadın sayısı oldukça fazladır. Bu nedenle mağdurun davranmışlarının asıl etken olduğu hususunu destekleyen bir araştırma bulunmamaktadır.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Boşanma ve Ayrılma Kararı </strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Türkiye’de son yıllarda boşanma sayılarında gözle görülür bir artış görülmekle birlikte özellikle kırsal kesimlerde halen boşanmaya karşı sert bir tutum bulunmaktadır. Boşanma niyetinde olan kadınlar “yuva yıkan, ailesini bir arada tutamayan” kadın olarak görülmekte ve ahlaki olmamakla suçlanmaktadır. Bu algının yüksek olduğu toplumlarda şiddet olgusu artmaktadır. Ülkemizde dul kadınların şiddete uğrama oranı oldukça yüksektir.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Etkili Hukuk Yollarının Olmayışı</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Ülkemizde yaralama, hakaret ve tehdit gibi suçlara yönelik suçların cezaları oldukça düşüktür ve caydırıcı değildir. Yine ülkemizde silah, bıçak gibi suç aletlerine ulaşmak da kolaydır. Ailenin Korunması Hakkında Kanun kapsamında verilen uzaklaştırma kararları ve koruma tedbirleri yeterli değildir. Erkekleri şiddetten uzaklaştıran yaptırımlar olmadığı için şiddet davranışında hukuksal sebeplerden bir azalma görülmemektedir.</p>
<h2><strong>SONUÇ:</strong></h2>
<p>Güçlü ve dirayetli olan erkeğin nispeten savunmasız olan kadınlara karşı sergilediği fiziksel, sözel, cinsel, psikolojik ve sosyolojik şiddetlerin altında yatan birçok sebep bulunmaktadır. Şiddet türlerini ve bunların altında yatan sebeplerini birbirinden bağımsız görmek mümkün değildir. Evlilik ilişkileri, eğitim, yaş, yakınlık, madde bağımlılığı, göç, erken evlilik, iş gücü, medeni durum, istismar ve hukuk yolları gibi etkenler üzerinde durulmalı ve toplumsal düzeyde kapsamlı araştırmalar yapılmalıdır.</p>
<p>Kadına yönelik şiddet konusunda farkındalığın arttırılması, kadınlara eğitimler verilmesi, kitlesel iletişim araçların toplumsal eşitliğe vurgu yapan yayınlar yapılması ve sosyal baskı araçlarının kullanılması gerekmektedir. Madde bağımlılığı, gibi bireysel risk faktörleri çıkarılmalı ve buna yönelik sosyal destek hizmetleri arttırılmalıdır. Destek politikası yürütülürken risk etmenlerinin ülkeye, bölgeye, aileye ve bireye göre farklı düzeylerde seyrettiği unutulmamalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KAYNAKÇA</strong></p>
<p>Afşar, Selda Taşdemir (2015); “Türkiye’de Şiddetin Kadın Yüzü,” <em>Sosyoloji Konferansları Dergisi</em>, Cilt 52, s.715-753.</p>
<p>BİANET (2020); “Kadına Yönelik Şiddet Nedir?” <a href="https://m.bianet.org/bianet/kadin/35881-kadinlara-yonelik-siddet-nedir" target="_blank" rel="noopener">https://m.bianet.org/bianet/kadin/35881-kadinlara-yonelik-siddet-nedir</a>, (Erişim Tarihi: 20.05.2020).</p>
<p>Boyacıoğlu, İnci (2016); “Dünden Bugüne Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet ve Ulusal Kadın Çalışmaları: Psikolojik Araştırmalara Davet,” <em>Türk Psikoloji Yazıları Dergisi</em>, Cilt 16, Sayı 19, s.126-145.</p>
<p>Ceyhan, Samet (2014); “Yazılı Medyada Kadına Yönelik Şiddet Haberlerinde Kullanılan Dilin ve Görsellerin İncelenmesi,” Yayınlanmamış Uzmanlık Tezi, Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü, Ankara</p>
<p>Ediz, Ayşe, Şenol Altan (2017); “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Üzerine Bir Alan Araştırması,” TBB Dergisi, Cilt 1, Sayı 1, s.397-410.</p>
<p>İpek, Evren, Özlem Ayvaz Kızılgöl (2019); “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet ve Kadının İşgücüne Katılımına İlişkin Mikroekonometrik Analiz: Türkiye,” <em>Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi</em>, Cilt 19, Sayı 2, s.455-474.</p>
<p>KASASUM (2013); “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Konusunda İlköğretim İkinci Kademe ve Lise Öğrencilerinin Tutumları,” <a href="http://kasaum.ankara.edu.tr/files/2013/02/N%C3%BCfus-Bilim-Derne%C4%9Fi-ve-Birle%C5%9Fmi%C5%9F-Milletler-N%C3%BCfus-Fonu_KASIM-2013-Raporu.pdf" class="broken_link" target="_blank" rel="noopener">http://kasaum.ankara.edu.tr/files/2013/02/n%c3%bcfus-bilim-derne%c4%9fi-ve-birle%c5%9fmi%c5%9f-milletler-n%c3%bcfus-fonu_kasım-2013-raporu.pdf</a>, (Erişim Tarihi: 21.05.2020).</p>
<p>Öyekçin Güleç, Demet, Dilek Yetim, Erkan Melih Şahin (2012); “Kadına Yönelik Farklı Eş Şiddeti Tiplerini Etkileyen Psikososyal Faktörler,” <em>Türk Psikiyatri Dergisi, </em>Cilt 23, Sayı 12, s. 75-81.</p>
<p>Özbey, Orhan (2012); “Türkiye’de Kadına Şiddet-Şiddetin Temelleri,” <em>Hukuk Gündemi Dergisi, </em>Cilt 1, Sayı 1, s.37-39.</p>
<p>SABANCIVAKFI (2019); “Çocuk Evlilikleri ve Ev İçi Şiddet: Çocuk Gelinler,” <a href="http://www.sabancivakfi.org/i/content/4846_2_Cocuk_Evlilikleri_ve_Ev_Ici_Siddet.pdf" target="_blank" rel="noopener">http://www.sabancivakfi.org/i/content/4846_2_Cocuk_Evlilikleri_ve_Ev_Ici_Siddet.pdf</a>, (Erişim Tarihi: 20.05.2020).</p>
<p>Sili Kalem, Ayşegül (2017); “Göç Eden Şiddet, Kadına Yönelik Şiddetin Göç Sürecinde Dönüşümü,” <em>Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi,</em> Cilt 5, Sayı 19, s. 274-290.</p>
<p>Tatlılıoğlu Kasım, İsmail Küçükköse (2015); “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet: Nedenleri, Koruma ve Önleme ve Müdahale Hizmetleri,” <em>Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,</em> Cilt 7, Sayı 13, s.194-208.</p>
<p>UNDH (2019); “İnsani Gelişme Raporu 2019,” <a href="https://www.tr.undp.org/content/turkey/tr/home/presscenter/pressreleases/2019/12/HDR-post-release-pr.html" target="_blank" rel="noopener">https://www.tr.undp.org/content/turkey/tr/home/presscenter/pressreleases/2019/12/HDR-post-release-pr.html</a>, (Erişim Tarihi: 18.05.2020).</p>
<p>Yetim, Dilek, Erkan Melih Şahin (2019); “Aile Hekimliğinde Kadına Şiddete Yönelik Yaklaşım,” <em>Aile Hekimliği Dergisi, </em>Cilt 2, Sayı 2, s.48-52.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/turkiyede-kadina-karsi-siddet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Truman Show- Bir Filmden Fazlası</title>
		<link>https://www.yasinalaca.com.tr/truman-show-bir-filmden-fazlasi/</link>
					<comments>https://www.yasinalaca.com.tr/truman-show-bir-filmden-fazlasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Alaca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2020 14:21:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Truman Show]]></category>
		<category><![CDATA[Truman Show izle]]></category>
		<category><![CDATA[Truman Show konu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasinalaca.com.tr/?p=266</guid>

					<description><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="385" height="200" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-gif-1.gif" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Truman Show" loading="lazy" /></div>&#160; Filmin Künyesi: Yönetmen: Peter Weir Yapım Yılı: 1998 Tür: Dram/Fantastik Süresi: 1 saat 47 dakika Truman Show IMDB Puanı: 8.1 Oyuncular: Jim Carrey -Truman Burbank Laura Linney- Meryl Burbank Noah Emmerich-Marion Natascha McElhone-Lauren /Sylvia Ed Harris-Yönetmen Christof Ödüller: 1999-Altın Küre Drama Dalında En İyi Erkek Sinema Oyuncusu Ödülü 1999-Altın Küre Sinema Dalında En İyi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom:20px;"><img width="385" height="200" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-gif-1.gif" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Truman Show" loading="lazy" /></div><p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Filmin Künyesi:</strong></span></p>
<p><strong>Yönetmen: </strong>Peter Weir</p>
<p><strong>Yapım Yılı: </strong>1998</p>
<p><strong>Tür: </strong>Dram/Fantastik</p>
<p><strong>Süresi: </strong>1 saat 47 dakika</p>
<p><strong>Truman Show IMDB Puanı: </strong>8.1</p>
<p><strong>Oyuncular: </strong></p>
<ul>
<li>Jim Carrey -Truman Burbank</li>
<li>Laura Linney- Meryl Burbank</li>
<li>Noah Emmerich-Marion</li>
<li>Natascha McElhone-Lauren /Sylvia</li>
<li>Ed Harris-Yönetmen Christof</li>
</ul>
<p><strong>Ödüller: </strong></p>
<ul>
<li>1999-Altın Küre Drama Dalında En İyi Erkek Sinema Oyuncusu Ödülü</li>
<li>1999-Altın Küre Sinema Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü</li>
<li>1999-Altın Küre En Özgün Film Müziği Ödülü</li>
<li>1999-En İyi Erkek Oyuncu Dalında MTV Film Ödülü</li>
<li>1999-En İyi Fantastik Film Satürn Ödülü</li>
<li>1998-Londra Film Eleştirmenleri Birliği En İyi Senaryo Ödülü</li>
<li>Oscar Ödülleri En İyi Yönetmen Adaylığı</li>
<li>Oscar Ödülleri En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Adaylığı</li>
<li>Oscar Ödüller En iyi Özgün Senrayo Adaylığı</li>
</ul>
<p><strong>Gişe: </strong></p>
<ul>
<li>ABD-125,618,201 $,</li>
<li>Uluslararası- 138,500,000 $<strong style="text-transform: initial;"> </strong></li>
</ul>
<h1><strong>Film Özeti:</strong></h1>
<p><em><strong>DİKKAT! Yoğun şekilde spoiler içeriyor. İstemiyorsanız doğrudan inceleme bölümüne geçebilirsiniz. </strong></em></p>
<p><strong>Truman Show, </strong>modern tutsaklığın hikayesi olarak biliniyor. Bir şov yapımcısı “biri bizi gözetliyor” benzeri bir proje için Truman Burbank’ı evlat ediniyor ve onun yaşamı için özel bir -fanus ada- inşa ediliyor. Bu fanus, Çin Seddi ile beraber uzaydan görünen ikinci yapı oluyor.  <strong>Truman Show, </strong>programın şovun yapımcısı Christof’un seslenişi ile başlıyor ve yönetmen kendi kurgusundaki yaşantıların gerçeğinden farksız olduğunu söylüyor:</p>
<p><strong><em>“Artık aktörleri izlerken o sahte duygu ve özel efektlerden yorulduk. Truman’ın kendisinde yapay bir şey yok, senaryo yok, içinde yaşadığı dünya her ne kadar sahte olsa da bu bir yaşam”</em></strong></p>
<p>Truman’ın hayatındaki herkes şovun bir parçası ve buna uygun olarak yaşıyor. Küçüklüğünde başka yerler keşfetmeye meraklı olan Truman’ın bu hevesinin kırılması için babası sanal bir deniz felaketi ile öldürülüyor ve Truman’da deniz korkusu oluşturuluyor. Truman, bu korkusunu yenemediğinden keşif hayallerini erteliyor. 30 yaşına kadar Truman’ın korkuları, mutlulukları, aşkları, dostlukları ve komşulukları programcılar tarafından dizayn ediliyor.</p>
<p><strong>Truman Show, </strong>halkın en büyük eğlencesi haline geliyor. Truman’ın hayatı, öldü sandığı babasının karşısına çıkması ile değişiyor. Radyo sinyalinin karışması sonucu şov programının yayınına denk gelen Truman, garipliği fark ediyor. Daha sonra işyerindeki asansörün içerisindeki yapım setini görüyor ve apar topar oradan uzaklaştırılıyor. Truman; herkesin rutin bir şekilde her gün aynı şeyleri yaptığını, beklenmedik bir hareket yaptığında ise diğer kişilerin şaşırıp panik yaptığını anlıyor. Bunun üzerine adeta çıldıran Truman, eşi Meryl ile birlikte adadan kaçmaya çalışırken yangın, santral sızıntısı gibi olmadık engellerle durduruluyor. <strong>Truman Show </strong>izleyicileri bu dramatik süreci izliyor ve Truman’ın başarıya ulaşmasını istiyor.</p>
<p>Eşi Meryl ’ye dert yanarken onun umursamaz bir şekilde reklam konuşması yapmasına sinirlenen Truman, artık hayatındaki gerçeklerin farkına varıyor. Truman, bir gün <strong>Truman Show </strong>programcılarını atlatıyor ve korkusunu yenerek denize açılıyor. Teknenin bir duvara çarpması ile yaşadığı adanın gökyüzü görünümlü bir duvarla kaplı olduğunu anlıyor ve hayatını alt üst eden yapımcı ile karşılaşıyor.</p>
<h2><strong>Truman Show ve Gerçek Dünya</strong></h2>
<p><strong>Truman Show</strong> için “bir filmden fazlası” başlığı vermem, filmin içerisindeki inanılmaz detaylara dayanıyor. Jim Carrey’in parmak ısırtan oyunculuğu ile süslenen film; sosyolojik, felsefik, psikolojik ve ekonomik birçok çözümleme içeriyor. Birey hayatının ya da toplum düzeninin nelerden oluştuğunu ortaya koyarken yaşadığımız dünyanın kimler tarafından nasıl kurgulanabileceğini de gösteriyor. Hayatındaki önemli hiçbir kararda iradesini gösteremeyen (ve tabiri caizse iradesi sakatlanan) Truman’ın psikolojik tutsaklığı trajikomik şekilde yansıtılıyor.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-269 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sahte-Yıldızlar-1-300x213.png" alt="" width="300" height="213" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sahte-Yıldızlar-1-300x213.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sahte-Yıldızlar-1-1024x726.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sahte-Yıldızlar-1-768x544.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sahte-Yıldızlar-1.png 1515w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>İnsanların sosyolojik yanını ele alan <strong>Truman Show</strong>; (kimilerine göre bu kötülük ya da paranoya olsa da) gerçek olduğundan hiçbir zaman şüphe duymadığımız hayatımızı sorgulamaya itiyor.<strong> Truman Show, </strong>dünyaya bakış açımızı ve gerçeklik algımızı alt üst ederken “sunulan gerçeklik” üzerine de düşünmemizi sağlıyor. Filmde insanların gerçekle değil kendilerine sunulanla yetindikleri belirtiliyor. Çünkü başrol oyuncusunun yanında <strong>Truman Show </strong>figüranları ve izleyicileri de var olanla yetinip dışına çıkmıyor. <strong>Truman Show, </strong>“gerçek hayatta da bundan fazlasını bulamazsın” sözleriyle iç dünyamızı derinden etkiliyor. Filmi izlerken zihnimizde birçok soru oluşuyor:</p>
<p><strong><em>“Gerçekten seviliyor muyum? Yaptıklarımda özgür müyüm? Ölüm var mı? Dokunabildiğim nesneler gerçek mi? Kime güvenmeliyim? Hayattaki amacım nedir? Ben kimim? Bildiğim dünyanın dışında bir dünya var mı? </em></strong></p>
<p>En iyi dostumuz bildiğimiz kişiler öyle mi? Bir anlığına annenizin, babanızın, eşinizin, iş arkadaşlarınızın yalandan ibaret olduğunu düşünsenize.</p>
<h2><strong>Truman Show ve Azimli Olmak </strong></h2>
<p><strong>Truman Show,</strong> bu sorgulamalarla birlikte çıkış yolunu da gösteriyor. Hayatımızı kökten değiştirecek ve bizi gerçek özgürlüğe ulaştıracak şey, bize gösterilen sinyalleri doğru yorumlamaktan geçiyor. Kıvılcımları tutabildiğimizde, hayatımızın eskisi gibi olmayacağını görecek ve irademizle birlikte zorlukların üstesinden geleceğiz. Tüm evren kendisine karşı set oluşturmuşken başarıya ulaşan Truman, bunun mümkün olduğunu bize hatırlatıyor.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-267 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-filmloverss-300x167.jpg" alt="" width="300" height="167" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-filmloverss-300x167.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-filmloverss.jpg 720w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<h2><strong>Truman Show ve Sosyal Uyum</strong></h2>
<p><strong>Truman Show</strong> izlerken bir hayale de düşmemek mümkün değil. Hayatta istediğimiz her şeyin olduğu, hiç kimsenin bizimle çatışmadığı bir dünyada yaşamış olsa idik acaba mutlu olur muyduk? Dünyanın küçük bir parçası olmamıza rağmen çoğu zaman bencillik yapıyor ve istediklerimiz olmadığında mutsuz-umutsuz bir kişiliğe bürünüyoruz. İnsanları önemsemeden kalabalıklar içerisinde kayboluyor, histrionik tavırlar sergiliyoruz<strong>. Truman Show</strong>, bize bunun doğru olmadığını anlatıyor. Bütünden kopmamayı ama tamamen bütüne bağlı olmamayı öğütlüyor. Kolektif bilincin etkisini fark ederken iradenin gücünün de yadsınamayacağını anlıyoruz. Çünkü çevresi ile uyumlu olan Truman mutsuzken, bir sürü çatışma içerisinde huzura ulaşıyor.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-270 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-sosyal-uyum-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-sosyal-uyum-300x169.jpg 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/truman-show-sosyal-uyum.jpg 512w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<h2><strong>Truman Show ve Televizyon Kültürü</strong></h2>
<p><strong>Truman Show konusu</strong> çok geniş ve derin bir film olarak televizyon kültürümüze de olumsuz eleştiri getiriyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle kısmen gözden düşse de televizyon halen önemli bir medya aracı olarak varlığını devam ettiriyor. Spor müsabakaları, şov programları ya da diziler dünya üzerinde milyonlarca kişi tarafından anlık olarak takip ediliyor. İnsanlar hayatlarını programlara göre ayarlıyor. Dizisi olduğu gün misafir kabul etmiyor, derbi maçlarının olduğu gün sokaklar boşalıyor, Survivor benzeri yarışmalar sosyal medyanın en çok konuşulanları arasında yerini alıyor<strong>. Truman Show,</strong> bu konuda beynimizde şimşeklerin çakmasını sağlıyor. Gerçekten de televizyonda zamanımızı heba mı ediyoruz?</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-271 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İzleyicileri-300x198.png" alt="" width="300" height="198" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İzleyicileri-300x198.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İzleyicileri-1024x677.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İzleyicileri-768x508.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İzleyicileri.png 1507w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<h2><strong>Truman Show ve İçerik Pazarlama </strong></h2>
<p>1998 yılında çekilmiş olmasına rağmen <strong>Truman Show</strong>, günümüzün dijital pazarlama ve reklam stratejilerine de öncülük ediyor. Tasarlanan şov programında hayatın akışı içerisinde tanıtımı yapılan ürünlerle şov programının giderleri karşılanıyor. Truman’ın doğallığıyla büyülenen seyirciler, şov programındaki reklamların etkisinde kalarak ürünlere yöneliyor.</p>
<figure id="attachment_272" aria-describedby="caption-attachment-272" style="width: 300px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" class="wp-image-272 size-medium" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İçerik-Pazarlama-300x177.png" alt="Truman Show ve İçerik Pazarlama" width="300" height="177" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İçerik-Pazarlama-300x177.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İçerik-Pazarlama-1024x603.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İçerik-Pazarlama-768x452.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İçerik-Pazarlama-1536x905.png 1536w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İçerik-Pazarlama-357x210.png 357w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-İçerik-Pazarlama.png 1822w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><figcaption id="caption-attachment-272" class="wp-caption-text">Truman Show- Reklam Yerleştirme</figcaption></figure>
<p>Hatta ilginçtir ki Truman dahi “eşinin seyircilere hitaben yaptığı çim makinesi tanıtımı” sonunda kendisine yeni çim biçme makinesi satın alıyor. Günümüzde filmlerde, sosyal medyada ve video içeriklerinde kullanılan Influencer ve içerik pazarlama <strong>Truman Show </strong>filminde başarı ile yansıtılıyor.</p>
<p>(Yüz Numaralı Adam filminde Şaban karakterinin doğallığının doğurduğu reklam gücünü hatırladık mı?)</p>
<h2><strong>Truman Show ve <a href="https://www.yasinalaca.com.tr/truman-show-ve-sosyal-psikoloji/">Sosyal Psikoloji</a></strong></h2>
<p><strong>Truman Show</strong> filmi bize yaşadığımız dünyanın çoğunlukla sahtelik barındırdığını anlatıyor. Kullandığımız ilaçlar, yiyecekler, içecekler, giyecekler, sevgiler… Aslında hepimiz birer Truman’ız. Programdaki kurmaca ve yalanlarla biz de her gün karşılaşıyoruz. Bazen görmezden geliyor, bazen de içimize atıyoruz. Bilinçaltımıza verilen mesajlar ile korkular ediniyoruz, bazı çekincelere sahip oluyoruz. Hatta bazı beğenilerimizde bile çevremizden etkileniyoruz. Sürekli izleniyoruz, mücadele ediyoruz, ama istediğimiz mutluluğa ulaşamıyoruz.<img loading="lazy" class="size-medium wp-image-273 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-300x208.png" alt="" width="300" height="208" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-300x208.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-1024x710.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-768x533.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji-1536x1066.png 1536w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Fiji.png 1551w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><strong>Truman Show’u </strong>ikinci izleyişimde Truman’laşan bir hayata sahip olduğumuzu daha fazla düşünmeye başladım. Evet, hepimiz Truman Burbank’ın kopyasıyız. Her tarafımızı saran kameralarla yaşıyoruz. Başkalarının istedikleri gibi yaşıyor, onlar hoşlansın diye hareket ediyoruz. Kazanmak için çok çaba sarf ediyor, ancak kazandığımız cüzi maaşları kapitalist düzene geri gönderiyoruz. Hatta çoğu zaman kazandıklarımızla geçinemiyor, birçok şeyden de feda ediyoruz. (Geleceğimizden de…). <strong>Truman Show</strong> adasında değiliz belki ama dünyada da ondan farklı bir yaşam bulamıyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-274 aligncenter" src="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-300x136.png" alt="" width="300" height="136" srcset="https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-300x136.png 300w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-1024x465.png 1024w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-768x349.png 768w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku-1536x697.png 1536w, https://www.yasinalaca.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/Truman-Show-Sanal-Korku.png 1710w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><strong>Son söz niyetine; </strong>açıkçası bir ders kapsamında izlediğim bu film için çok geç kaldığımı düşünüyorum. En iyi film listelerinde sürekli kendisine yer bulan filmi izlemediyseniz şimdi tam zamanı&#8230;Hemen <strong>Truman Show izle</strong> yazarak arkanıza yaslanın ve zamanın keyfini çıkarın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasinalaca.com.tr/truman-show-bir-filmden-fazlasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
